Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterince ile cümle

yeterince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Não existem muitas palavras adequadas para os conceitos de que vamos falar.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Není mnoho dobrých slov pro pojmy, o kterých budeme hovořit.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nie je veľa dobrých slov na koncepty, o ktorých budeme hovoriť.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nie ma zbyt dużo dobrych słów opisujących koncepcje, o których będziemy rozmawiać.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nincs igazán sok jó szó a fogalmakra amikről beszélni fogunk.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.No hay muchas palabras útiles para los conceptos que vamos a describir.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Non ci sono tante parole adatte per i concetti dei quali parleremo oggi.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nu există prea multe cuvinte potrivite pentru conceptele despre care vom vorbi.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Tidak banyak kata yang tepat untuk menunjukkan konsep yang akan saya kemukakan.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Δεν υπάρχουν πολλές σωστές λέξεις για τις έννοιες για τις οποίες θα μιλήσουμε.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Не съществуват много подходящи думи за концепциите, които ще обсъждаме тук.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.У нас очень мало подходящих слов, чтобы выразить понятия, о которых сейчас пойдёт речь.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.אין הרבה מילים טובות עבור המושגים עליהם נדבר.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.لا يوجد كثير من الكلمات الجيدة للأفكار التي سنتكلم عنها.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.良い言葉があまりないのです 安全を
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Apa kau memberitahuku bahwa aku tidak cukup cantik?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Azt mondja nekem, hogy nem vagyok elég szép?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?¿Estás diciéndome que no soy lo suficientemente bonita?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?¿Estás diciéndome que no soy lo suficientemente bonita?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Êtes vous en train de me dire que je ne suis pas assez bien ?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Mi sta dicendo che non sono abbastanza bella?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Mówicie mi, że nie jestem wystarczająco ładna?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?Ý anh muốn nói là tôi chưa đủ đẹp sao?
Bana yeterince güzel olmadığımı mı söylüyorsun?هل تود أن تقول أني لست جميلة بالقدر الكافي؟
Başlayayım bakalım. - Yeterince iyi. Şimdi de eksenleri çizeyim.Vamos ver, vamos ver se eu consigo -- Eu devo desenhar isso bem grande
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Dans le monde occidental, nous avons assez.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Di dunia Barat, kita sudah berkecukupan.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.En el mundo occidental ya tenemos suficiente.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.I den vestlige verden har vi jo nok.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.In der westlichen Welt haben wir doch genug.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.In de Westerse wereld hebben we genoeg.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.În lumea Occidentală avem destul.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.I västvärlden har vi nog.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Na zachodzie mamy wystarczająco dużo.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Na západe mame predsa dostatok všetkého.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Na Západě přece máme všeho dostatek.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Nel mondo occidentale, abbiamo abbastanza.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.No mundo ocidental, temos que chegue.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.Ở phương Tây, chúng ta có đủ.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.В западният свят имаме достатъчно.
Bati dunyasinda, her seye yeterince sahibiz.В Западном мире нам всего хватает.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.A veces no tienen suficiente comida. Viven bajo el umbral de la pobreza.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Câteodată nici nu au suficientă hrană. Ei trăiesc sub limita sărăciei.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Czasami nie mają nawet wystarczająco jedzenia. Żyją poniżej granicy ubóstwa.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Emellanåt har de inte ens tillräckligt med mat. Och de lever sina liv under fattigdomsgränsen
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Kadang - kadang mereka bahkan tidak memiliki cukup makanan. Dan mereka hidup di bawah garis kemiskinan.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.때로는 그들은 충분한 음식 조차도 없습니다. 그들은 빈곤선 아래서 살고 있습니다.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Manchmal haben Sie nicht einmal genug Essen. Sie leben unterhalb der Armutsgrenze.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Néha nincs is elég ennivalójuk. És a szegénységi küszöb alatt élnek.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Niekedy dokonca nemajú dosť jedla. A žijú pod hranicou chudoby.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Nogen gange har de ikke engang nok mad. Og de lever under fattigdomsgrænsen.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Občas toho jídla ani nemají dostatek. A žijí pod hranicí chudoby.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Parfois ils n'ont même pas assez à manger. Et ils vivent sous le seuil de pauvreté
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Por vezes, não têm sequer comida suficiente. Vivem abaixo da linha da pobreza.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Qualche volta non hanno neanche abbastanza cibo. E vivono sotto la soglia di povertà.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Soms hebben ze niet eens genoeg voedsel. Ze leven onder de armoedegrens.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Thậm chí đôi khi họ không có đủ thức ăn. Và họ sống dưới mức nghèo đói.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Včasih nimajo niti dovolj hrane in živijo pod mejo revščine.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Μερικές φορές δεν έχουν καν αρκετό φαγητό. Και ζουν κάτω από το όριο της φτώχειας.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Деколи їм навіть бракує їжі. Вони живуть за межею бідності.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod