Toplumsal YetersizliklerSoziale Unzulänglichkeiten
Toplumsal YetersizliklerSpołeczne Niedoskonałości Przeanalizujmy teraz nasze umowy społeczne.
Toplumsal YetersizliklerTársadalmi hiányosságok
Toplumsal YetersizliklerYhteiskunnalliset puutteet
Toplumsal YetersizliklerΚοινωνικές Ανεπάρκειες
Toplumsal YetersizliklerНедостатки общества
Toplumsal YetersizliklerОбществени недостатъци
Toplumsal Yetersizliklerأوجه القصور الاجتماعي
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.40% din pacienții cu boli coronariene din comunitățile noastre primesc îngrijire incompletă sau inadecvată.
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.우리 나라에서 관상동맥에 병이 있는 환자의 40%가 부적절한 치료를 받습니다.
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.40% пациентов с ишемической болезнью сердца в нашем обществе получают недостаточное или неподходящее лечение.
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.40 في المائة المرضى مرض الشريان التاجي في مجتمعاتنا تلقي الرعاية غير مكتملة أو غير مناسب.
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.W USA 40% pacjentów z chorobą wieńcową otrzymuje niekompletną lub nieodpowiednią opiekę.
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.יש המון ראיות לכך: 40 אחוזים מחולי מחלת הלב הכלילית בקהילות שלנו
Toplumumuzda koroner arter hastalarımızın yüzde 40'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.冠状動脈疾患の 患者の 40% は 不完全あるいは 不適切な治療を受けています 喘息患者や
Üçüncüsü, yetersiz yönetim. Su sektöründeki problemlerin nadiren politik bir önceliği olur.Terceiro: gestão inadequada: problemas no setor da água são raramente uma prioridade política.
Üçüncüsü, yetersiz yönetim.Terzo, la gestione inadeguata.
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.Dank Almachtige God! We zijn eindelijk vrij! (menigte juicht)
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek."잔고부족" 이라고 되 돌아오는 수표를 말이죠
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.¡Libres al fin! ¡Libres al fin! ¡Gracias a Dios Todopoderoso!
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.Um cheque do qual retornou marcado "fundos insuficientes."
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.Un assegno respinto per "fondi insufficienti".
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.Un chèque qui revient marqué " sans provisions ".
Üzerinde "Yetersiz miktar" yazan bir çek.Μία σημείωση που έχει επαναφέρει το μαρκάρισμα <<ανεπαρκή κεφάλαια>>.
Var olan bilgi ve sizin keşfettikleriniz, başta yetersiz ve diğer bilgilerle ilişkilendirmesi güç görünebilir.이미 알려진 정보와 여러분이 직접 알아낸 것은 처음에는 부족하고 다른 알려진 지식과 연관짓기 어려울지도 모릅니다.
Var olan bilgi ve sizin keşfettikleriniz, başta yetersiz ve diğer bilgilerle ilişkilendirmesi güç görünebilir.המידע הקיים, ומה שתגלו בעצמכם יכול להיראות בתחילה דל, ולא קשור לגופי ידע אחרים.
Var olan bilgi ve sizin keşfettikleriniz, başta yetersiz ve diğer bilgilerle ilişkilendirmesi güç görünebilir.إن المعلومات الموجودة مسبقا و ما تكتشفه بنفسك قد يكون للوهلة الأول غريبا وصعبا للربط مع بقية المعارف.
Ve böylelikle, bunun yetersizliğini kavramış olacağız.그럼으로써 우리는 비효율성, 혹은
Ve böylelikle, bunun yetersizliğini kavramış olacağız.los fosfatos. Pero en el último video vimos que estos dos se unen. O los dos reaccionan.
Ve böylelikle, bunun yetersizliğini kavramış olacağız.Und während wir das tun, werden wir dazu in der Lage sein,
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.1年に亘る学習の結果、沢山の驚きを発見しました
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.E temo che davvero non sia abbastanza.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Et j'ai vraiment peur que cela ne soit absolument pas assez.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Ik vrees dat het absoluut niet genoeg is.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.그리고 나는 이것이 절대적으로 불충분하다고 여기기 때문에 염려스럽습니다.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Na prawdę się boję, że to może nie wystarczyć.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Și mi-e teama că este absolut insuficient.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Und ich befürchte wirklich, dass es ganz und gar unzureichend ist.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.Y estoy realmente preocupado porque es absolutamente insuficiente.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.И съм наистина разтревожен защото това не е никак достатъчно.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.И я действительно боюсь, что этого абсолютно недостаточно.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.ואני באמת חושש שזה בהחלט לא מספיק.
Ve bunun tamamen yetersiz olduğundan korkuyorum.ومازلت قلقا جدا من أن هذا لن يكون كافيا.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Aus diesem Gefühl des Versagens heraus, erinnere ich mich, würde ich immer den Patienten untersuchen.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.A z toho pocitu selhání, jsem prostě začal pacienta vyšetřovat.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Dan dari perasaan kegagalan itu saya ingat, saya akan selalu memeriksa pasien.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.E da quel senso di fallimento, ricordo, che esaminavo sempre il paziente.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Et à cause de ce sentiment d'échec, je me souviens, j'examinais toujours le patient.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.I z tego poczucia porażki, pamiętam, że zawsze badałem pacjenta.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.그리고 그 실패감 외에는 전 항상 환자를 진찰하고 있었다고 기억합니다
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Och utav den känslan av misslyckande, minns jag, så undersökte jag alltid patienten.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.S emlékszem, a kudarcélmény miatt mindig megvizsgáltam a beteget.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Şi dincolo de acest sentiment de ratare, îmi amintesc că întotdeauna examinez pacientul.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Ud af den følelse af fiasko, husker jeg, jeg altid ville undersøge patienten.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Uit dat gevoel van mislukking herinner ik me dat ik altijd de patiënt onderzocht.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Và từ cảm giác thất bại ấy, tôi nhớ, tôi sẽ luôn kiểm tra bệnh nhân.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.Y de esa sensación de fracaso recuerdo que siempre debo examinar al paciente.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.И из-за этого чувства я всегда осматривал пациента.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.И си спомням, че в това чувство на безпомощност, аз винаги преглеждах пациента.
Ve hatırlıyorum, bu yetersizlik duygusundan dolayı her zaman hastayı muayene ederdim.ומתוך אותה תחושת כישלון, כך אני זוכר, הייתי בודק את החולה.