Ana içeriğe geç
Sözlük

yetim ile cümle

yetim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Räds inte morgondagen... för vi kan varken känna till eller styra över den.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Vrees niet voor een morgen, die wij niet kennen of kunnen veranderen.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Μη φοβάσαι το αύριο, γιατί δε μπορούμε να το γνωρίζουμε ή να το διαφεντεύουμε.
Yarından korkma, Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Не бойся дня грядущего, ибо нам он неведом и неподвластен.
Yetimhanede büyüdüğünü söylüyorlar.Elle a grandi à l'orphelinat.
Yetimhanede büyüdüğünü söylüyorlar. Öyle görünüyor ki terbiye almadan yetişmiş.يقولون انها تربت في ملجئ, ويظهر انهم لم يعلموها الادب
Yetimhanede büyüdüğünü söylüyorlar.Λένε πως μεγάλωσε σε ορφανοτροφείο.
Yetimhanedeki çocuklar çıldırıyordu. Bütün çocuklar bir annenin özlemini çeker.Az árvaház a feje tetején állt, minden gyereknek nagyon hiányzott az anyukája.
Yetimhanedeki çocuklar çıldırıyordu. Bütün çocuklar bir annenin özlemini çeker.Στη αυλή είχε γίνει χαμός ... σε όλους λείπει η μητέρα τους
Yetimhanedeki çocuklar çıldırıyordu. Bütün çocuklar bir annenin özlemini çeker.الساحة كلها كانت تحبه لان الكل كان يفتقد امه
Yetimhanedeki çocuklar çıldırıyordu.L'orphelinat en était tout bouleversé.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Am găsit un băiat dintr-un orfelinat local care hoinărea pe lângă lina frontului.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Egy közeli árvaházban lakó fiúra bukkantam aki a fronton sétálgatott.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Encontré a un niño del orfanato local vagando alrededor del frente de batalla.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Encontrei um rapaz do orfanato local a vaguear pela linha da frente.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Ich fand einen Jungen aus dem örtlichen Waisenhaus, der an der Front umherwanderte.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Ik vond een jongen uit het plaatselijke weeshuis die aan de frontlinie rondzwierf.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.J'ai trouvé un garçon de l'orphelinat local errant aux abords de la ligne de front.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.저는 그 지역 고아원에서 나온 소년이 전선에서 돌아다니는 것을 보았습니다.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Löysin paikallisen orpokodin pojan vaeltelemassa etulinjassa.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Spotkałem chłopca z sierocińca, który błąkał się wokół linii frontu.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Trovai un ragazzino dell'orfanatrofio locale che vagava dalle parti della prima linea.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Намерих момче от местното сиропиталище, което се скиташе на вражеската линия.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.Я встретил мальчика из местного детского дома, он слонялся рядом с передовой.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.מצאתי ילד מבית-יתומים מקומי משוטט לו בחזית.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.لقد وجدت صبياً من دار الإيتام المحلي يتجول في خط النار.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.前線をさまよっている少年を発見しました
Yetimhaneden çıktığımızdan beri... ...bir aile ve üniversite, hepsine sahip oldum.Ça a toujours été comme ça, depuis l'orphelinat. Pour avoir des parents, entrer à l'université.
Yetimhaneden çıktığımızdan beri... ...bir aile ve üniversite, hepsine sahip oldum.Mindig is így volt. Kezdve az árvaháztól, lettek szüleid, bekerültél az egyetemre.
Yetimhaneden çıktığımızdan beri... ...bir aile ve üniversite, hepsine sahip oldum.Από τότε στο ορφανοτροφείο. Είτε είναι γονείς είτε κολλέγιο σπάνια τα καταφέρνω. Εάν καθόλου...
Yetimhaneden çıktığımızdan beri... ...bir aile ve üniversite, hepsine sahip oldum.منذ ان كنا في الميتم سواءا الاهل او الجامعة, لم اكن ان لم نقل ابدا
Yetimhane etkinliğine gideceğim.Elmegyek az árvaházi eseményre.
Yetimhane etkinliğine gideceğim.Εγώ... θα πάω στο ορφανοτροφείο.
Yetimhane etkinliğine gideceğim.سأذهب الى الميتم
Yetimhane etkinliğine katılacağını mı söyledin?Azt mondtad, hogy elmész az árvaházi eseményre? Igen.
Yetimhane etkinliğine katılacağını mı söyledin?Το κάνεις αυτό για το ορφανοτροφείο;
Yetimhane mi?Árvaház?
Yetimhane mi? Evet.Το ορφανοτροφείο;
Yetimhane mi?L'orphelinat ?
Yetimhane mi?الميتم؟
Yetimhaneye gitmeden önce bende olduğundan eminim.Je suis certaine de l'avoir possédée avant d'entrer à l'orphelinat.
Yetimhaneye gitmeden önce bende olduğundan eminim.Πριν πάω στο ορφανοτροφείο είμαι σίγουρη ότι το είχα.
Yetimhaneye gitmeden önce bende olduğundan eminim.قبل الذهاب الى الميتم كانت الحقيبة في حوزتي
Yetimhaneye gitmememi söyledin... ...bu yüzden yetimleri saraya getirdim.Azt mondtad, hogy ne menjek az árvaházba, ezért az árvaházat hoztam a palotába.
Yetimhaneye gitmememi söyledin... ...bu yüzden yetimleri saraya getirdim.Είπες να μην πάω στο ορφανοτροφείο ..γι' αυτό τους έφερα στο παλάτι.
Yetimhaneye gitmememi söyledin... ...bu yüzden yetimleri saraya getirdim.الم تقل انه ليس بامكاني الذهاب الى الميتم؟ لذا احظرتهم هنا
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,A Angeline tinha andado de um lado para o outro.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,Angeline si è spostata da un luogo all'altro perché è orfana, senza madre nè padre.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,앤젤린은 여기저기 옮겨다니고 있었어요.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,Анджелин се беше местила много.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,Энжелин переезжала с одного места на другое, потому что она сирота.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,ואנו קיבלנו בנות מכיתה ד'.
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,انچيلين كانت تنتقل من مكان -
Yetim olduğu, annesi ve babası olmadığı için,孤児だったからです 母親も父親もいません
Yetim olduğundan alışık olduğunu söylemiştin.Azt mondtad, hogy már hozzászoktál, mert árva vagy.
Yetim olduğundan alışık olduğunu söylemiştin.Tu as dit que tu étais orpheline.
Yetim olduğundan alışık olduğunu söylemiştin.Νόμιζα ότι είπες ότι είσαι συνηθισμένη σ' αυτό, επειδή είσαι ορφανή.
Yetim olduğundan alışık olduğunu söylemiştin.ظننت انك كنت معتادة لانك يتيمة
Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Perchè non è nostro compito conoscerlo e controllarlo.
Yönetmek ve bilmek bizim yetimiz olmasada.Protože to nejsme my, kdo by vše věděli a rozhodovali o tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod