Onu yapmak için yeterince vaktimiz yok.We don't have enough time to do that.
Sanırım zaten onu yeterince yaptım.I think I've already done that enough.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yoktu.We didn't have enough time to do that.
Onu yapmak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to do that.
Onu yapmak için yeterli paramız yoktu.We didn't have enough money to do that.
Keşke bir araba satın almak için yeterli param olsa.I wish I had enough money to buy a car.
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Geçen gece yeterince uyumadıysan bir şekerleme yapmalısın.If you didn't get enough sleep last night, you should take a nap.
İstediğim motosikleti almam için hâlâ yeterli param yok.I still don't have enough money to buy the motorcycle that I want.
Tom üst rafa ulaşmayı denedi, ancak yeterince uzun değildi.Tom tried to reach the top shelf, but he wasn't tall enough.
Bence Tom henüz yeterince yapmadı.I think Tom hasn't done enough yet.
Tom'un yapması gereken şeyi yapmak için yeterli zamanı vardı.Tom had enough time to do what he had to do.
Tom'un yapılması gereken şeyi yapmak için yeterli zaman vardı.Tom had enough time to do what had to be done.
Tom, yapması gerekeni yapmak için yeterli zamana sahipti.Tom had enough time to do what he needed to do.
Tom bunu tek başına yapacak kadar yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that by himself.
Tom, almak istediğini almak için yeterli paraya sahipti.Tom had enough money to buy what he wanted to buy.
Tom'un yapılması gerekenleri yapmak için yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, satın alması gereken her şeyi almak için yeterli paraya sahipti.Tom had enough money to buy everything he needed to buy.
Tom yapması gerekeni yapmak için zar zor yeterli zamana sahip olduğunu biliyordu.Tom knew he barely had enough time to do what he had to do.
Tom ihtiyacı olanı almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he wanted.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money to buy what he wanted.
Tom yapmak istediklerini yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he barely had enough time to do what he wanted to do.
Tom yapılması gerekenleri yapmak için yeterli zamanı olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom yapılması gereken şeyi yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what needed to be done.
Tom, yeterli parasının olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money.
Tom bunu yapmak için yeterli zamanının olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do that.
Tom'un ihtiyaç duyduğu şeyi alması için yeterli parası vardı.Tom had enough money to buy what he needed.
Tom onu yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough time to do that.
Tom onu yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do that.
Tom yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money.
Onu yapmak için henüz yeterince iyi değilsin.You're not well enough yet to do that.
Hâlâ onu yapmak için yeterince iyi görünmüyorsun.You're not well enough to do that yet.
Onu yapmak için henüz yeterince iyi değilsiniz.You're not well enough to do that yet.
Onu seninle yapamam, çünkü yeterince param yok.I can't do that with you because I don't have enough money.
Herkese yeterli yiyecek ve giyecek verildiEveryone was given enough food and clothing.
Herkes yeterli miktarda yiyecek ve giyecek aldı.Everyone has received a sufficient amount of food and clothing.
Yeterli vakitleri var.They have enough time.
Yiyecek almak için yeterince param yok.I don’t have enough money to buy food.
Yeterince var; daha fazla istemiyorum.I have enough; I don't want more.
Cennete gitmek yeterli değil, seni oraya götürmek istiyorum.It's not enough to go to heaven, I want to take you there.
Hafta sonu, öğrenmek için yeterli zamanınız olacak.On the weekend you'll have enough time to learn.
Bu kadar yeter, boşanmak istiyorum.That's it, I want a divorce.
Tom bunu yapmak için yeterince büyük.Tom is old enough to do that now.
Tom'un böyle bir şey yapmak için yeterince çılgın olacağını düşünmüyorum.I don't think Tom would be crazy enough to do something like that.
Satın almak istediğimi almak için yeterli param yoktu.I didn't have enough money to buy what I wanted to buy.
Tom'a yeterince yardım etmiyorsun.You don't help Tom enough.
Satın almak zorunda olduğum şeyi almak için yeterli param yoktu.I didn't have enough money to buy what I had to buy.
Tom, öğretmek için Fransızcayı yeterince iyi bilmiyor.Tom doesn't really know French well enough to teach it.
Yapmak zorunda olduğum şeyi yapmak için yeterli zaman yoktu.I didn't have enough time to do what I had to do.
Yeterli param olmadığını Tom'a söyledim.I told Tom that I didn't have enough money.
Öğlen yemeği için yeterince zamanım yoktu.I didn't have enough time to eat lunch.
Bunu yapmak için yeterince enerjim yoktu.I didn't have enough energy to do that.
Tom, içki içmek için yeterince yaşlı olmadığını söylediTom said he wasn't old enough to drink.
Bunu yapmak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to do that.
Tom yalnız yaşamak için yeterince yaşlı değil.Tom's not old enough to live alone.
Yeterli param olmadığını biliyorumI know I don't have enough money.
Tom ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.I'll work in Boston next year.
Tom bunun yeterince iyi olmadığını söyledi.Tom said that's not good enough.