Settlementsler için pullar De La Rue tarafından Aralaık ayında yetiştirilmek üzere basıldı.There were extra departures from Borgen to Majorstuen during the afternoon rush-hour.
Yetiştirilen ürünlerin pazarlaması Lütfiye Köyü Kalkınma Kooperatifi tarafından yapılmaktadır.The wines are marketed through the village's own cooperative.
Yavru olanları bile yetişkin bir insanı devirecek kadar zehir taşır.It is said that even one of the feathers has enough poison to kill an adult human.
Kibutz, ilke olarak çocukların yetiştirilmesini ve eğitilmesini ortaklaşa yapar.Kibbutz Samar is primarily engaged in growing and exporting organic dates.
Koyunlar, yünleri için yetiştirilmiş ve bu yün dokumada kullanılmıştır.Sheep were kept for wool, and textiles were woven.
Nemli, gölgelik yerlerde yetişir.It grows well in shady places.
Yeğenleri Özgür Akçam ve Coşkun Oğuz Namlı'yı dağcılık alanında yetiştirdi.The eldest son of Njáll Þorgeirsson and Bergþóra Skarphéðinsdóttir he grew up at Bergþórshvoll.
Fakat işçi sınıfı iktidarı ele alıp, bu gereklilikleri yerine getirmekle yetinemez.However, there is no power to actually enforce the person to comply with these requirements.
Bu tür, "yetişkin" (veya "olgun izleyici") Türkçe terimleriyle karşılaştırılabilinir.Turkey ("Truthahn") and vegetarian versions are becoming increasingly popular.
Daha çok çiçekleri için yetiştirilir.Larger plants will have more flowers.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Sweat production is decreased.
Oğlu Tom Riddle, yetimhanede büyür ve görünüş açısından babası kadar yakışıklıdır.Richard Sahla grew up in his hometown Graz, where he quickly acquired a reputation as child prodigy.
Hayvanları yetiştirirler ve hayvan ürünlerini satarlardı.They farmed crops and raised animals.
Annesinin dönmüş Katolik dininde yetiştirildi.He was raised in his mother's Catholic religion.
Yetişkin dişiler yumurtlama döneminde 50-200 arasında yumurta bırakırlar.Adult females lay 50–200 eggs per oviposition.
Noonan sendromu, hem çocukları hem de yetişkinleri etkiliyen bir hastalıktır.Megann has taught diverse subjects to children and adults, including those with disabilities.
Daha çok tütün yetiştiriciliği yapılmaktadır.As a result, more tobacco was produced.
Yalnız, pirinç yetiştirilmesinde kullanılmaz.However, it is uncommon for rice to be eaten alone.
Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.Species are grown as ornamental plants in gardens.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.However, it is not significantly different in adults.
Zaglul, hükümette yer almayarak meclis başkanlığıyla yetindi.In this position, he had cabinet-level access to the president.
Ancak yarıgölge şartlarında da yetişebilmektedirler.They shine only in the light of the Resurrection.
Morosini henüz 17 yaşında yetim kalmıştı.Carroll was orphaned by age seventeen.
Ağaçlandırma ise herkesin kendi bahçesinde her çeşit meyve ağaçları yetiştirilmektedir.For every tree is known by his own fruit.
Dünyada bilinen orkide türlerinden 30 kadarı Kıbrıs'ta yetişmektedir.Over 100 species of Tremella are currently recognized worldwide.
Kiraz eriği bahçelerde yetiştirilen popüler bir süs ağacıdır.The ostrich fern is a popular ornamental plant in gardens.
Bunların dışında buğday, arpa yetiştirilmektedir.Other than rubber, rice is cultivated.
Yavuz alarma geçti ve bölgeye yetişti, Rus donanmasını uzaklaştırdı.Tursas sounded the alarm and tried to ram the Soviet submarine.
Dizi aynı zamanda müzikle alt metinli yetişkin mizahı kullanılmaktadır.The show also makes use of sub-textual adult humor through music.
Divan-î Hümayun kaleminde yetişmiştir.Menggu yuzu yuyan cidian .
Bahadın'da birçok şair ve yazar yetişmiştir.In towns and little towns; a book of poems.
Ancak hemen hepsi sadece köylünün ihtiyacı kadar yetiştirilmektedir.They soon find that everything they need seems to grow on trees.
Mürefte’de yetişen armut, ayva ve şeftalinin benzeri yoktur.The size, shape and colour of the petals and stamens is not known.
Günümüzde özellikle polis köpeği olarak yetiştirilmektedir.It is currently used as a police post.
Yetişkin yaşlarda da hastalığa yakalanmak mümkündür.However adults can also suffer from this disease.
Sandıklı-Dodurga’nın kaz yetiştiriciliği ünlüdür.The flesh of the dog conch is edible.
Öksüz, annesi ölmüş, yetim ise babası ölmüş çocuk.His mother dies and his sister is orphaned.
Seir'de efendime yetişirim." dedi."서울가요대상 최고 영예에 보아".
Daha sonra Fenerbahçe'ye geçti ve orada yetişti.He then moved to Birmingham, UK, and was raised there.
Halk armonileri ve yetişkin alternatif şarkılarından oluşan bir albümdür.It featured folk harmonies and "adult alternative" songs.
İyi kaliteli buğday yetiştirilir.It is a good quality honey tree.
Afrika'da yetiştirilen geleneksel bir bitkidir.This is a common, widespread frog in Africa.
Daha çok Kuzey Amerika'da yetişir.He grew up in North America.
Evden çıkıp toplantıya yetişir.He leaves the assembly.
Papaz yetiştirilmek istendi.He was educated by priests.
Doğal olarak kuzey yarımkürede, özellikle de Akdeniz çevresinde yetişir.North of the central uplands, it occurs but only locally.
Küçüğün adıysa Amala'ymış ama o, yetimhaneye götürüldükten kısa bir süre sonra ölmüş.The younger one was named Amala but she died pretty soon after she was admitted to the orphanage.
Ben iO Tillett Wright; New York'ta doğmuş ve yetişmiş bir sanatçıyım.I'm iO Tillett Wright, and I'm an artist born and raised in New York City.
Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.Clearly, when it comes to action video games, screen time doesn't make your eyesight worse.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.So your typical normal young adult can have a span of about three or four objects of attention.
Çok iyi, biz insanlar: bilgisayarlara yetişiyoruz.Very good, us humans! We're catching up with the computers.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.I found a boy from the local orphanage wandering around the front line.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Children who couldn't be supported by their families were raised in government orphanages.
İlk olarak, daha genç birisini yetiştirmek.First, to instruct a younger guy.
İşte bu korku ötekini düşman görmeye yetiyor.So this fear creates a situation, where the other becomes the enemy.
Cerrahi tedavinin başarısı Uzman Doktorunuzun yetisine bağlıdır.The success of the surgery will depend on the surgeon.
Şimdi sen de bir yetişkinsin.You are now an adult, too.
Bir kilogram pirincin yetiştirilmesi için 2500 litre su gereklidir.2,500 litres of water are required to grow a kilogram of rice.
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?I mean, that's what's harvest -- we say we harvest the pig, you know?
Gücü elinde barındıran yetişkinlerin bir çocuğun gücünü nasıl ateşleyeceklerinin örnekleri var.This is an example of how adults in positions of power can ignite the power of a child.