Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterince ile cümle

yeterince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Ceux qui essayent de les utiliser pensent qu'ils n'en savent pas assez.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Chi cerca di usarla pensa di non saperne abbastanza.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Diegenen die hen willen tewerkstellen vinden dat ze te weinig weten.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Diejenigen, die versuchen sie anzuwenden, denken sie wissen nicht genug.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.수학을 도입하려고 시도하는 사람들은 그들이 제대로 알진 못한다고 생각합니다.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Los que tratan de aplicarla creen que no saben lo suficiente.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Mereka yang ingin menerapkannya berpikir bahwa pengetahuan mereka kurang.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Những người muốn ứng dụng toán thì nghĩ rằng họ chưa biết đủ.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Os que tentam usá-la pensam que não sabem o suficiente.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Przyszli pracodawcy sądzą, że uczniowie wiedzą za mało.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Ti co se je snaží zaměstnat si myslí, že studenti neví dost.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Tí, ktorí ju chcú využiť, si myslia, že nevedia dosť.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Όσοι προσπαθούν να τα χρησιμοποιήσουν, πιστεύουν ότι δεν ξέρουν αρκετά.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Правителствата осъзнават, че е важно за икономиката, но не знаят как да го подобрят.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.Те, кто пытается взять их на работу, считают, что их знаний недостаточно.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.המעסיקים אותם סבורים שהם אינם יודעים מספיק.
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.والذين يوظفون هؤلاء الطلاب يعتقدون انهم لم يتعلموا بما فيه الكفاية
Bunları işe alanlar ise yeterince bilmediklerini düşünüyorlar.即戦力になる人材がいないと言います 経済に対する数学の影響力に気づいていながら
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Daar zie je genoeg van in de media.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Davon sieht man genug in den Medien.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Ezt eleget látjuk a médiában.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Jest tego za dużo w telewizji.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Je toho dost v médiích.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Kamu cukup banyak melihat itu di media.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.그런 건 미디어에서 충분히 볼 수 있거든요.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Mấy thứ đó đã được chiếu đủ trên truyền thông rồi.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.On en voit assez dans les médias.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Quelle si vedono già nei media.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Toho vidíte dosť v médiách.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Vedeţi destul din astea în mass-media.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Vemos o suficiente disso nos media.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Ya hay demasiado en los medios.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Αυτά τα βλέπουμε αρκετά στα μέσα.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Има го достатъчно по медиите.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.Этого добра СМИ достаточно показывают.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.רואים זאת מספיק בתקשורת.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.نشاهد الكثير من ذلك في وسائل الاعلام.
Bunları medyada yeterince görüyoruz.你系媒體度都見到啦。
Bunları medyada yeterince görüyoruz.私は素晴らしい人々を見せたいんだ
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.Alors maintenant qu'on a bien compris que tout revenait au même, concentrons nous sur la réponse
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.De her er altså alle ens, så lad os udregne svaret.
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.여기 있는 식들은 모두 같습니다
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.Så eftersom alla de här är lika, och eftersom vi har jobbat med det så mycket så räknar vi ut svaret.
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.Έτσι όλα αυτά είναι ισοδύναμα και μιας και ασχοληθήκαμε τόσο μαζί του ας βρούμε και την απάντηση.
Bunların hepsi aynıdır. Bunun üzerinde yeterince durduğumuza göre cevabı bulalım.Всички тези са равнозначещи и понеже работихме достатъчно, нека просто да открием отговора.
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.우리가 이 회의에서 무어의 법칙이라든지,뭘 작게 만드는 것에 대해서만 많이 얘기를 했기때문에, 크게 만드는 것에 대해서 한번 얘기합시다.
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.מכיוון שדיברנו הרבה על חוק מור ומיזעור של דברים בכנס הזה, אז הבה ונדבר על לעשות את הדברים גדולים.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Consecinţele acesteia pentru ecosistemul marin sunt încă greu de înţeles, dar ar putea fi substanţiale.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.De gevolgen hiervan voor het mariene ecosysteem begrijpen we nog niet goed, maar ze kunnen aanzienlijk zijn.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Die Folgen für das marine Ökosystem sind noch nicht klar, könnten aber erheblich sein.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Důsledky těchto skutečností pro mořský ekosystém jsou dosud nedostatečně prozkoumány, ale mohly by být značné.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Konsekvenserna för det marina ekosystemet är fortfarande dåligt kända, men de kan bli betydande.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Posledice tega za morske ekosisteme še slabo razumemo, vendar se lahkoizkaže,dasoprecejšnje.
Bunun, deniz ekosistemi açısından sonuçları hâlâ yeterince anlaşılamamakla birlikte, hayatî önemde olabilir.Последиците от това за морската екосистема, все още са слабо разбрани, но могат да бъдат значителни.
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?"작은 기기에도 사용할 수 있는지 묻습니다.
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?""Quelle est la taille minimale que vous pouvez obtenir ?"
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?""Πόσο μικρό μπορείς να το κάνεις αυτός Μπορείς να το κάνεις αρκετά μικρό;"
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?""Колко малко можете да го направите" Можете ли да го направите достатъчно малко?"
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?""כמה קטן תוכלו לעשות את זה? אתם יכולים לעשות את זה קטן מספיק?"
"Bunu ne kadar küçük yapabilirsiniz? Yeterince küçültebilir misiniz?"كم ستستطيع أن تصغرها ؟ هل تستطيع أن تجعلها صغيره كفاية ؟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeterince ile cümle - Sayfa 50 - yeterince kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App