Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.ومن خلال هذا الإحساس بالفشل أتذكر بأن أفحص المريض دوماً.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.いつも患者を診察するようにしていました まぶたをめくり
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?E chi avrebbe pensato che tutto questo non sarà abbastanza?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?Et qui aurait cru que tout cela ne soit pas assez?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?I kto by pomyślał że to wszystko nie wystarcza?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?그리고 그 어느 누가 이 모든것이 충분하지 않다고 생각이나 했을까요?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?Și cine ar fi crezut că toate acestea sunt insuficiente?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?Und wer hätte gedacht, dass all das nicht ausreicht?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?Wie had gedacht dat het allemaal niet genoeg zou zijn?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?Y quién habría pensado que todo eso, no es suficiente?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?И кой можеше да си помисли, че всичко това не е достатъчно?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?И кто мог бы предположить, что всего этого недостаточно?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?ומי היה חושב שכל זה איננו מספיק?
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?ومن كان يظن أن كل هذا ليس كافيا؟
Ve kim bütün bunların yetersiz olduğunu düşünürdü?気候を安定させるにはまだ足りないのです
Verimsizdi ve sürekli yetersiz kaynak sıkıntısı ile mücadele ediyordu.Byla neúčinná a trpěla chronickým nedostatkem surovin.
Verimsizdi ve sürekli yetersiz kaynak sıkıntısı ile mücadele ediyordu.Ήταν αναποτελεσματική και υπέφερε από χρόνια έλλειψη πρώτων υλών.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.그리고 우리만을 위한 것이 아닌 아직 만성적인 영양실조에 시달리는 전세계의 20억 명도 함께 혜택받도록 말입니다.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.A nielen my, ale aj dve miliardy ľudí po celom svete ktorí sú stále chronicky podvyživení.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.E non solo nostra, ma dei due miliardi di persone in tutto il mondo che sono ancora cronicamente malnutrite.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.Nie tylko nasz, ale i dwóch miliardów ludzi na całym świecie, którzy nadal są chronicznie niedożywieni.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.Och inte bara för oss utan för de två miljarder människor i världen som fortfarande är kroniskt undernärda.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.Si nu doar noi, ci si cele doua miliare de oameni de peste tot care sunt in continuare subnutriti zi de zi.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.Und nicht nur für uns, sondern für die zwei Milliarden Menschen weltweit die noch chronisch unterernährt sind.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.И не само за нас, но и за два милиарда души по целия свят, които са все още хронично недохранени.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.ולא רק עבורנו, אלא עבור שני מיליארד הבני-אדם ברחבי העולם אשר עדיין סובלים מתת-תזונה כרוני.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.وليس نحن فقط، لكن الإثنين بليون نسمة فى العالم الذين مازالوا يعانون فى كل النواحى.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.世界中で未だ慢性的に栄養失調の 20億人の願いでもあります 繁栄の中心に希望があります
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Akan ada terlalu banyak hujan, tidak cukup hujan.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Buď bude príliš veľa dažďa, alebo naopak, príliš málo.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Cadrà troppa pioggia, o troppo poca.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Er zal teveel regen vallen, of te weinig.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Es wir zu viel oder zu wenig regnen.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Haverá demasiada chuva, chuva insuficiente.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Il y aura trop de pluie, ou pas assez de pluie.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.비가 너무 많이 올 수 있고, 부족할 수도 있죠.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Sẽ không có nhiều mưa, không đủ nước.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Túl sok eső lesz, nem lesz elég eső.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Va fi prea multă ploaie, nu va fi destulă ploaie.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Za dużo deszczu -- za mało deszczu.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Θα υπάρχει υπερβολική βροχή ή ελάχιστη βροχή.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.Ще има твърде много или недостатъчно дъжд.
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.יהיה יותר מידי גשם, לא מספיק גשם
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.سوف يكون هناك الكثير من الأمطار ، أو أن تكون ليست كافية .
Ya çok fazla yağmur ya da yetersiz yağmur olacak.彼らの脆弱な環境の限界を越えて
Ya da, çoğu fotosentetik bitkilerde yetersiz olduğunu düşündüğümüz şeyi kavrayabiliriz. -광합성 식물에서 일어나는 비효율성에 대해 이해할 수 있을 것이에요.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Así que realmente, respiración celular, decir que produce energía resulta un poco insincero.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Assim, o objetivo é ir da glicose, de 1 mole de glicose,
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Così la respirazione cellulare, produce energia, ma è riduttivo dire così.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Het klopt dus niet helemaaldat aërobe dissimilatie gaat over het vrijmaken van energie.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -În realitate este procesul prin care din glucoză se produce ATP împreună cu căldură și alți sub-produși.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -그래서 실제로, 세포호흡은 에너지를 생산한다고 말하기에는 약간 부족합니다.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Powiedzenie, że podczas oddychania komórkowego powstaje energia, jest nie do końca prawdziwe.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Takže říct, že buněčné dýchání produkuje energii není zcela přesné.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Έτσι, η κυτταρική αναπνοή, λέγοντας ότι παράγει ενέργεια, είναι λίγο αναληθές.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -Взагалі-то, якщо казати, що клітинне дихання продукує енергію, це буде не зовсім справедливо.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -אז באמת, נשימה תאית, להגיד שהיא יוצרת אנרגיה זה קצת לא הוגן.
Yani hücresel solunumun enerji ürettiğini söylemek biraz yetersiz olur. -لذا حقاً ، التنفس الخلوي إذا قلنا أنه منتج للطاقة هو أمر مخادع
Yani, onlar yetersiz ve doğru olduğunu ve daha kötüye gidiyor.Portanto eles têm pessoas a menos, isso é verdade e tem vindo a piorar.
Yani, onlar yetersiz ve doğru olduğunu ve daha kötüye gidiyor.Έτσι, αυτοί είναι επαρκές, και αυτό είναι αλήθεια και χειροτερεύει.