Ana içeriğe geç
Sözlük

yetim ile cümle

yetim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Osierocona, przekazywana była z rąk do rąk.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Sie wurde als ein AIDS-Waisenkind zur Pflege an verschiedene Großfamilien gegeben.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Ze was een AIDS-wees die aan verschillende pleeggezinnen overgedragen werd voor verzorging.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Ήταν ένα ορφανό του AIDS που ανέθεταν στην ευρύτερη οικογένεια για να το φροντίσει.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Сирота, инфицированная СПИДом, которую передавали от одной семьи к другой, где о ней заботились.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.Тя беше СПИН сираче, подхвърляно сред различни големи семейства, за да бъде отгледано.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.היא היתה יתומת איידס אשר הועברה בין משפחות אומנה שונות.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.كانت يتيمة بفعل الإيدز سُلمت مع مختلف الأسر الممتدة للعناية بهم.
Farklı bakıcı aileler aracılığıyla büyütülmeye çalışılan bir AIDS yetimiydi.面倒を見てくれる親戚を転々としています 彼女もHIVで苦しんでいるのです
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.가브리엘은 이 곳에서 거의 7년 동안 머물렀습니다.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.Aubazine klostret, hvor Gabrielle tilbragte næsten 7 år.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.Aubazinen luostari, jossa Gabrielle vietti lähes seitsemän vuotta.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.Gabrielle itt, az Aubazine apátságban közel hét évet töltött.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.la Abadía de Aubazine, en donde Gabrielle vive casi siete años.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.L'abbaye d'Aubazine où Gabrielle passe presque sept années.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.l'Abbazia di Aubazine, dove Gabrielle visse quasi sette anni.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.Абатството в Обазин, където Габриел прекарва около седем години.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.Обазинского монастыря почти семь лет.
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.دير Aubazine حيث قضت غابرييل قرابة سبع سنوات
Gabrielle'in yaklaşık yedi yılını geçirdiği bir yetimhane vardı.この禁欲的な世界がもつ ロマネスクな純粋さが
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.Dies ist ein Problem mit großen Auswirkungen auf unsere Fähigkeit, Krankheiten zu behandeln.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.Dit is een wereldveranderend probleem met grote impact op het begrijpen en behandelen van ziekten.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.E o problemă ce poate schimba lumea, cu implicații uriașe pentru posibilitatea de a înțelege și trata bolile.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.인간이 질병을 이해하고 치료하는 능력에 엄청난 영향을 끼친, 세상을 송두리째 뒤바꿀만한 문제입니다
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.To kluczowy problem z ogromnym wpływem na naszą zdolność rozumienia i leczenia chorób.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.Это мироизменяющая проблема с огромными перспективами для понимания и лечения болезней.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.זוהי בעיה של משתנת עולם עם השלכות עצומות עבור היכולת שלנו להבין ולטפל במחלה.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.هذه مشكلة مغيرة للعالم ذات تداعيات ضخمة على قدرتنا على فهم ومعالجة الأمراض.
Hastalıkları anlayıp tedavi etme yetimiz üzerinde devasa etkileri olacak dünyayı değiştirecek bir problem bu.世界が変わる程の大きな意味を持つ研究分野です この問題を解くにはスーパーコンピューターの 力任せの計算だけでは足りません
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.HIV/AIDS árva egyikét.
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.HIV/AIDS-wezen.
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.이 소녀는 바로 HIV/에이즈로 인한 고아의 전형적인 예이니까요.
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.ХИВ/СПИН сираци.
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.אחת ממיליונים של יתומי איידס
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.واحدة من الملايين اليتامى بسبب " الايدز وفيروس نقص المناعة المكتسبة "
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.孤児を代表していると言えるからです。 アブリルの母親は
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Huyn-Sook ở lại với Cha Keene, và người cậu đồng ý cho em ở đó đến khi xong thủ tục nhận nuôi.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyon Sook blieb bei Pater Keene und ihr Onkel stimmte zu, sie dortzulassen bis die Adoption durch ist.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun-Soek logeerde bij Father Keene. Haar oom stond toe dat ze daar bleef tot de adoptie rond was.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun Sook se quedó con el Padre Keene y su tío permitió que se quedara hasta completar la adopción.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Hyun Sook zamieszkała u ojca Keene, a jej wujek zgodził się, żeby została tam do przeprowadzenia adopcji.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.현숙이는 킨 신부님의 고아원에 머물렀고 그녀의 삼촌도 입양이 성사될때 까지 머무는 것을 승낙했습니다.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Хун Сук остана при отец Кийни, а чичо й се съгласи да я остави там докато трае процедурата за осиновяване.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.Хьюн Сук осталась в приюте отца Кина, ее дядя согласился оставить ее там на время процесса удочерения.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.היון סוק נשארה אצל האב קין, והדוד שלה התיר לה להשאר שם עד שהאימוץ יושלם.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.أقامت أون سوك لدى الأب كين، وقد وافق الخال على أن تبقى هناك حتى تتم عملية التبني.
Hyun Sook rahip Keene'in yetimhanesinde kaldı ve dayısı da evlat edinilene kadar orada yaşamasına razı oldu.叔父は養子縁組が行われるまで 彼女が留まることに同意しました 彼は養子縁組に賛同してくれたんです
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır. Daha fazla yetim yok.O segundo: manter as mães saudáveis, mantê-las vivas, manter as crianças vivas, acabar com os órfãos.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.A maioria das pessoas vê os orfanatos como ambientes benignos que cuidam de crianças.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.De meeste mensen stellen zich weeshuizen voor als milde omgevingen die voor kinderen zorgen.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Die meisten stellen sich Waisenheime als liebevolle Umgebungen vor, die sich um Kinder kümmern.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Hầu hết mọi người đều hình dung viện mồ côi là một môi trường nhân ái chăm sóc cho trẻ em.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Kebanyakan orang menganggap panti asuhan adalah lingkungan yang ramah bagi anak-anak.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.대부분의 사람들은 고아원이 아이들을 돌봐주는 좋은 환경으로 생각하실 겁니다
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Majoritatea oamenilor îşi închipuie că orfelinatele sunt nişte medii blânde, în care copiii sunt ocrotiţi.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Mnoho lidí si představuje sirotčince jako vlídné prostředí, které poskytuje dětem dobrou péči.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Molti si immaginano gli orfanotrofi come ambienti sani che si prendono cura dei bambini.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Przeważnie uchodzą za nieszkodliwe miejsca, gdzie dba się o dzieci.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Se piensa en los orfanatos como lugares agradables donde cuidan a los niños.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Οι περισσότεροι άνθρωποι φαντάζονται τα ορφανοτροφεία ως ένα καλό περιβάλλον που ενδιαφέρεται για τα παιδιά.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yetim ile cümle - Sayfa 18 - yetim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App