Bu iki üçgenin eş olduğunu kanıtlamak için yeterince bilgi yok. .لم يعطيك المعلومات الكافية لأن تقول ان تلك المثلثات متطابقة بلا شك
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.Dat was de eerste poging, maar met onvoldoende substantie om te vertellen wat ik wilde vertellen over Rome.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.Ese fue mi primer intento, pero no me pareció suficiente para transmitir lo que quería transmitir sobre Roma.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.처음 해 본 시도인데, 로마에 대해 제가 전하고자 하는 모든 걸 실제적으로 충분히 전하진 못한 거 같아요.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.To było pierwsze podejście, jednak wydaje się to niezupełnie tym, co chciałem Wam pokazać w Rzymie.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.זה היה הנסיון הראשון, אבל זה לא נראה מספיק מבוסס כדי להעבירר את כל מה שרציתי להעביר על רומא.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.وقد كانت هذه هي محاولتي الاولى ، لكنها لم تبدو كافية. لنقل كل ما هو أردت أن أسرده عن روما.
Bu ilk teşebbüstü ama Roma hakkında iletmek istediğim şeyleri iletmek için yeterince önemli gözükmedi.でも私が伝えたいローマを十分に 紹介できてないと思い それならば有名な広場だけを紹介しようかと考え
Bu konuda hiçbir zaman yeterince örnek gördüm dememelisiniz.충분한 예제를 풀어 볼 수 있습니다.
Bu konuda hiçbir zaman yeterince örnek gördüm dememelisiniz.Nunca puedes ver suficientes ejemplos aquí.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Du tänker inte igenom tillräckligt och det är därför dina kalkyleringar är fel, och dina krediter inte räcker.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Je denkt niet goed genoeg na over dingen en daarom zijn je berekeningen fout, en kloppen je punten niet.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Nie myślisz wystarczjąco o rzeczach, dlatego twoje obliczenia są złe, a twoje punkty się nie sumują.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Stvari ne premisliš, zato so tvoji izračuni napačni kreditnih točk pa ni dovolj.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Δεν σκέφτεσαι αρκετά τα πράγματα και γι'αυτό οι υπολογισμοί σου ήταν λάθος, και οι μονάδες δεν σου φτάνουν.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Ты думала об этом не достаточно, и поэтому твои расчеты ошибочны, а оценки не улучшаются.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.את לא חושבת מספיק על דברים לעומק ולכן החישובים שלך לא נכונים, .והנקודות שלך לא נוספות
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.أنتِ لا تفكرين بما يكفى بخصوص أى شىء ولهذا السبب حساباتك كانت خاطئة ودرجاتك لا تتحسن
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.単位は増えないんだぞ ペク・スンジョ
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.그런식으로 교육하면 안됩니다. 오늘날은 그런 시대가 아니니까요..
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Mit alldem können wir uns heute aus Zeitgründen nicht befassen - es ist ein umfassendes Thema.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Nie możemy wejść w ten przedmiot, bo nie mamy czasu - a temat jest szeroki.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Non possiamo esaminarlo nel dettaglio perché non c'è tempo... è un argomento vasto.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.No podemos entrar en eso hoy porque no hay tiempo -- es un tema amplio.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Nous ne pouvons pas nous étendre sur ce sujet par manque de temps -- c'est un sujet très vaste.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Nu putem să intrăm în acest domeniu azi pentru că nu este timp -- este un subiect vast.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Мы не можем обсуждать эти вопросы сегодня из-за недостатка времени — это обширная тема.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.Не можем да навлизаме в тази тема днес, защото няма време... темата е обширна.
