1865 - Yoksullar ve yetimlerin yatılı eğitimi için Darüşşafaka kuruldu.1865 omvandlades huset till Asylet för Pauvres Honteux.
Çok sayıda çocuk yetim kalmıştır.Hon adopterade flera föräldralösa barn.
Vakıf dönemsel olarak ise dünya üzerinde yılda yaklaşık 800 bin yetime yardım ulaştırmaktadır.Den biföll riksdagen långivning till runt 100 000 bostäder per år under reformtiden.
Oğlu Tom Riddle, yetimhanede büyür ve görünüş açısından babası kadar yakışıklıdır.Karl Emil var storväxt och lik sin far till utseendet.
Juraj Jakubisko (yönetmen): Kuşlar, Yetimler ve Salaklar, 1969.Juraj Jakubisko (режисер): «Птиці, сироти і безумні», 1969.
Yedi yaşında yetim kaldı.В віці семи років залишився сиротою.
Ayrıca bir yetimhane ve ilkokul olarak kullanılmıştır.Використовується як в сирому, так і в приготованому вигляді.
Yetimhanede çalışmaktadır.Працював на будівництві.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Лазаря, яке займалося допомогою сиротам та вдовицям.
Katya yetimhanede büyümüştür.Аня сирота, виховувався в притулку.
Morosini henüz 17 yaşında yetim kalmıştı.Мурільйо було лише 17 років.
İzmir Yetimler Mektebi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı.Діти сироти навчалися в гімназіях.
Gedikpaşa Yetimhanesi'nde özel eğitim görerek yetişti.Отримала освіту в Одеській приватній гімназії.
11 yaşında yetim kaldı.В 11 років залишився сиротою.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Наступного ранку після вечірки у Паші до нього додому приходить системний адміністратор для лагодження мережі.
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.Молоток — гравець бере його у сараї.
Yetimhane (film), 2007 tarihli İspanyol filmi.REC) — іспанський фільм жахів 2007 року.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Поліцейському, що веде розслідування, вона повідомляє про свої підозри.
İvaşenko, annesinin ölümünden sonra dedesi tarafından büyütülmüş bir yetimdi.Дівчина є сиротою, яку після смерті мами виховували бабуся з дідусем.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Velkou část dětství strávil v sirotčinci.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Deset měsíců po narození došlo k jeho umístění do sirotčince.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Slušelo se také ochraňovat slabé a pomáhat vdovám a sirotkům.
Küçük yaşta yetim kaldı.V dětství osiřely.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.V dubnu 1944 nařídil deportaci 44 židovských dětí do koncentračního tábora Osvětim ze sirotčince v Izieu.
Küçük çocuk hayatının ilk 11 yılını bu yetimhanede geçirir.Své první roky života, až do zhruba 12 let, strávila v tomto sirotčinci.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Ráno, v závěru provozní doby noclehárny se otevírá poradna.
Zekiye Hanım yetim bir çocuktu.Z matčiny strany byl chlapec sirotek.
En sonunda bir yetimhaneye girer ama orada da yetimhanenin istenmeyen çocuğu olur.Tak jde do sirotčince, ale tam mu také nikdo nedá bratříčka.
Güney Osetya: Savaşın yetim tarafıPortály: Husitství | Válka
Ayrıca savaş 20 bin kadar çocuğu yetim bıraktı.Z Otrokovic se stalo dvacetitisícové město.
Yetimhanede çalışmaktadır.Skončil v sirotčinci.
Çok sayıda çocuk yetim kalmıştır.Mnoho z nich pocházelo ze sirotčinců.
Bir iş için Afrika'ya giden Childers, oradaki savaş ve yetim kalan çocuklardan çok etkilendi.Zisk z prodeje věnovala Mistralová dětem, osiřelým za občanské války ve Španělsku.
Yurtta Kabilli 20 yetim çocuk kalmaktadır.V katastrálním území Vilsnice leží i Děčín XXV-Chmelnice.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.A fost crescut de o bunică, dar la 7 ani a fost trimis la orfelinat.
Yetimhanede çalışmaktadır.Lucrează la un local.
Zincire dahil edilmek üzere seçilmeyen bloklara, yetim bloklar denir.Blocurile din lanțurile secundare sunt numite „blocuri orfane”.
4 yaşında yetim kalmıştır.La 14 ani a rămas orfan.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.În comună funcționau două biserici ortodoxe și o școală mixtă.
Ayrıca savaş 20 bin kadar çocuğu yetim bıraktı.Războiul a lăsat circa 15.000 de copii orfani.
Yetimlerin soyadları Baudelaire, Fransız şair Charles Baudelaire'e bir göndermedir.Florile răului este o culegere de poezii ale poetului francez Charles Baudelaire.
Juraj Jakubisko (yönetmen): Kuşlar, Yetimler ve Salaklar, 1969.(Videoklip) Jakubisko Juraj (rendező) Madarak, árvák, bolondok, 1969.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Gyermekkorának nagy részét árvaházban töltötte.
Annesi Eylül'e inanmayıp onu yetimhaneye verir.A fiatal, tavalyi anya nem szaporít herét.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Nagyanyja nevelte, de hétéves korában árvaházba került.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Támogatta az árvákat és az özvegyeket.
4 yaşında yetim kalmıştır.14 évesen árván maradt.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.A község területén ekkor két templom és egy iskola működött.
Bebekken terk edildiği için, bilinmeyen bir ırktan uzaylı olduğuna inanarak bir yetimhanede büyüdü.Születésekor elhagyták, árvaházban nőtt fel, és azt hitte, hogy földönkívüli.
Geride eşi ile 5 çocuğu yetim kalmıştır.Özvegyet és öt árvát hagyott maga után.
Shanin ailesi de üç yetim yetiştirdiler.A baranyai Mágocson 3 gyermekes családban nőtt fel.
Dul ve yetimlere sadaka dağıtımında öncelik verilir.A díjakat a zsűri tagjai és a felkért vendégek adják át az ünnepélyes díjkiosztó gálaműsoron.
Yetimhanede çalışmaktadır.Egy vendéglőben dolgozik.
Alay Marie'yi çok küçük yaşta yetim kalan bir kızcağız olarak bulmuş ve onu yetiştirmişlerdir.Fióka korától kezdve egy Marie nevű kislány nevelte őt, és viselte gondját.
Vakıf dönemsel olarak ise dünya üzerinde yılda yaklaşık 800 bin yetime yardım ulaştırmaktadır.Segélyközpontja évente 20 000 segélycsomagot juttat el nélkülöző családoknak.
Ben bir yetimim.Árva gyerek vagyok.
Yetimhanede çalışmaktadır.Hän työskentelee Kauppalehdessä.
Yetimlerin soyadları Baudelaire, Fransız şair Charles Baudelaire'e bir göndermedir.Snicket nimesi Baudelairet ranskalaisen runoilija Charles Baudelairen mukaan.
Çok sayıda çocuk yetim kalmıştır.Henokille syntyi paljon lapsia.
Katya yetimhanede büyümüştür.Kuukkanen on kasvanut korisperheessä.