Ana içeriğe geç
Sözlük

yetersiz ile cümle

yetersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yetersiz ışıklandırma.放無量光明。
Zaten savaş başlamadan önce bile yetersizlikleri ve kullanım alanının sınırlığını ortaya çıkmıştı.在战前他们就暴露出他们的虚弱和缺乏有效性。
Fakat Sovyet pilot eğitimleri fazlasıyla yetersizdi.另一方面,飞行员自身也缺乏经验。
Eğitim ve sağlık hizmetleri yetersizdir.他們的素養和健康水平低。
Ancak yetersizdir. ^ Yerelnet盛德大业,未极斯已。
Ancak delil yetersizliğinden dolayı mahkemede beraat ederek serbest kaldı.事後因為缺乏證據而釋放他。
Zaten güçlerinin yetersiz olduğunu düşündüklerinden kente karşı bir harekete de girşmediler.牠們肯定不會攻擊入侵者,所以估計牠們的巢相距甚遠。
Ancak bu yetersiz olur.但这不是充分的。
Sonunda küçük kız yetersiz beslenmeden ölür.在此同時妻子死於營養失調。
Nedenleri arasında uzun süreli açlık, yetersiz beslenme gibi durumlar yer alabilir.長期的營養不良可能導致飢餓死亡。
Çünkü ona göre bu ceza yetersizdir.此三者以為文,不足。
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.砂眼是導致兩百二十萬人視力衰退的原因,當中有120萬人甚至已全盲。
Ekonomik yetersizlikten dolayı genç nüfus göç etmektedir.人类也因为资源短缺不得不寻找新的资源。
Uçakla ilgili teknik bilgiler ise yetersizdir.记录显示客机没有技术问题。
Dolayısıyla bu teori de sürüklenme kuvvetini açıklamak için yetersiz bulundu.最后,這理論未能描述引力。
Ancak bu yetersiz olur.그러나 그것만으로는 부족하다.
Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır.결국 이 사건은 증거 불충분으로 종결됐다.
İnsan araştırmalarının bu yetersizliği kifayetsizdi.희생자들의 개인적인 환경은 조사가 부족했다.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.지속성 기관지 확장제가 충분하지 못한 경우 보통 흡입형 코르티코스테로이드를 추가한다.
Diğer problem ise modellerin hız değişimini açıklamakta yetersiz olmasıydı.또 다른 문제는 행성의 속도가 변하는 것처럼 보이는 이유를 그의 모형이 설명하지 못한다는 점이다.
Ancak, bu ilişkilendirmelere ait kanıtlar yetersizdir.그러나 그의 연관을 증명할 증거는 충분하지 않았다.
Sonrasında değiştirilen bazı ifadeler ve delil yetersizliği gibi sebepler gösterilerek 2. Lige alındı.원판결의 증거된 서류 또는 증거물이 확정판결에 의하여 위조 또는 변조인 것이 증명된 때 2.
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.부정확한 지도 때문에 첫 번째 등반대는 산을 찾지 못하기도 했다.
İçme suyu vardır fakat yetersizdir.술은 마실 수는 있지만, 굉장히 약하다.
Delillerin yetersiz olduğunu söyleyen hakimler idamı için hüküm vermekten kaçındıklarından mahkeme uzun sürdü.판결을 뒷받침하는 증거가 너무 약하다고 느낀 많은 사람들이 의문을 제기했다.
Ayrıca eğitim şartlarının yetersizliği de insanları şehre sürüklemiştir.하지만 이러한 생산의 가속은 도시에 불행의 요소를 증진시키기도 한다.
Newton bile açıklanamaz uzaktan etkileşim konusunda kendini yetersiz hissetmiştir.뉴턴은 자신의 조석이론이 조석운동을 설명하는 데 완전하지 못하다는 것을 알고 있었다.
Bundan dolayı eğitim imkânları yetersiz kalmaktadır.종류에 따라서 교육과정이 천차만별이다.
"Deliller 18 saat sonra yetersiz".나머지는 모두 반감기가 18시간 미만이다.
Birlikler yetersiz eğitildi.부족한 인력은 육군에서 차출되었다.
Geri dönüşüm tesislerimiz oldukça yetersizdir.부가 버전의 주기는 상당히 짧다.
