Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.C'est assez long pour qu'une génération entière de directeurs parte en retraite.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Das reicht, um eine ganze Generation Manager in Rente zu schicken.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Dat is lang genoeg voor een generatie managers om met pensioen te gaan.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Es tiempo suficiente para que una generación de gerentes se retire.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Ez épp elég idő arra, hogy a vezetők egy generációja nyugdíjba menjen.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Isso é tempo suficente para uma geração de gerentes se aposentar.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Je to dost dlouhá doba na to, aby generace ředitelů odešla do důchodu.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.한 세대의 경영자들이 은퇴하기에 충분한 시간입니다.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Suficient ca să iasă de pe scenă o generație de manageri.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.To wystarczająco długo, aby pokolenie kierowników mogło przejść na emeryturę.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Αρκετός χρόνος για μια γενιά διευθυντών να αφυπηρετήσει.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Цього часу достатньо, щоб змінилося ціле покоління керівників.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.Этого времени достаточно, чтобы сменилось целое поколение управленцев.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.זה זמן ארוך מספיק לדור שלם של מנהלים לפרוש.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.انها مدة طويلة بما يكفي لتقاعد جيل مديرين.
Bu bir nesil yöneticinin emekli olması için yeterince uzun bir zaman.つまり 当初の幹部は
Bu, çok fazla fakat yeterince verimli çalışmadığınız anlamına geliyor.Significa que trabajan arduamente pero no son lo suficientemente productivos.
Bu çözüm iki başlangıç değeri için yeterince genel değil. -A to rozwiązanie nie jest wystarczająco ogólne dla dwóch warunków początkowych.
Bu çözüm iki başlangıç değeri için yeterince genel değil. -E esta solução não é geral o bastante para dois valores iniciais.
Bu çözüm iki başlangıç değeri için yeterince genel değil. -ופתרון זה הוא לא מספיק כללי עבור שני תנאים התחלתיים.
Bu çözüm iki başlangıç değeri için yeterince genel değil. -وهذا الحل ليس عاماً بما يكفي لاثنين من الشروط الأولية.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim.Ale to moje bezpieczeństwo, sir.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim.Ini pengamanku, Pak.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim.Jamen, det här är min säkring, sir.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim. -Jersey aksanı ha?Toto je moja topánka synak... ...a nakopem ťa s ňou ako koňovi zadok.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim. -Jersey aksanı ha?Vi er færdige her.
Bu da benim botum evlat. Ve yeterince hızlı vurup kıçına sokmayı bilirim.Ok, asta e cizma mea, fiule... ...şi se potiveşte exact pe curul tău.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.Gerade mal genug für ein Album, einen Film-Soundtrack oder eine Museumsinstallation.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.앨범이나 영화 주제가로, 또는 박물관에서 쓸 수 있었습니다.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.lo suficientemente bueno para un álbum o una banda sonora de una película o una instalación en un museo.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.Tämä riitti yhteen albumiin tai elokuvan ääniraidaksi tai museon installaatioon.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.Досить добре для музичного альбому або саундтреку з фільму або музею.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.שהוא מספיק טוב לאלבום או לפסקול של סרט או להתקן במוזיאון.
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.لانتاج البوم او موسيقى تصويريه او لافتتاح متحف
Bu da bir albüm, bir film müziği veya bir müze kurulumu için yeterince iyi.博物館で使えるほど 質のよいものです でも今は地球温暖化と
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.C'est aussi bien comme ça, car ça peut rester là.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Das ist auch gut so, weil der Müll bleiben kann, wo er ist.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Det gør heller ikke noget, for det kan sagtens blive, hvor det er.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Điều đó không sao cả vì chất thải vẫn ở nguyên chỗ đó
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.E tot aia, pentru că pot sta acolo unde sunt.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Ez ugyanolyan jó, mert maradhat ahol van.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.아시다시피, (핵폐기물은) 그 곳에 두어도 그대로 있어요.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.LImbah itu akan tetap ada di sana.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Ma non c'è problema, possono starsene benissimo lì.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Menos mal que puede quedarse donde está.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Net zo makkelijk, omdat het kan blijven waar het is.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Och det är lika bra, eftersom den kan stanna kvar där den där.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.To dobrze, ponieważ mogą one pozostać tam gdzie są.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.To je ale stejně jedno, protože klidně můžou zůstat, kde jsou.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Είναι μια χαρά, διότι μπορεί να μείνει εκεί που είναι.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.Да и просто потому, что отходы могут там оставаться неопределённо долго.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.И така може, защото могат да останат, където са си.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.זה בסדר, היא יכולה להישאר שם.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.ذلك جيد أيضاً، لأنها يمكن أن تظل حيث هي.
Bu da yeterince iyi, çünkü olduğu yerde kalabilir.一方 CO2は
Bugün yeterince çalıştım.Ich hab heute schon genug harte Arbeit gemacht.
Bugün yeterince çalıştım. - Sorun değil, Nat.Det är bra, Nat, ja.
Bu iki üçgenin eş olduğunu kanıtlamak için yeterince bilgi yok. .이 두 삼각형이 정확하게 같다는 정보를 제공하지 않기 때문이죠.
Bu iki üçgenin eş olduğunu kanıtlamak için yeterince bilgi yok. .Nemáme dosť informácií na to, aby sme mohli povedať, že tieto trojuholníky sú určite rovnaké.
Bu iki üçgenin eş olduğunu kanıtlamak için yeterince bilgi yok. .Nemáme dost informací na to, abychom mohli říct, že tyto trojúhelníky jsou určitě stejné.