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.אין לנו זמן להיכנס לכך היום --
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.ليس في إمكاننا اليوم أن نمضي في هذا الموضوع فالوقت غير متسع--
Bu konuya bugün giremeyiz çünkü yeterince zaman yok -- geniş bir konu.これは幅広い問題です ひとつ言えることは
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."Hij kreeg hetzelfde antwoord: "Breng je beste werklieden, en als ze goed genoeg zijn, zal ik ze aannemen."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."Il reçut la même réponse : "Amenez-moi vos meilleurs ouvriers, et s'ils sont assez bons, je les engagerai."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."그 역시 같은 대답을 받았습니다. "당신이 찾을 수 있는 최고의 일꾼들을 데려오세요. 그들이 실력이 좋다면 저는 그들을 고용할 것입니다."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım.""Ngài hãy mang đến những nhân công tốt nhất mà ngài biết, và nếu họ đáp ứng yêu cầu, tôi sẽ thuê họ."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."Ő is ezt a választ kapta: "Hozza a legjobb munkásokat, akiket talál, és ha elég jók, alkalmazni fogom őket."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım.""Prineste mi najlepších robotníkov, akých nájdete, a ak sú dosť dobrí, najmem ich."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım.""Tráigame los mejores obreros que encuentre y si son lo suficientemente buenos los contrataré".
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım.""Φέρε μου τους καλύτερους εργάτες που θα βρεις, κι αν αξίζουν, θα τους προσλάβω."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım.""Вы приведите мне лучших, которых сможете найти, и, если они достаточно хороши, я их найму."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."הוא קיבל אותה תשובה: "אתה תביא את העובדים הטובים ביותר שתוכל למצוא, ואם הם טובים מספיק, אני אשכור אותם."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."تلقى نفس الآجابة ."أجلب لي أفضل العمال الذين تستطيع إيجادهم , وان كانوا جيدون بما يكفي , سوف أقوم بتوظيفهم ."
"Bulabileceğiniz en iyi işçileri bulun ve eğer yeterince iyilerse, onları işe alacağım."仕事ができるなら雇うとも」 ここで 黒人牧師は白人市長よりも いい結果を出したわけですが
Buldukları şey, aslında yeterince emek istemiyordu.Zjistili, že příprava vyžaduje příliš málo úsilí.
Buna bayılırlar. Yeterince acıklı görünmüyor muyum zaten?Sehe ich nicht tragisch genug aus?
Buna dayanamam. Şimdiye kadar yeterince duydum.Ik zal me sterk houden, Tot nu toe houdt ik het vol.
Buna dayanamam. Şimdiye kadar yeterince duydum.Nesnesu to, mám už toho dost...
Buna dayanamam. Şimdiye kadar yeterince duydum.Neznesiem to, mám už toho dosť...
Buna dayanamam. Şimdiye kadar yeterince duydum.Non lo posso sopportare, ne ho fin sopra i capelli.
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?A questão é: existem suficientes ferimentos graves para que haja um custo-benefício?
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?De vraag is zelfs of - zijn er voldoende ernstige verwondingen opdat de baten zouden opwegen tegen de kosten?
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?Die Frage ist sogar, ob es genügend schwere Verletzungen gibt, damit sich die Herstellung lohnt?
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?Il punto è -- ci sono abbastanza lesioni gravi da renderli costo-efficaci?
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?그 질문이란 그 방법들이 비용효율이 좋다고 할만큼 충분한 중상사례가 있느냐는 겁니다. 답하기 어렵죠.
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?La pregunta es, incluso, si hay suficientes lesiones serias para hacer esto rentable.
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?השאלה היא, אפילו אם - האם ישנם מספיק פציעות קשות .כדי לעשות אותם כדאיים כלכלית? זה די מטעה
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?والسؤال هو حتى لو كان -- هل هناك ما يكفي من الاصابات الخطيرة لجعل هذه فعالة من حيث التكلفة؟ انه سؤال محير
"Bunları daha uygun maliyetli yapacak kadar yeterince ciddi yaralanmalar söz konusu mu?発生しているのでしょうか 彼等が正しかったとしても 十分に費用効果が高いかどうかは
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.A potenciális munkaadó nincs megelégedve a tudásukkal.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Cei care încearcă să-i angajeze, cred că ei nu știu destul.