Ana içeriğe geç
Sözlük

yeten ile cümle

yeten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir ressam olarak büyük bir yeteneği var.He has a great talent as a painter.
O, ressamlık için yeteneklidir.He has an aptitude for painting.
O ünlü bir şair ve yetenekli bir diplomattı.He was a famous poet and a competent diplomat.
Hâlâ bir çocukken görme yeteneğini kaybetti.He lost his eyesight when he was still a child.
Yeteneklerini iyi kullanır.He makes good use of his talents.
O, yeteneğinden emindir.He is confident of his ability.
O, yetenekleri hakkında övündü.He boasted about his skills.
O, bir yetenek insanı.He is a man of ability.
Bir pilot olarak yeteneğinden çok gurur duyuyor.He is very proud of his skill as a pilot.
Ona birçok yetenekler bahşedilmiş.He is endowed with many talents.
O çalma yeteneğine sahiptir.He is capable of stealing.
O, onun yeteneğini kıskanıyor.He is jealous of her talent.
O, onun yeteneğine hiç şaşırmadı.He was not at all surprised at her ability.
O hiç kuşkusuz yetenekli bir lider.He is admittedly an able leader.
Onun görme yeteneği kötü.His eyesight is bad.
Yeteneği onu zirveye taşıdı.Her ability took her to the top.
O yetenekli bir mühendistir.He is an able engineer.
O yetenekli bir bankacı.He is an able banker.
O yetenekli bir avukat.He is a capable lawyer.
Onun dans için yeteneği var.She has a talent for dance.
Onun biraz edebi yeteneği vardır.She has some literary talent.
Onun biraz edebi yeteneğe sahiptir.She has some literary talent.
O, kehanet yeteneğine sahiptir.She has a gift for prophecy.
Onun peygamberlik yeteneği var.She has a gift for prophecy.
Onun sanatsal yeteneği ortaya çıktığında o otuz yaşın üzerindeydi.She was over thirty when her artistic talent emerged.
Onun yeteneği şaşırtıcıdır.Her talent is amazing.
Onun yeteneği erken çiçek açtı.Her talent blossomed early.
Onun ayağı ile yazma yeteneği şaşırtıcı.Her ability to write with her foot is amazing.
Biz onun yeteneklerini abartamayız.We cannot overestimate her ability.
Hiç kimse onun edebi yeteneğinin farkında değil.No one was aware of her literary talent.
Piyanoda büyük yetenek gösterdi.She showed great skill on the piano.
O, yeteneklerini gösterdi.She displayed her talents.
Yeteneklerini sergiledi.She displayed her talents.
Yetenekli bir sanatçıdır.She is a gifted artist.
Onun benim yeteneğim hakkında yanılsaması yok.She has no illusion about my ability.
O, yabancı dil yeteneğinden faydalanabileceği bir iş arıyor.She is looking for a job where she can make use of her foreign language ability.
Kendi yeteneğini küçümseme eğiliminde.She tends to underestimate her own ability.
O büyük edebi yeteneği olan bir kadın.She is a woman of great literary ability.
Özel bir yetenekle donatılmıştır.She is endowed with a special talent.
Onun müzikte olağanüstü bir yeteneği var.She has an extraordinary ability in music.
O sadece güzel değildi, aynı zamanda yetenekliydi.She was not merely beautiful, but also talented.
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.She prides herself on her skill in cooking.
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her unusual talent.
Pek çok yeteneklerim var.I have many abilities.
Sorun onun yeteneği değil, karakteridir.It's not his ability, but his character that is at issue.
Yetenekli bir sporcu cesur olmalı.An able sportsman should be brave.
Yetenekli dedektif trajedinin nedenini araştırmak üzere atanmıştır.The capable detective was assigned to investigate the cause of the tragedy.
İlerleyen yaşı onun görme yeteneğini etkilemeye başlıyor.His old age is beginning to affect his eyesight.
Hızla ve yavaşça gelişen yetenekler vardır, değil mi?There are abilities that improve rapidly and those that improve slowly, aren't there?
İki erkek çocuğundan daha yetenekli olandır.He is the more capable of the two boys.
Ben onun yeteneğine hayranım.I admire his talent.
Şu iki çocuk neredeyse İngilizcede aynı yeteneğe sahip.Those two boys have about the same ability in English.
O, yetenekli bir avukattır.He is an able lawyer.
Kazada görme yeteneğini yitirdi.He lost his sight in the accident.
O çok yetenekli bir adam.He's a very talented man.
O görme yeteneğini kaybetti.He lost his eyesight.
Hayatta bazı şeyler kontrol etme yeteneğimizin ötesindedir.Some things in life are beyond our ability to control.
Bu herkesin sahip olduğu bir yetenek gibi görünüyor.It looks like it's an ability that everyone has.
Onlar yetenekli öğrenciler.They're able students.
Biz yetenekli dansçılarız.We're able dancers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod