Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.Education aims to develop potential abilities.
Öğrenciler, okuma yeteneklerini geliştirmeliler.Students should develop their reading skills.
Biz onun yetenekli bir adam olduğunu kabul ediyoruz.We admit that he is a man of ability.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.Musical talent can be developed if it's properly trained.
Müzik için yetenek onların kanında akar.Talent for music runs in their blood.
Yetenek farkını onlara gösterdim.I showed them the difference of ability.
Nancy yetenekli bir hemşiredir.Nancy is a capable nurse.
Bay Thomas gerçekten çok yetenekli bir öğretmen.Mr Thomas is a very able teacher.
Bunun yeteneklerini göstermek için iyi bir fırsat olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think this is a good opportunity to show off your talents?
Yazar kendi kitabında çok yetenek göstermez.The author doesn't display much talent in his book.
Aktörün çok yetenekli olduğu konusunda seninle aynı fikirdeyim.I agree with you that the actor is very talented.
Kız örgü örmede yeteneklidir.The girl is skillful at knitting.
Kız parmakları ile yeteneklidir.The girl is skillful with her fingers.
Bu sıradan bir yetenek değildir.This isn't any ordinary ability.
Bu iş yüksek derecede yetenek gerektiriyor.This work calls for a high degree of skill.
Gerçek yetenek, sonunda kazanır.Real ability wins in the end.
Bu aktör hem yakışıklı hem de yetenekli.That actor is both handsome and skillful.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.Fluency in English is a very marketable skill today.
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Ben yetenekli miyim?Am I talented?
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Onun yeteneklerine çok inancım yok.I don't have much belief in his abilities.
Yetenekli bir tamirci makul ücretler kazanır.A skilled mechanic earns decent wages.
Kız müzikal yetenekten yoksundu.The girl lacked musical ability.
Denizcilerin tüm yetenekleri fırtınanın şiddetine boyun eğdi.All the skill of the sailors gave way to the violence of the storm.
Kimin en yetenekli olduğunu düşünüyorsun?Who do you believe is the most capable?
Bu adam yalan söylemede oldukça yeteneklidir.The man is quite capable of telling lies.
Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.Ability is the only factor considered in promoting employees.
Onun yetenekli bir sanatçı olduğundan şüphe etmeye yer yok.There is no room to doubt that he is a gifted artist.
İki ya da üç tane oldukça yetenekli asistanı vardı.He had two or three rather competent assistants.
Onun doğuştan yetenekleri var.He has natural gifts.
Onun karısı oldukça yetenekli bir kadındır.His wife is quite a talented woman.
Erkek kardeşi çok yetenekli bir doktor.His brother is a very capable doctor.
Onun yetenekleri çok mükemmeldi ve farklıydı.His abilities were very great and various.
Onun görünüşüyle yeteneklerini bilemezsin.You can't know his merits by his appearance.
O, konuşma sanatında yeteneklidir.He has a good art of talking.
O, sınavı geçmeli, zira o çok yeteneklidir.He ought to pass the examination, for he is very capable.
O, ressamlık için yeteneklidir.He has an aptitude for painting.
O ünlü bir şair ve yetenekli bir diplomattı.He was a famous poet and a competent diplomat.
Yeteneklerini iyi kullanır.He makes good use of his talents.
O, yetenekleri hakkında övündü.He boasted about his skills.
O, bir yetenek insanı.He is a man of ability.
Ona birçok yetenekler bahşedilmiş.He is endowed with many talents.
O hiç kuşkusuz yetenekli bir lider.He is admittedly an able leader.
O yetenekli bir mühendistir.He is an able engineer.
O yetenekli bir bankacı.He is an able banker.
O yetenekli bir avukat.He is a capable lawyer.
Biz onun yeteneklerini abartamayız.We cannot overestimate her ability.
Piyanoda büyük yetenek gösterdi.She showed great skill on the piano.
O, yeteneklerini gösterdi.She displayed her talents.
Yeteneklerini sergiledi.She displayed her talents.
Yetenekli bir sanatçıdır.She is a gifted artist.
Özel bir yetenekle donatılmıştır.She is endowed with a special talent.
O sadece güzel değildi, aynı zamanda yetenekliydi.She was not merely beautiful, but also talented.
Pek çok yeteneklerim var.I have many abilities.
Yetenekli bir sporcu cesur olmalı.An able sportsman should be brave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod