Ana içeriğe geç
Sözlük

yetim ile cümle

yetim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Dit is een drie jaar oud weesmeisje met grauwe staar.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Esta é uma rapariga órfã de três anos que tinha cataratas.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Ez egy három éves árva kislány, akinek szürkehályogja volt.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Questa è un'orfanella di tre anni che ha avuto le cataratte.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Se trata de una niña huérfana de 3 años que tenía cataratas.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Tässä on kolmevuotias orpotyttö, jolla oli harmaakaihi.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.To 3-letnia sierota, która miała kataraktę.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.To je triletna osirotela deklica, ki ima sivo mreno.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Toto je tříleté osiřelé děvče, které mělo šedý zákal.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Αυτό είναι ενα τρίχρονο ορφανό κορίτσι που είχε καταρράκτη.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Това е тригодишно момиченце-сираче, което има катаракти.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Це трирічна дівчина-сирота, у якої була катаракта.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.Это трёхлетняя осиротевшая девочка, у которой была катаракта.
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.זוהי יתומה בת שלוש שהיה לה קטרקט
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.طفلة يتيمة في الثالثة من عمرها كانت تعاني من الكاتاراكت (إعتام عدسة العين).
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.白内障です 世話人がこの子をつれて
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.A preto skončili v sirotinci.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.A tak skončili v sirotčinci.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Derfor endte de på et børnehjem.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.E da qui finirono in un orfanotrofio.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Ennélfogva egy árvaházban végezték.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Et donc ils ont fini dans un orphelinat.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Foi assim que acabaram num orfanato.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.I tak oboje skończyli w sierocińcu.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Kết quả những đứa trẻ phải đến ở trong trại mồ côi.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.그리고 결국 아이들은 고아원에 오게 되었습니다.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Sehingga mereka akhirnya berada di panti asuhan.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Și astfel au ajuns într-un orfelinat.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Und so landeten sie in einem Waisenhaus.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Vervolgens eindigden ze in een weeshuis.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.Και ως εκ τούτου, κατέληξαν σε ένα ορφανοτροφείο.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.И в результате они оказались в приюте.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.И така се оказали в дома за сираци.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.І тому вони потрапили в дитячий будинок.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.לכן הם הגיעו לבית יתומים.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.ولذا فقد أنتهى بهم الحال في دار الإيتام.
Ve böylece çocuklar yetimhaneye düşüyor.経験ある医者も そうでない医者も
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.A já jsem musel přiznat, nemůžu si vzpomenout, kdy naposled jsem přemýšlel o vdovách a sirotcích.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.A ja som si musel priznať, nemôžem si spomenúť, kedy naposledy som premýšľal o vdovách a sirotách.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.Dan Saya harus mengakui, Saya lupa kapan Saya terakhir berpikir mengenai janda dan yatim.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.És el kell ismernem, meg sem tudom mondani, mikor gondoltam utoljára az özvegyekre vagy árvákra.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.Ich musste zugeben, dass ich nicht weiß, wann ich das letzte Mal an Witwen und Waisen gedacht habe.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.I musiałem przyznać, że nie pamiętam kiedy ostatni raz myślałem o wdowach i sierotach.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.저는 인정할 수 밖에 없었죠. 제가 마지막으로 과부나 고아들에 대해서 생각했을때를 기억해 낼 수 없었습니다.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.Şi trebuie să recunosc, Nu pot să-mi aduc aminte când e ultima oară când m-am gândit la văduve sau la orfani.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.Y tuve que que admitir que no me acuerdo cuándo fue la última vez que pensé en viudas y huérfanos.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.Και έπρεπε να παραδεχτώ, δεν μπορώ να σκεφτώ την τελευταία φορά που σκέφτηκα χήρες και ορφανά.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.И мне пришлось согласиться, что я не могу вспомнить, когда я последний раз думал о вдовах и сиротах.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.И трябваше да призная, Не можех да се сетя за последния път, когато мислех за вдовици и сираци.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.І я мушу визнати, що я не пригадую, коли останнього разу я думав про вдів та сиріт.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.ואני חייב להודות, אני לא יכול לחשוב על הפעם האחרונה שחשבתי על יתומים ואלמנות.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.وعليّ أن أعترف، بأنني لا استطيع تذكر آخر مرة فكرت بالأرامل واليتامى.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.最後に未亡人や孤児について考えたのが いつなのか覚えていません 周りにそういう人達がいないからです
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Frygt ikke i morgen, for den er ikke til at forudse eller styre.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Fürchte nicht den Morgen, denn wir kennen ihn nicht... noch haben wir Einfluss auf ihn.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Não tema o amanhã, porque ele não é seu para saber e comandar.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Ne a holnap miatt aggódj, mivel még nem jött el, s befolyásolni sem tudjuk.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Ne crains pas demain, car ce n'est pas à nous de connaître ou de contrôler l'avenir.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Nie lękaj się jutra, gdyż nie wiesz co przyniesie i nie możesz tego zmienić.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.No le temas al mañana, porque no está en nuestra mano ni en nuestro conocimiento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod