Mali yetersizlikler nedeniyle daha sonra kapandı.チームはその後資金不足のため破産した。
Zaten savaş başlamadan önce bile yetersizlikleri ve kullanım alanının sınırlığını ortaya çıkmıştı.在战前他们就暴露出他们的虚弱和缺乏有效性。
Ekonomik yetersizlikten dolayı genç nüfus göç etmektedir.人类也因为资源短缺不得不寻找新的资源。
Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Завистта е следствие от чувството за собствена непълноценност.
İki tasarı da mali yetersizlikler nedeniyle uygulamaya konamamıştır.Oba plány však museli pre nedostatok peňazí počkať.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.Emocionálne a fyzické vyčerpanie.
Ekonomik yetersizlikten dolayı genç nüfus göç etmektedir.Mladí obyvatelia, napriek zlému trhu práce zostávajú.
Son yedi yıl içinde, esas olarak mali yetersizlik yüzünden yeni bir donanma inşa etmeye girişmemişti.Už ako sedemnásťročný pravdepodobne z dôvodov finančného nedostatku nastúpil ku kráľovskému loďstvu.
Fakat maddi yetersizlikler yüzünden okuldan ayrılıp fabrikalarda işçi olarak çalışmaya başladı.Keďže jeho rodina bola chudobná, odišiel zo školy a začal pracovať v továrni.
Mali yetersizlikler nedeniyle daha sonra kapandı.Neskôr však bolo jeho vydávanie, kvôli nedostatku finančných prostriedkov, zastavené.
Depremin ardından ulaşım yetersizlikleri nedeniyle kırsal bölgelere yardımların ulaştırılması gecikti.Vėliau gyvenvietės augimą stabdė maisto trūkumas.
Maddi yetersizliklerden ötürü Gençler'in basılması bir kere daha iptal oldu.Dėl nesėkmingos finansinės padėties grupė buvo priversta vėl išsiskirstyti.
Bosna-Hersek finansal yetersizliklerden dolayı yarışmadan çekilmiştir.Bosnia ja Hertsegoviina eemaldus võistluselt rahaliste probleemide tõttu.
Bu yetersizlikler insana dair göç olgusunu tetiklemektedir.Need seisulained tekitavad inimkõrvale kuuldava varda helisemise.
Ancak çalışmalar maddi yetersizliklerden dolayı hafriyat aşamasında kalmıştır.Mõned seavad end füüsilise julguse tõttu hooletult ohtu.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.E' giunto il momento di accettare sia gli straordinari successi della mammografia che le sue limitazioni.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Elérkezett az idő, hogy elfogadjuk a mammográfia hatalmas sikereit de a korlátait is.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.É tempo de aceitarmos tanto os sucessos extraordinários da mamografia como as suas limitações
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.E timpul ca noi să acceptăm atât succesele extraordinare ale mamografiei cât şi limitările acesteia.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Het is tijd om zowel de uitzonderlijke successen als ook de beperkingen van mammografie te accepteren.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Inilah waktunya bagi kita untuk menerima baik sukses yang luar biasa dari mamografi dan keterbatasannya.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Je načase, aby sme pripustili výnimočnú úspešnosť mamografie aj jej obmedzenia.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.이제 유방조영술의 엄청난 성과와 그 한계 모두를 받아들여야할 시기입니다.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Nastal čas, abychom přijali jak neobyčejný úspěch mamografie, tak i její meze.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Przyszedł czas na to by zaakceptować zarówno niesamowite osiągnięcia mammografii jak i jej ograniczenia.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Ya es momento de que aceptemos tanto los éxitos extraordinarios de la mamografía como las limitaciones.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Είναι καιρός να αποδεχτούμε και τις εκπληκτικές επιτυχίες της μαστογραφίας και τους περιορισμούς.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Крайно време е за нас да приемем както невероятните успехи на мамографията, така и нейните ограничения.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Сейчас время для принятия нами как успехов маммографии так и ее ограничений.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.Час усвідомити і неймовірні успіхи мамографії і її недоліки.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.הגיע הזמן עבורנו לקבל גם את ההצלחה יוצאת הדופן של הממוגרפיה וגם את מגבלותיה.
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.وانه الوقت الملائم لكي نتقبل الانجازالكبير للماموغراف وان نتقبل حدوده وقصوره ايضاً
Artık mammografinin hem sıradışı başarısını hem de yetersizliklerini kabul etme zamanı geldi.その限界を 今こそ私たちは 認めるべきです 乳腺濃度に応じて
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Az első probléma az, hogy a katasztrófaelhárítás nem megfelelő.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var. Çok yavaş ve demode.Noodhulp bij rampen is ontoereikend, traag en verouderd.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Das erste Problem ist, dass die Katastrophenhilfe unzureichend ist.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Es lenta. Está anticuada.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Il primo problema è una risposta inadeguata al disastro.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.첫번째 문제는 재난에 대한 대응책이 부족하다는 것이었습니다.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Le premier problème, c'est l'insuffisance de l'intervention d'urgence.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Masalah yang pertama adalah tanggap bencana yang tidak memadai.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var."Primeiro, há uma resposta inadequada à catástrofe. "É lenta.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.První je, že neexistuje dostatečná pomoc při katastrofách. Je pomalá. Zastaralá.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Vấn đề đầu tiên là phương pháp ứng phó thiên tai không phù hợp.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Το πρώτο είναι ότι υπάρχει ανεπαρκής ανταπόκριση σε καταστροφές.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Первая — это неадекватное реагирование на чрезвычайные ситуации.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Перша - це неадекватна відповідь на стихійні лиха.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.Първият проблем е, че няма достатъчно добро реагиране на бедствията.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.הראשונה היא שקיימת תגובה לא נאותה למצבי אסון.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.الأولى هي عدم كفاية الاستجابة للكوارث.
Birinci problem doğal afetlere müdahale konusunda yetersizlik var.それはのろのろとしていて 時代遅れで 最適な科学技術を使わず
Bugün içinde yaşadığımız toplumsal yapısının yetersizlikleri.עקב המגבלות של המבנה החברתי שאנו חיים בו היום.
Bugün içinde yaşadığımız toplumsal yapısının yetersizlikleri.بسبب قصور الهيكل الاجتماعي الذي نعيش فيه اليوم.
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.A másik probléma, amit felfedeztünk az volt, hogy nagyon hiányos a veteránok integrációja.
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.또, 우리가 인식하게 된 두번째 문제는 참전 병사들이 일상 복귀에 어려움을 겪고 있다는 것이었습니다.
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.Po drugie, spostrzegliśmy, przywracanie weteranów społeczeństwu zawodzi
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.Вторая проблема, которую мы осознали, — это совершенно неправильное возвращение военных к гражданской жизни.
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.Інша проблема - це недосконала реінтеграція ветеранів, і сьогодні вона на перших шпальтах газет.
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.הבעיה השניה שנעשינו מודעים לה, היא שילובם-מחדש הבעייתי של יוצאי-צבא בקהילה,
Farkına vardığımız ikinci sorun ise gazileri topluma geri kazandırmadaki yetersizlikti.المشكلة الثانية هي أننا أصبحنا واعين بنظام إعادة إدماج قدامى المحاربين غير الكافي.