Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Permessi non sufficienti per la cartella destinazione.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Permisos insuficientes en el directorio de destino.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Permissions insuffisantes dans le dossier cible.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Riittämättömät oikeudet kohdehakemistoon.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Thư mục đích không có đủ quyền hạn.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Unzureichende Zugriffsrechte im Zielordner.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Utilstrækkelige rettigheder i målmappe.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Μη επαρκείς άδειες στον κατάλογο προορισμού.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Недостатньо привілеїв в каталозі цілі.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Недостаточно прав для записи в целевую папку.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.Недостатъчно права в отправната директория.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.אין הרשאות מספיקות בספריית היעד.
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.صلاحيات غير كافية في الدليل الهدف
Hedef dizin içerisinde yetersiz izin.保存先のディレクトリで権限が不足しています。
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.모두들 알다시피 우리는 상호의존적인 세계에서 살아가고 있습니다. 3가지 주요 사항에서는 불충분하지만요.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Kita hidup di dunia yang saling tergantung, tapi memiliki kekurangan di 3 hal utama.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Toată lumea ştie că trăim într-o lume care se află în dependenţă reciprocă, dar care are trei mari neajunsuri.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Viviamo in un mondo che tutti sanno essere interdipendente ma essenzialmente inadeguato in tre modi.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.We leven in een wereld die wederzijds afhankelijk is, maar niet toereikend op drie manieren.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Ζούμε όπως όλοι μας γνωρίζουμε,σε έναν αλληλοεξαρτώμενο κόσμο, αλλά ανεπαρκή σε τρεις βασικούς τομείς.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Ми живемо у світі, який, як усім відомо, є взаємозалежним, але не самодостатнім у трьох основних галузях.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.Мы все знаем, что наш мир пронизан взаимными связями и при этом неэффективен по трём основным направлениям.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.אנו חיים בעולם שידוע לכל כבעל תלות הדדית, אך אינו מספק משלוש סיבות עיקריות.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.نحن نعيش في عالم يعرف الجميع أنه مترابط، لكنه به عجز في ثلاثة محاور رئيسية.
Hepimizin bildiği gibi, birbirine bağımlı fakat üç temel noktada yetersiz kalmış bir dünyada yaşıyoruz.主に3つの点で不十分です まず第一に 大きな不平等
Her gün pek çok insan yetersiz beslenmeden veya yiyecek kalitesinin düşüklüğünden ölüyor.Banyak orang meninggal setiap hari karena kekurangan makanan atau karena kualitas yang buruk.
Her gün pek çok insan yetersiz beslenmeden veya yiyecek kalitesinin düşüklüğünden ölüyor.Beaucoup de gens meurent quotidiennement par manque de nourriture ou à cause de sa mauvaise qualité.
Her gün pek çok insan yetersiz beslenmeden veya yiyecek kalitesinin düşüklüğünden ölüyor.Molte persone muoiono ogni giorno per mancanza di cibo o per la sua scarsa qualità.
Her gün pek çok insan yetersiz beslenmeden veya yiyecek kalitesinin düşüklüğünden ölüyor.Viele Menschen sterben jeden Tag an Unterernährung oder kontaminiertem Essen.
Her gün pek çok insan yetersiz beslenmeden veya yiyecek kalitesinin düşüklüğünden ölüyor.Много хора умират ежедневно поради липса на храна или поради ниското й качество.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Begge systemer er formentlig ufuldstændige, og tilgængeligheden af data er forskellig fra land til land.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Beide systemen zijn waarschijnlijk gebrekkig, en de beschikbaarheid van gegevens verschilt per land.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.É provável que ambos os sistemas sejam imperfeitos e os países diferem quanto à disponibilidade de dados.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Kumpikaan järjestelmä ei todennäköisesti ole täydellinen, ja tietojen saatavuus vaihtelee maittain.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Nici unul dintre cele dou≤ sisteme nu este perfect, iar disponibilitatea datelor difer≤ de la o †ar≤ la alta.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Oba systémy sú pravdepodobne nedokonalé a krajiny sa líšia v dostupnosti údajov.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Verjetno sta oba sistema nepopolna, države pa se razlikujejo glede razpoložljivosti podatkov.
Her iki sistemin de yetersiz olması mümkündür ve ülkeler veri bulunurluğu bakımından ayrılmaktadır.Възможно е двете системи да са несъвършени и да съществуват различия между страните в предоставянето на данни.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Alles war in schlecht beschrifteten, kakerlakensicheren Behältern ausgestellt.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Di mana semuanya dipajang pada tempat kedap kecoa dengan label buruk ini.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Donde todo estaba a la vista en envases a prueba de cucarachas mal etiquetados.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Et où tout était disposé dans des boîtes résistants à l'usure quasiment sans étiquette.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Khi mọi thứ được bày ra trong những thùng chống mọt được dãn nhãn một cách qua loa.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.모든 것들이 바퀴벌레 방지라고 표시된 상자 안에 전시되어 있었죠.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Unde totul era expus în coşuri categorisite prost, rezistente la gândaci.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Waar alles werd getoond in slecht gelabelde ongediertebestendige bakken.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Όπου τα πάντα εκτίθενταν σε φτωχούς κάδους προστατευμένους από τις κατσαρίδες.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Где все товары были выставлены в банках, защищённых от тараканов, с непонятными этикетками.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.Където всичко е било изложено в зле обозначени, устойчиви срещу хлебарки сандъци.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.בהם הכל היה מוצג בקופסאות המגינות נגד תיקנים עם תיוג עלוב.
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.حيث كان يعرض كل شيء داخل علب بسيطة فقط تمنع دخول الحشرات
Her şeyin hamamböcekli bölmelerde yetersiz işaretlerle sergilendiği.ゴキブリが入れないようになっている瓶のディスプレイ 生殖器のように
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% bé gái ở Ấn độ bỏ học bởi chúng không có một hệ thống vệ sinh đầy đủ tiện nghi.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% das raparigas na Índia desistem da escola porque não têm saneamento adequado.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25 % de las niñas en India abandonan la escuela porque no tienen servicios sanitarios adecuados.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% der Mädchen in Indien brechen die Schule wegen mangelnder sanitärer Anlagen ab.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% des filles en Inde quittent l'école parce qu'elles n'ont pas d'installation sanitaire adéquate.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% din fetele din India renunță la școală din cauză că nu beneficiază de canalizare adecvată.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% dziewczyn w Indiach rezygnuje ze szkoły, ponieważ nie mają odpowiednich warunków sanitarnych.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.인도 여학생들의 25%는 학교를 그만둡니다. 적절한 위생시설을 갖추지 못했기 때문이죠.