Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Este un proces, sănătos şi inteligibilă suficient - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Es un proceso, sensato y comprensible lo suficiente - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "É um processo, sã e inteligível o suficiente - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "E 'un processo sano di mente ed intelligibile abbastanza - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Ez egy folyamat, józan és érthető elég - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Het is een proces, gezond van geest en begrijpelijk genoeg - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It'sa prosessi, tervejärkinen ja ymmärrettävä tarpeeksi - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It'sa proses, waras dan cukup dimengerti - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It'sa процес, нормален и разбираем достатъчно "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It'sa процес, при здоровому розумі і зрозумілими достатньо - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "It'sa процесс, в здравом уме и понятными достаточно - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Je to proces, rozumné a srozumitelné dost - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Je to proces, rozumné a zrozumiteľné dosť - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "제정신 충분히 가능한 즐기는 과정 - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Ona je proces, sane in razumljivi dovolj - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Proces It'sa, rozsądny i zrozumiały wystarczy - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "Πρόκειται για μια διαδικασία, λογικός και κατανοητή αρκετά - "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, "إنها عملية ، واضح بما فيه الكفاية عاقل -- "
Aklı başında ve yeterince anlaşılır ettireceğimiz bu süreç, ""それは恐ろしいです!"ケンプは言った。 "どのように地球上の - ?"
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Aber wir können einander berühren, einander vielleicht sogar schmecken, wenn wir nahe genug herankommen.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Ale możemy się nawzajem dotykać, nawet smakować, jeśli wystarczająco się do siebie zbliżymy.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Ale můžeme se navzájem dotknout, případně se trochu ochutnat.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Dar putem să ne atingem, poate ne putem gusta, dacă ajungem suficient de aproape.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.De meg tudjuk egymást érinteni, ízlelni is talán, ha elég közel kerülünk.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Invece possiamo toccarci, forse anche assaggiarci se ci avviciniamo abbastanza.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.그러나 우리는 서로 만질 수 있고, 충분히 가깝다면 서로의 맛을 볼 수 있습니다.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Lahko se dotikamo, celo okušamo, če smo si dovolj blizu.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Mais nous pouvons nous toucher, nous goûter peut-être, si on s'approche assez.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Mas podemo-nos tocar, saborear, talvez, se nos aproximarmos o suficiente.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Nhưng chúng ta có thể chạm vào nhau, thậm chí nếm nhau nếu ta tới đủ gần
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Pero que podamos tocarnos, saborearnos quizás, si nos acercamos lo suficiente.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.We kunnen elkaar aanraken, misschien zelfs proeven, als we dicht genoeg komen.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Αλλά μπορούμε ν αγγίξουμε ο ένας τον άλλο, να γευτούμε ίσως, αν βρεθούμε πολύ κοντά.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Можем да се докосваме взаимно, вероятно и да усещаме вкуса си, ако се приближим достатъчно един до друг.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.Но мы можем дотронуться друг до друга; возможно, попробовать друг друга на вкус, если мы достаточно близки.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.אבל אנו יכולים לגעת אחד בשני, לטעום אחד את השני אולי, אם נתקרב מספיק...
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.لكننا نستطيع لمس بعضنا البعض، حتي تذوق بعضنا، لو أقتربنا بما فيه الكفاية.
Ama birbirimize dokunabiliyoruz, belki yeterince yaklaşsak tadımıza da bakabiliriz.心を読みあうことはできない 不思議な事です
Ama bu yeterince adil.Dobrze, na razie wystarczy.
Ama bu yeterince adil.그것은 꽤 공평하다.
Ama bu yeterince adil.Na schön.
Ama bu yeterince adil.Nou, dat was duidelijk, of niet.
Ama bu yeterince adil.Pero bueno, suficiente con eso
Ama bu yeterince adil.Хоча це справедливо.
Ama bu yeterince adil.זה הגיוני ביותר
Ama bu yeterince adil.ولكن، هذا عادل بما فيه الكفاية
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.9歳の子に伝えるなら こうしましょう
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Aber das ist nicht sexy genug.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Dar asta nu e prea atrăgător.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.De ez nem elég vonzó.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.하지만 그건 매력이 없습니다.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Lenže ten nie je dosť sexy.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Maar dat is niet sexy genoeg.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Mais c'est pas assez sexy.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Ma non è abbastanza attraente.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Mas isso não é suficientemente "sexy".
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Mutta se ei ole tarpeeksi seksikästä.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Nhưng nó vẫn chưa đủ hấp dẫn.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Pero eso no es lo suficientemente atractivo.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Tapi itu tidak cukup seksi.