Albüm Bilgisi YetersizAlbumin tiedot keskeneräiset
Albüm Bilgisi YetersizDie Album-Informationen sind unvollständig
Albüm Bilgisi YetersizInformação do Álbum Incompleta
Albüm Bilgisi YetersizInformacije o albumu so nepopolne
Albüm Bilgisi YetersizInformación del álbum incompleta
Albüm Bilgisi YetersizInformacje o albumie są niekompletne
Albüm Bilgisi YetersizInformații incomplete album
Albüm Bilgisi YetersizInformations sur l'album incomplètes
Albüm Bilgisi YetersizInformazioni sull' album incomplete
Albüm Bilgisi YetersizNekompletné informácie o albume
Albüm Bilgisi YetersizNem teljes albuminformáció
Albüm Bilgisi YetersizNeúplná informace o albu
Albüm Bilgisi YetersizΠληροφορίες άλμπουμ ελλιπείς
Albüm Bilgisi YetersizИнформацията за албума е непълна
Albüm Bilgisi YetersizНеповна інформація про альбом
Albüm Bilgisi YetersizНеполные сведения об альбоме
Albüm Bilgisi Yetersizمعلومات الألبوم ناقصة
Albüm Bilgisi Yetersizアルバム情報が不完全です
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Az átlagboldogság nem a lényeget ragadja meg, mert amiről szól, az nem a pillanatról pillanatra megélt élmény.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Fericirea medie este, desigur, inadecvată, pentru că nu spune nimic despre experienţa momentană.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Gemiddeld geluk is natuurlijk niet juist, omdat het voorbijgaat aan de ervaring van moment tot moment.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Kebahagiaan rata-rata saja tidak cukup, karena itu tidak mencakup pengalaman dari setiap peristiwa.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.평균적인 행복이라는 것은 순간 순간마다의 경험에 대해 말하는 것은 아니기 때문에 물론 부적절합니다.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.La felicidad promedio es insuficiente, claro, porque no dice nada de la experiencia momento a momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.La felicità media è, certo, inadeguata, perché non parla dell'esperienza momento per momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Le bonheur moyen est, bien sûr, inadapté, car il ne tient pas compte du ressenti sur le vif.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Mas a felicidade média é inadequada, porque não menciona as experiências, momento a momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Η μέση ευτυχία είναι, φυσικά, ανεπαρκής, γιατί δεν αναφέρεται στην εμπειρία λεπτού προς λεπτό.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz."Середній рівень щастя", звичайно ж, не є відповідним, оскільки не апелює до миттєвих переживаннь.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Усредненото щастие е, разбира се, недостатъчно, защото това не показва преживявянията момент след момент.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.אושר ממוצע הוא כמובן לא מדד טוב, כי הוא לא מתייחס לחוייות שחווים מרגע לרגע.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.反映しないので 不十分な数値と言えるでしょう 従って ひとつひとつの経験を
Ama churnalism: yetersiz, baskı altında sürenin altında bulunmaktadır.Mas o "churnalismo" é: tens pessoas a menos, estás sob pressão, estás em cima do prazo.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Aber ich fürchte, das wird nicht genug sein.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Dar mi-e teamă că nu este suficient.
Ama korkarım ki bu yetersiz.그것은 아마 엄청난 일이 될 겁니다. 그런데 충분치 않아서 염려되기도 합니다.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Maar ik ben bang dat het niet genoeg is.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Mais je crains que cela ne suffise pas.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Ma temo che non sia abbastanza.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Obawiam się, że to może nie wystarczyć.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Pero me temo que no es suficiente.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Но боюсь, этого недостаточно.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Но се страхувам, че не е достатъчно.
Ama korkarım ki bu yetersiz.אך חוששני שאין בכך די.
Ama korkarım ki bu yetersiz.سيكون هذا شيئا عظيما ، لكنه لن يكون كافيا.
Ama korkarım ki bu yetersiz.ウォルマート以外の企業も全て同じことをしなければならないのです
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Emperisme er utilstrækkelig fordi, tja, videnskabelige teorier forklarer det sete med det usete.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Empirismus je nedostatečný, protože, no, vědecké teorie vysvětlují věci viděné v pojmech neviděného.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.경험주의론은 불충분한데 그 이유는 과학적 이론은 눈에 보이는 것을 눈에 보이지 않는 것들을 통해 설명하기 때문입니다.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Ο εμπειρισμός είναι ανεπαρκής γιατί, λοιπόν, επιστημονικές θεωρίες εξηγούν το ορατό με βάση το αόρατο.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.Емпиризмът не е адекватен, защото, ами, научни теории обясняват видимото от гледна точка на невидимото.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.האמפיריציזם אינו מספק כי, ובכן, תאוריות מדעיות מסבירות את הנראה באמצעות הסמוי.
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.التجريبية ليست كافية لأن ، حسناً النظريات العلمية تفسر المرئي من منظور غير المرئي
Ampirizm yetersizdir çünkü bilimsel teoriler görünenleri, görünmeyenlere dayanarak açıklar.なぜなら、 科学理論とは目に見えない観点から見えるものを説明するものだからです。 その目に見えないものを、私達は、
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz분명한 것은 만약 영양실조에 걸린 상태였다면 면역체계가 약했을 것이고
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzזה ברור שאם הייתם במצב של תת-תזונה עוד לפני שנדבקתם, הייתה לכם מערכת חיסונית מוחלשת,
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzيبدو واضحاً انه إذا كنت منذ البداية ضعيف التغذية، و لديك جهاز مناعي ضعيف،
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz免疫システムが弱かったら インドやアフリカの 貧しい国に住んでいるなら
Archibald galibinin yetersiz bir seçim olması tekrarlanan bir olaydı:Un tema recurrente sobre el Archibald es que el ganador es una pobre elección:
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil.Bukan lagi membicarakan bagaimana mengatasi kekurangan.