Bu gerçek olsaydı doğal seleksiyon yetersiz beyinleri olan insanları elerdi.לכן אילו זה היה נכון, תהליך הברירה הטבעית היה מחסל את מוחם הגדול של אנשים.
DD: (Yetersiz veri): Üzerinde yeterli bilgi bulunmayan türler.חסר נתונים (DD) - מין שחסרים נתונים לגבי מצבו האמיתי.
Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır.בסופו של דבר נסגרו החקירות בשל חוסר ראיות.
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.מפות שכאלה היו הסיבה לכישלון המשלחת הראשונה שיצאה לטפס על ההר.
Bir komedi drama olamamış, yetersiz kalmış.ציוריה אינם משוימים ואינם מתוארכים.
O sınırlı İngilizce becerisi ve yetersiz para ile ABD'ye geldi.היא הגיעה ללא אמצעים כלכליים ועם ידיעה מועטת באנגלית.
Ancak bu yetersiz olur.אבל לנו אין זה מספיק.
Temel kaygı duygusu kişinin kendisinin yetersiz olduğu ve bu eksikliğini farkında olmasıdır.לא קיים שום בסיס אורגני לחששותיו של אותו אדם לגבי כך שהוא באמת חולה.
Medreseler yetersiz kalıyordu.חסידיו היו מועטים.
Sanayileşme yetersizdi ve üretim büyük ölçüde tarıma dayalıydı.לרוב, אין הדבר היינו הך, והעסקים מגבילים למעשה את הייצור.
Çünkü mühimmat yetersizdi.התחמושת הלכה ואזלה.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.הם ציפו לסיוע צרפתי, אך זה הגיע מעט מדי ומאוחר מדי.
Ancak iki şüpheli delil yetersizliğinden serbet bırakıldı.שתי האשמות אלו התבררו כחסרות הוכחות מספיקות.
Panzerkeil, yetersiz bir önlem olarak kaldı.לרשות החזאים לא עמדו אז כלים יעילים לחיזוי.
Yetersiz toprağa ve az oranda tatlı suya sahiptir ve toprakları tarım için uygun değildir.האי תלול וקטן מדי כדי לשמש לצורכי חקלאות וגם אין בו מים מתוקים.
Sebze üretimi yetersizdir.ייצור הזרעים הוא בלתי סדיר.
Ancak, yapılan bu hamlenin ardından dolardaki devalüasyon oranının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır.בהמשך התברר כי שטר חוב זה הוא חסר כל ערך.
İspanyolların ağır toplarının menzilleri yetersiz kalıyordu.אבידות הספרדים היו כבדות.
Şüphesiz genel kültür yetersizliğinin rolü burada büyüktür.אומנם חוסר האמון של חלק מן הרבנים בהתרבות זו לא נעלם כליל.
Bu stadın yetersiz olması nedeniyle 23 Aralık 1934 tarihinde yeni bir stadyum yapıldı; Estadio Los Cármenes.Този стадион е съществувал малко, защото на 23 декември 1934, нов стадион е открит: Естадио лос Карменес.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Заболяването е причината за слабото зрение при 2.2 милиона хора, от които 1.2 милиона са напълно слепи.
Cerrahi müdahale bazı durumlarda yetersiz mali kaynak ve olanaksızlıktan dolayı kısıtlıdır.В някои случаи хирургическото лечение е ограничено поради недостатъчни финансови ресурси и наличност.
İçme suyu vardır fakat yetersizdir.Пият и вода, но много малко.
Sezar'ın kanun yapma yetkisini engellemeye yönelik bu girişim yetersiz kalmıştı.Тези опити за възпрепятстване на законите на Цезар се оказват неуспешни.
Medreseler yetersiz kalıyordu.Валежите са недостатъчни.
Hükümetlerin yetersizliği Dördüncü Cumhuriyet rejimini zayıflatmıştır.Но външната политика предлага и предизвикателства, които не са по силите на слабата Четвърта република.
Ölümü konusunda hala delil yetersizliği ve şüpheler vardır.Измъчват го съмнения и неувереност.
Ama İbrahim Paşa yetersiz deliller sebebiyle sürgün edilemedi.Феля е пусната поради липса на доказателства.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Възможно е също да се получи посиняване на кожата (цианоза), поради недостиг на кислород.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod