NDD; Doğa Yetersizliği Bozukluğuاضطراب نقص الطبيعة.
NDD; Doğa Yetersizliği Bozukluğuそして私たちの社会で起きているのも
Neden depresyondayım? Neden kalabalıkta kendimi yetersiz hissediyorum?لماذا انا مكتئب؟ لماذا اشعر بعجز بين الجماهير؟
Neden kalabalıkta kendimi yetersiz hissediyorum?Porque me sinto insuficiente numa multidão?
Neden kalabalıkta kendimi yetersiz hissediyorum?Proč se cítím v davu nedostatečný/á?
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Bien sûr, il aurait été facile de souligner qu'ils étaient un peu " limite ".
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Hubiera sido fácil para mi, marcarles donde se estaban quedando cortos.
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Sicher wäre es leicht gewesen, ihnen ihre Verfehlung vorzuhalten.
Nerede yetersiz kaldıklarını göstermek, haliyle, kolay olurdu.Разбира се, би било лесно да им посоча къде грешаха.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.노르웨이에서 수백만의 물고기떼가 죽었다는 기사를 보고 의문이 들었습니다. 수중에 부족한 산소가 문제가 아니었을까.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.láthattuk az újságban, hogy halak milliói pusztultak el Norvégiában. Oxigénhiány a vízben.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.lemos nos jornais que milhões de peixes morreram na Noruega. Falta de oxigénio na água.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.We lazen in de kranten over de massale vissterfte in Noorwegen. Gebrek aan zuurstof in het water.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.ראינו בעיתונים מיליוני דגים שמתו בנורבגיה. עקב חסר חמצן במים.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.رأينا في الصحيفة أن الملايين من الأسماك ماتت في النرويج. بسبب نقص الأوكسجين في المياه.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.ノルウェーで数百万匹の魚が 死んだという記事を読んだ時です 水中の酸素が不足したことが死因でした それでこんなことを考えたのです
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaAnche quella parola non basta.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaÄven det ordet summerar inte för det.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaMême ce mot n'est pas assez fort.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaNawet to słowo tego nie oddaje.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaNicht einmal das Wort kann es erfassen.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaNici chiar acest cuvant nu e de ajuns
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaSlovami sa to ani nedá opísať.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaZelfs dat woord is nog niet genoeg.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaΑκόμη και αυτή η λέξη δε το συνοψίζει όλο αυτό.
O bile yetersiz kalıyor durumu anlatmayaДаже это слово не подходит.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.He tenido clases que fueron tan bajas, academicamente tan deficientes que lloraba.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.J'ai eu des classes qui étaient si faibles, si académiquement faibles que j'en ai pleuré.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.У мене були класи, які були настільки слабкими, настільки відсталі у навчанні, що я просто плакала.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.כל כך גרועים מבחינה לימודית, שבכיתי.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.호흡기나 심장, 신장과 같은
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.On meurt de plus en plus de défaillance des organes,
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Cái chết của bạn là do cơ quan nội tạng mất dần chức năng, hay hệ hô hấp, hệ tim, thận
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.Det man dør af er tiltagende organ svigt, i luftvejene, hjertet, nyrerne, det organerne indeholder.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır. Solunum, kalp, böbrek, hangi organınız iflas ederse.To, na co umřete, je zhoršující se selhávání orgánů, vaše plíce, srdce, ledviny, nebo jiné orgány to zabalí.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.Вы умрёте от увеличивающейся недостаточности органов.
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.אנו מתים מקריסת מערכות הדרגתית,
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.ما نموت منه هو فشل عضوي متزايد،
Ölüm nedeniniz organ yetersizliğini arttırır.呼吸器 心臓 腎臓など
Ombudsman, kötü yönetim (yetersiz veya yanlış yönetim) durumlarını inceler.Europejski Rzecznik bada sprawy związane z niewłaściwym administrowaniem.
Ombudsman, kötü yönetim (yetersiz veya yanlış yönetim) durumlarını inceler.Καταγγελίε piορούν να υpiοβληθούν έσω αpiλού ή ηλεκτρονικού ταχυδροείου ή φαξ.
Ombudsman, kötü yönetim (yetersiz veya yanlış yönetim) durumlarını inceler.Омбудсманът разследва случаи на лошо управление.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Antes de a conhecer, eu passei por alguns resultados de pesquisa menos ótimos.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Antes de conocerla tuve algunos otros intentos no tan excelentes.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Avant que je la rencontre, j'ai examiné des résultats de recherche suboptimaux.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Înainte să o cunosc, am trecut prin niște rezultate de căutare suboptimale.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Innan jag träffade henne, gick jag igenom några mindre lyckade sökresultat.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim. (Kahkahalar)Bevor ich sie traf, durchforstete ich einige suboptimale Suchresultate (Gelächter)
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.제가 아내를 만나기 전에는 차선의 검색 결과를 조금 경험했습니다.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Předtím, než jsem jí potkal, prošel jsem mnoho podřadných výsledků. (Smích)
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Prima di incontrarla ho fatto ulteriori approfondite ricerche su internet.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Sebelum bertemu dengannya, saya mengunjungi beberapa hasil pencarian yang tidak optimal.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Voordat ik haar ontmoette, moest ik een aantal suboptimale zoekresultaten doorploegen.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Zanim ją poznałem, przejrzałem wyniki wyszukiwania.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Πριν να την συναντήσω σκανάρησα μερικά όχι τόσο αξιόπιστα αποτελέσματα αναζήτησης.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Перед тем, как я ее встретил, я изучил некоторые субоптимальные результаты поиска.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.Преди да я срещна, прегледах различни не дотам задоволителни резултати от търсенията ми.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.לפני שפגשתי אותה, עברתי דרך כמה תוצאות חיפוש לא טובות.
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.قبل أن ألتقي بها ، ذهبت من خلال بعض نتائج البحث دون المستوى الأمثل .
Onunla tanışmadan önce, yetersiz birkaç aramadan geçtim.最適以下の検索結果の女性達と会ってきました。 (笑)