Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Spousta jiných sirotků přežívala takhle nebo hůře.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Veľa ďalších sirôt prežilo takýmto spôsobom, alebo aj horšie.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Vele andere wezen overleefden zo, of erger.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Πολλά άλλα ορφανά επιβίωναν έτσι, ή και χειρότερα.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Багато інших сиріт виживали у такий спосіб, або й гірший.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Много други сираци оцеляваха така, че и по-лошо.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.Множество других сирот выжили таким способом, или хуже.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.יתומים רבים אחרים שרדו בדרך זו, או גרוע מכך.
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.العديد من الأيتام نجو بهذه الطريقة، أو أسوأ
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.厳しい寒さや 飢えの苦しみで
Başka yetimler de bu şekilde yaşıyorlardı, hatta daha kötü bir şekilde.好多孤兒都係喺同我相似 或者更加惡劣嘅環境生活
Batman yetim kalmıştı.;Batman árva volt;
Batman yetim kalmıştı.;Batman era huérfano;
Batman yetim kalmıştı.;Batman era orfano;
Batman yetim kalmıştı.;Batman était orphelin ;
Batman yetim kalmıştı.;Batman ficou órfão. Lyra Belacqua, de "A Bússola de Ouro", de Philip Pullman era filha adotiva.
Batman yetim kalmıştı.;Batman rămăsese orfan;
Batman yetim kalmıştı.;Batman war ein Waise;
Batman yetim kalmıştı.;Batman was een wees;
Batman yetim kalmıştı.;Batman został osierocony.
Batman yetim kalmıştı.;배트맨은 고아였죠.
Batman yetim kalmıştı.;Người Dơi mồ côi;
Batman yetim kalmıştı.;Ο Μπάτμαν ήταν ορφανός.
Batman yetim kalmıştı.;Батман е сирак;
Batman yetim kalmıştı.;Бэтман был сиротой.
Batman yetim kalmıştı.;באטמן התייתם מהוריו;
Batman yetim kalmıştı.;باتمان كان ميتّم
Batman yetim kalmıştı.;『ライラの冒険』の ライラ・ベラクアもまた-
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.12歳のガブリエルは二度と 父親に会うことはありませんでした
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Có một người cha đã bỏ năm người con của ông và gửi ba người con gái của mình vào cô nhi viện.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Der var en far, der stak af fra sine fem børn og fik sine tre døtre sendt på børnehjem.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Ein Vater, der seine fünf Kinder verließ und seine drei Töchter in ein Waisenhaus schickte.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Három lányát árvaházba adta.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Isä, joka hylkäsi viisi lastaan ja lähetti kolme tytärtään orpokotiin.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Je bil oče, ki je zapustil svojih pet otrok in poslal svoje tri hčere v sirotišnico.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Kdysi dávno žil jeden otec, který opustil svých pět dětí a nechal poslat své tři dcery do sirotčince.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.고아원으로 보냈던 아버지가 있었습니다.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Sindsdien vertelde ze het verhaal dat hij vertrokken was naar Amerika.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Tatăl şi-a abandonat cei cinci copii şi şi-a trimis cele trei fiice la un orfelinat.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un padre che abbandonò i suoi cinque figli e mandò le tre sorelle in un orfanotrofio.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un padre que abandona a sus cinco hijos y manda a sus tres hijas a un orfanato.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un père qui abandonne ses cinq enfants et dépose en carriole ses trois filles à l'orphelinat.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Ήταν ένας πατέρας που εγκατέλειψε τα πέντε παιδιά του και έστειλε τις τρεις κόρες του σε ένα ορφανοτροφείο.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Батько залишив своїх п'ятьох дітей, трьох дочок відправив до дитячого притулку.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Един баща изоставил петте си деца и изпратил трите си дъщери в сиропиталище.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.После смерти матери отец Габриэль оставил семью, отправив в приют трех своих дочерей.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.وكان له ثلاث بنات أرسلن لدار الأيتام
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.5 éves voltam, amikor az árvaházba kerültem.
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.Όταν ήμουν 5 ,μπήκα στο ορφανοτροφείο.
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.كان عمري 5 سنوات عندما ارسلت الى الميتم
Biliyorsun ki ben bir yetimim.Je suis une orpheline, vous savez.
Biliyorsun ki ben bir yetimim.Tudod, hogy árva vagyok.
Biliyorsun ki ben bir yetimim.انت تعلم انني يتيمة
Birçok yetim gözyaşı döküyorOh, no puedo entender
Birçok yetim gözyaşı döküyorTellement d'orphelins pleurent
Birçok yetim gözyaşı döküyorТак много сирот проливают слезы
Birçok yetim gözyaşı döküyorالكثير من الأيتام يبكون
Birdenbire yetim ve evsiz biri olmuştum.All'improvviso, divenni orfano e senzatetto.
Birdenbire yetim ve evsiz biri olmuştum.Am devenit dintr-odată un orfan fără adăpost
Birdenbire yetim ve evsiz biri olmuştum.Auf einmal wurde ich zu einem Waisen und Obdachlosen.