Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterince ile cümle

yeterince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Иногда им даже не хватает еды. И они живут за чертой бедности.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Понякога те дори не разполагат с достатъчно храна. И те живеят под прага на бедността.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.ולפעמים אין להם אפילו מספיק אוכל. והם חיים מתחת לקו העוני.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.واحيانا لا يملكون الطعام الكافي وهم يعيشون تحت خط الفقر
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.「貧困ライン」を下回る生活をしています 20億人の人々が
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Bagi sebagian pendukungnya Chavez masih kurang jauh melangkah
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Dla niektórych z jego zwolenników Chavez zatrzymał się w pół drogi
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Einigen seinen Unterstützern, geht Chávez nicht weit genug.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.För vissa av hans anhängare har Chavez ännu inte gått tillräckligt långt.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Néhány támogatója szerint Chavez nem ment elég messze.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Nekateri njegovi podporniki menijo, da Chaveu ni šel dovolj daleč.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Para alguns dos seus simpatizantes, Chávez não foi tão longe como devia.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Per alcuni dei suoi sostenitori, Chavez non ha ancora fatto abbastanza
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Pre niektorých jeho priaznivcov Chávez nezašiel dostatočne ďaleko.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Για μερικούς από τους υποστηρικτές του, ο Τσάβες δεν έχει κάνει αρκετά.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Для некоторых его сторонников Чавес заходит недостаточно далеко
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.Според някои от неговите поддържници, Чавес още не е направил достатъчно.
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.,לטענת חלק מתומכיו .צ'אבס לא הלך רחוק מספיק
Bazı destekçilerine göre, Chávez yeterince ileri gitmedi.昔からなじみの障害物が 残っています
Bedenim yeterince normal.Beh, il mio corpo è abbastanza normale.
Bedenim yeterince normal.Bueno, mi cuerpo es bastante normal.
Bedenim yeterince normal.Min krop er normal.
Bedenim yeterince normal.Min kropp är normal.
Bedenim yeterince normal.Moje ciało jest dość normalne.
Bedenim yeterince normal.O meu corpo é suficientemente normal.
Bedenim yeterince normal.-Ruumiini on normaali.
Bedenim yeterince normal.Το σώμα μου είναι αρκετά φυσιολογικό.
Bedenim yeterince normal.Ну, тело моё вполне нормально.
Bekle. Charlotte, izin ver açıklıyım. Yeterince duydum, teşekkürler.Περίμενε. "σε με να σου εξηγήσω, Σάρλοτ. "κουσα αρκετά, ευχαριστώ.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.A ja, między innymi jako Muzułmanin, uważam, że biały człowiek jest dość inteligentny.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.> Und ich jedenfalls, als Muslim, glaube, dass der Weisse Mann klug genug ist.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.그리고, 하나, 이슬람교도로 백인은 충분히 지적.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.Εγώ, τουλάχιστον, σαν Μουσουλμάνος πιστεύω ότι ο λευκός είναι αρκετά έξυπνος.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.و أنا، للواحد، كمسلم يؤمن أن الرجل الأبيض ذكي بما يكفي.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.黒人が本当はどう感じるのか気づくことを。
Bence bu yeterince iyi.but they sure are
Bence bu yeterince iyi.Cred că e destul de bun.
Bence bu yeterince iyi.Dit is goed genoeg
Bence bu yeterince iyi.Jeg tror, ​​det er godt nok.
Bence bu yeterince iyi.Je pense que c'est assez bon.
Bence bu yeterince iyi.Myślę, że jest dość dobra.
Bence bu yeterince iyi.Penso vada abbastanza bene.
Bence bu yeterince iyi. Tamam.Creo que esta suficientemente bien
Bence bu yeterince iyi. Tamam.さて、直線の傾きについて計算し、
Bence bu yeterince iyi.Vypadá to jako přímka.
Bence bu yeterince iyi.Мисля, че това е достатъчно добре.
Bence bu yeterince iyi.اعتقد انه جيد بما فيه الكفاية
Bence yeterince yakınız.Aku rasa kita cukup dekat.
Bence yeterince yakınız.Blizu smo.
Bence yeterince yakınız.Estamos muito perto.
Bence yeterince yakınız.Máme k němu blíž.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.Estamos cerca, quizá te haya oido.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.Il a dû t'entendre...
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı. Kötü haberlerim var.Σε τέτοιο ύψος μπορεί και να σ'άκουσε. "σχημα νέα.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.Nyt ollaan niin lähellä, että Hän ehkä kuuli.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.So nah wie wir dran sind, muß er das gehört haben!
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.Stąd powinien lepiej słyszeć.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.- Vi är så nära att Han kan ha hört dig.
Bence yeterince yakınız. Seni duymuş olmalı.أعتقد أننا قريبين بالقدر الكافى ربما يستطيع سماعنا
Bence yeterince yakınız.- Siamo vicini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod