Ana içeriğe geç
Sözlük

yetki ile cümle

yetki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gacko belediyesi yetkilileri de bu girişimi destekliyor."Its establishment is supported by the Gacko municipality authorities, too," she adds.
Karadağlı yetkililer 2009 yılında Schengen bölgesine katılmayı beklediklerini söylüyolar.Montenegrin officials say they expect to be included in the Schengen zone in 2009.
Örgüt yetkilisi, "Partiler iktidara geldikten sonra onları ihalelerle ödüllendiriyor." dedi."The parties award them with tenders after they get in power," she said.
Bu hizmetler sağlık bakanlığı yetkisinde sunulacak.They will come under the authority of the health ministry.
Panelistler arasında açık kaynaklı web tarayıcısı Mozilla'dan yetkililer de yer aldı.Officials from open source web browser Mozilla were among the panelists.
UNMIK, Kosova'da BM yetkisi altında faaliyet gösteren geçici sivil idare.UNMIK is the interim civilian administration in Kosovo, under the authority of the UN.
Rumen milletvekilleri eski üst düzey yetkililer hakkındaki yolsuzluk soruşturmalarını engelledilerRomanian lawmakers block corruption probes of former top officials
Savunma yetkilileri daha sonra hurdalıkta yaklaşık 1500 ton çeşitli mühimmat bulunduğunu söylediler.Defence officials later said the dump contained 1,500 tonnes of various munitions.
Yetkililer, bu hakimiyet savaşları devam ettikçe daha fazla cinayet işleneceğini düşünüyor.They predict more killings as the turf wars continue.
Dukat yetkilileri konuyla ilgili yorumda bulunmadı.Dukat officials declined to comment.
Yetkili, yol engebeli olsa da, yoldan çıkma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.Though the ride may be bumpy, he said, a derailment is unlikely.
Diplomasi Günlüğü: Kıbrıs'taki BM yetkilisi yeniden birleşme görüşmelerini yeniden canlandıracakDiplomatic Diary: UN official in Cyprus to revive reunification talks
Yetkili Salı günü Hristofyas ve Talat ile ayrı ayrı görüştü.He meets separately with Christofias and Talat on Tuesday.
Hükümet yetkilileri, Avrupa Konseyi kredisinin koşullarını oldukça uygun olduğu konusunda hemfikir.Government officials agree the CoE loan conditions are extremely favourable.
Dahası, yetkililer organize suç ve yolsuzlukla mücadeleyi de sürdürüyorlar.Furthermore, officials continue to fight organised crime and corruption.
Kosovalı yetkililer, sınırın her iki tarafındaki uzmanların da durumu incelediğini söylüyorlar.Kosovo officials say experts on both sides of the border are looking into the issue.
Yetkililer, Stjepanoviç'in grubun faaliyetlerinin arkasındaki beyin olabileceği görüşündeler.Stjepanovic may have been the brains behind the group's operations, authorities say.
Ancak yetkililer Nuh deyip peygamber demiyorlar.But officials are adamant.
Yetkili, "Uluslararası toplum burada bir çıkış stratejisine sahip değildir."The international community does not have an exit strategy here.
Priştine'deki yetkililer gizemli bir Kosovalı Sırp "bağımsızlık ilanını" kınadılar.Officials in Pristina condemn a mysterious Kosovo Serb "declaration of independence".
Yerel yetkililer parklara dizüstü bilgisayar kullanıcıları için masalar ve banklar da koydular.Local officials installed tables and benches in the parks for laptop users.
Yetkililer zanlının operasyondan haberdar edildiğine inanıyorlar.Officials believe he was tipped off about the operation.
Priştineli yetkililer, konuyla ilgili duyuruyu 3 Eylül Cuma günü yaptı.Officials in Pristina announced the recognition on Friday (September 3rd).
Volkswagen Grubu Bükreş'teki yetkililerle Romanya'da bir fabrika açma konusunda görüşmeler yapıyor.The Volkswagen Group is negotiating with Bucharest to open a factory in Romania.
Yetkililere göre bu yatırım beş yıl gibi kısa bir sürede kendini amorti edecek.In their view, the investment would pay off in only five years' time.
Kulüp sahiplerinden birinin, yetkililerin elinden iki kez kaçmış olması da cabası.Add to that mix the embarrassment of one club owner escaping authorities -- twice.
Yetkililer, Somiyadis'in yanında eski bir futbolcunun da bulunduğunu açıkladı.Authorities said he was staying with a former player.
Örgüt bunun yanında yetkilileri de uygulama üzerine eğilmeye çağırdı.At the same time, it urged authorities to focus on implementation.
Yetkili, "AB bunun önemli olduğunun farkında ve kolay olmayacak."The EU is aware of the fact that this is important to you and it will not be easy.
Adriyatik Tüzüğü savunma yetkilileri EUCOM'u ziyaret ettilerAdriatic Charter chiefs of defence visit EUCOM
Bazı Fransız yetkililer de bu tedbire itirazlarını dile getirdiler.Some French officials also have voiced opposition to the measure.
Dışişleri bakanlığı yetkilileri ayrıntılı bilgi vermediler.Foreign ministry officials have declined to elaborate.
Yetkililer, gelecekte benzer durumların ortaya çıkmayacağına ilişkin güvence sağlamak durumunda.The authorities will need to ensure that similar situations do not occur in the future.
Sırbistanlı Yetkililer Tüm Savaş Suçu Sanıklarının Yakalanacağına Söz VerdiSerb Officials Promise All War Crimes Indictees Will Be Arrested
BM yetkilisi Buttenheim, Kıbrıs konusunda sivil toplumun önemini vurguladıUN's Buttenheim stresses importance of civil society in Cyprus
EBRD'nin Belgrad'da yapılan bu yılki toplantısına üst düzey Makedonyalı yetkililer katıldı. [AFP]Top Macedonian officials attended this year's EBRD summit, held in Belgrade. [AFP]
Hırvat yetkililer ilk Avrupa gezilerini başarı olarak nitelendirdiler.Croatian officials have described their first European tour as a success.
Yetkililer geri dönüşümün kazançlı bir iş olabileceğini vurguluyor.Officials are stressing that recycling can be a lucrative business.
Parti yetkilisi Snezana Stojanoviç bunu "iyi ve görkemli bir hareket" olarak nitelendirdi.Party official Snezana Stojanovic described it as "a good stately move".
Sırp cumhurbaşkanı bu yönde bir açıklama yapan ilk bölge yetkilisi değil.The Serbian president is not the first regional official to issue such a statement.
Hükümet yetkilileri %80'lik bir katılım oranı beklediğini söylüyor, ki bu da harika olur.Government officials say they expect up to 80% turnout, which would be great.
Bazı AB yetkililerine göre bunun zamanı henüz gelmedi.According to some EU officials, the time for this has not come yet.
Yetkililer, buzu kırmak ve taşkın ve olası selleri önlemek için tedbirler alıyor.Authorities are taking measures to break the ice to avoid overflowing and possible floods.
Kısıtlamaları bütün İngiliz yetkililer desteklemiyor.Not all British officials support the limits.
Ancak Brüksel'deki bazı yetkililer Londra'nın kararını eleştirdi.However, some officials in Brussels criticised London's decision.
Sırp yetkililer Djordjeviç'in muhtemelen Rusya'da olduğunu söylüyor.Serbian authorities say he is probably in Russia.
Mahkeme yetkilileri, Hadziç'i evinden kaçarken görüntüledi.Tribunal associates took photographs of him fleeing the house.
Yetkililer, Yunan Rekabet Komitesine daha fazla yetki verilmesi gerektiğini söylüyor.The Greek Competition Committee must be given increased authority, officials say.
AP yetkilisi Pack: Kosova'nın AB üyelik şansı varEP's Pack says Kosovo has chance for EU integration
Yetkili, üyeliğin mümkün olduğunu belirtti.Membership is possible, she said.
Yetkili, "AB üyeliği bölgesel işbirliği olmadan imkansız."Integration in the EU will be impossible without regional co-operation.
Yetkili, "Öne sürdüğüm fikirlerin her iki tarafın da ihtiyaçlarını tatmin ettiğini düşünüyorum."I think that the ideas that I have proposed fulfill the needs of both sides.
Fakat bazı üst düzey parti yetkilileri yine de bildirimde bulundular.But some former top officials submitted their lists regardless.
Fakat yetkililer, vergi indirimi seçeneğine ilişkin olarak hiçbir şey söylemiyorlar.The authorities have said nothing, however, about the option of lowering excise taxes.
Sljivancanin'in tutuklanması, ABD'li yetkililer tarafından "olumlu bir adım" olarak nitelendi.US officials welcomed Sljivancanin's arrest as a "positive step".
-23/12/75: ABD hükümetinin Atina yetkilisi Richard Welch'e suikast-23/12/75: Assassination of US government official in Athens, Richard Welch
Yetkili, "AB gündemi bir iç reform gündemidir."The EU agenda is an internal reform agenda.
Yetkililer şimdi süreci yıl sonuna kadar tamamlamayı umduklarını söylüyorlar.Officials now say they hope to wrap up the process by the end of the year.
Dört Üst Düzey Sırp Yetkili, Kosova Savaş Suçuyla İtham EdildiFour Top Serb Officers Charged with Kosovo War Crimes
Bosnalı Sırp yetkililer Inzko'nun kararlarına karşı tutumlarını defalarca dile getirdiler.Bosnian Serb politicians have repeatedly voiced their opposition to Inzko's decisions.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod