Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Böyle yetenekli bir teşekkür siz ama eğer ama bilmiyorum Hala atlantic city üzerineمثل هذه المواهب شكرا لكم ولكن ولكن لا أعرف ما إذا كنت الرجال لا يزال في المدينة على المحيط الأطلسي
Böyle yetenekli bir teşekkür siz ama eğer ama bilmiyorum Hala atlantic city üzerine君たちがある場合が、しかし、あなたは知らない まだアトランティックシティの上の あなたの専門が何であるかを知らない限り この1
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.그것은 사용되어야 하며 적용되어야 합니다 외부 세계에 알려져야 합니다 이러한 지식과 기술들이
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.To musi stać się jasne, trzeba pokazać światu, że ta wiedza i umiejętności są istotne po dziś dzień.
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.יש להשתמש, ליישם ולהראות לכל שאר העולם - כי הידע והכישורים הללו
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.يجب أن تستخدم ويجب أن تطبق يجب أن تعرض للعالم الخارجي بأن هذه المعرفة والمهارات
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.正因為呢啲知識同技能今日仲有用 佢哋應該推展到全世界同埋廣泛應用
Bu bilgi ve yetenekler kullanılmalı, bugün bile önemli oldukları tüm dünyaya gösterilmeli.活用され 応用され 現代でも有効なのだと 外の世界に示されなければなりません
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Ez nem tehetség kérdése, csak nem akarok lemaradni semmiről, amiért nő vagyok.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Ini bukan masalah kemampuan, Aku tidak ingin dilindungi, hanya karena aku perempuan
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Je ne veux pas être mise à l'écart sous prétexte que je suis une femme.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Không phải do thực lực, mà bởi vì tôi là con gái. Tôi không muốn vì lý do đó mà chịu mất mát.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Non si tratta di capacitā. Non voglio rinunciare a qualcosa solo perché sono una ragazza.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.أنها ليس مسألة مهارة,ـ أنا فقط لا أرغب بالحماية لأني فتاة
Bu bölgede düzinelerce dil olduğu için orada bir çok yetenekli çalışanımız var.그러므로 정말로 많은 언어들을 처리할 수 있습니다. 그곳에는 똑똑한 사람들이 많거든요.
Bu bölgede düzinelerce dil olduğu için orada bir çok yetenekli çalışanımız var.Nel team ci sono un sacco di persone in gamba.
Bu bölgede düzinelerce dil olduğu için orada bir çok yetenekli çalışanımız var.Vì có hàng chục ngôn ngữ khác nhau nên có rất nhiều những người giỏi ở đó.
Bu bölgede düzinelerce dil olduğu için orada bir çok yetenekli çalışanımız var.لأكثر من عشرات، عشرات من اللغات لوجود الكثير من الأشخاص الأذكياء
Bu çabucacık geliştireceğin bir yetenek çünkü bakışının meyveleri son derece tatlı.Este un talent pe care îl dezvolti repede pentru că fructele introspecției tale sunt atât de dulci.
Bu çabucacık geliştireceğin bir yetenek çünkü bakışının meyveleri son derece tatlı.Je to schopnost, kterou rozvineš rychle, protože ovoce takového pozorování je tak sladké.
Bu çabucacık geliştireceğin bir yetenek çünkü bakışının meyveleri son derece tatlı.Είναι μια δεξιότητα που θα αναπτύξεις γρήγορα, επειδή οι καρποί της παρατήρησής σου είναι τόσο γλυκοί.
Bu doğuştan gelen bir yetenek değil. Doğuştan gelen yetenek bir masaldan ibaret.Това не е вроден талант.
Bugün bu salonda inanılmaz bir bireysel yetenek bolluğu var.확실한 것은 여기에서 풍성하게 볼 수 있는 개인적인 재능들이
Bugün bu salonda inanılmaz bir bireysel yetenek bolluğu var.מה שבטוח הוא שהכשרונות הרבים שהופגנו כאן בשפע כזה
Bugün bu salonda inanılmaz bir bireysel yetenek bolluğu var.ما هو مؤكد هو أن المواهب الفردية عرضت في وفرة هذه هنا،
Bugün bu salonda inanılmaz bir bireysel yetenek bolluğu var.皆さんの個性的な才能が その注意を
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.이건 대단해요. 우리가 100억개의 정신과 100억개의 재능이 한 데에 모일 것이라는 말이니까요.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.100億の意思と労働力 100億の才能が集まるということです ですから私の信じる
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.È incredibile, significa che avremo 10 miliardi di menti a lavorare insieme, 10 miliardi di talenti riuniti.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.Prima, het betekent dat 10 miljard geesten samenwerken, 10 miljard talenten samen.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.Thật tuyệt, thế nghĩa là chúng ta có 10 tỉ khối óc cùng làm việc, 10 tỉ tài năng cùng hội tụ.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.To je skvělé, znamená to, že budeme mít 10 miliard myslí pracujících dohromady. 10 miliard talentů dohromady.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.To wspaniałe. Oznacza bowiem, 10 mld umysłów pracujących wspólnie. 10 mld utalentowanych ludzi.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.И это замечательно, потому что это объединит 10 миллиардов умов, 10 миллиардов талантов.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.Това е страхотно, това означава, че ще имаме 10 милиарда умове работещи заедно, 10 милиарда таланти заедно.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.זה מעולה, זה אומר שהולכים להיות לנו 10 מיליארד מוחות שעובדים יחד, 10 מיליארד כשרונות יחד.
Bu harika bu beraber çalışabileceğimiz 10 milyar zihin 10 milyar yetenek anlamına gelir.هذا عظيم . هذا يعني انه سيكون لدينا ١٠ بلايين عقل يعملون معاً ١٠ بلايين موهبة مجتمعة
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Als die twee trouwen, denk is na hoe getalenteerd hun kinderen zullen zijn?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Če se tadva poročita, pomislite, kako talentirane otroke bosta imela?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Daca cei doi se casatoresc gandeste-te cat de talentati vor fi copiii lor?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Jeśli ta dwójka weźmie ślub, pomyśl jak bardzo utalentowane może być dziecko?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Jika keduanya menikah, pikirkan tentang bagaimana berbakatnya anak-anak mereka nantinya?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Nếu hai đứa lấy nhau, thử nghĩ xem con cái chúng sẽ tài năng biết bao?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Om dom två gifter sig, tänk hur talangfulla deras barn skulle bli?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Se quei due si sposassero pensi a quanto talentuosi saranno i loro figli.
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Si ces deux-là se marient, pensez à comment seront leurs enfants.
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Wenn sie heiraten, denken Sie mal, wie talentiert ihre Kinder sien werden.
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Αν παντρευτούν σκεφτείτε πόσο ταλαντούχα θα είναι τα παιδιά τους;
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?Если эти двое сойдутся, вы только представьте, как талантливы будут их дети?
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ??תחשבו אם שני אלו ייתחתנו, כמה הילדים שלהם יהיו כישרוניים
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?إذا تزوج هذان الاثنان, فكرا كم قد يكون أطفالهما أذكياء؟
Bu ikisi evlenirse, çocuklarının nasıl yetenekli olacaklarını hiç düşündünüz mü ?事業をやっ来て思うのは 最も重要なのは人間だという事です
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.모두 해킹 기술을 10대 초중반에 익혔습니다.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Det er allesammen mennesker der lærte deres hacker-evner mens de var i deres teenage-år.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Het zijn allemaal mensen die hun hacking-vaardigheden leerden in de vroege tot midden tienerjaren.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Jsou to lidé, kteří se hackování naučili v raných až středních pubertálních letech.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Mindegyikük tinédzserkoruk elején-közepén sajátították el a hackelés fogásait.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sie alle lernten ihre Hacking-Fertigkeiten in ihrer frühen bis mittleren Jugend.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sono tutte persone che hanno sviluppato le loro abilità di hacker nella loro prima e media adolescenza.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Todos aprendieron de piratería al inicio y mediados de la adolescencia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod