Çok yeteneklidir ve özel saldırısı Koyu üflemedir.His special skills are Double Shadow Swarm Attack and Treble Shadow Swarm Attack.
Dil kullanımında çok yeteneklidir.I was very careful in the use of language.
Alacakaranlık'ta Alice'in geleceği görme yeteneği Bella'yı korumalarında yardımcı olmuştur.Throughout Twilight, Alice uses her ability to see the future and help Bella when she is in danger.
Buffy doğum gününde sahip olduğu bütün avcılık yeteneklerini kaybeder.Buffy's superhuman powers are her birthright.
Bu yeteneği Karınca Adam'ın güçlerine çok benzer.The horse's skill is as important as the rider's in this kind of wrestling.
Bu yeteneğini kendini yakalamaya çalışanlardan kaçarken kullanmaktadır.It was this knowledge that drove them to try to escape.
Nanorobotik, nano-ölçekte çalışan bazı işlevselliğin kendi kendine yeten makinelerine odaklanır.Nanorobotics centers on self-sufficient machines of some functionality operating at the nanoscale.
Özdirenç materyalin elektrik akımına karşı koyabilme yeteneğinin ölçülmesidir.Resistivity is a measure of the material's ability to oppose electric current.
Yemek pişirmekle, temizlikle ve alışverişle sorumludur ve oldukça da yeteneklidir.Living with only his father, he does all the cooking and shopping and thus is an excellent chef.
Onun özel bir yeteneği olduğu anlaşılan optikte başarı sağladı.Quickly, it appeared that she had a great talent.
Hint müzik yetenek yarışması X Factor India nın 1. Sezon juriliğini yaptı.In 2011, he became a judge on the Indian music talent show X Factor India Season 1.
Sanatçı, yeteneğine güvenmediği için 40 yaşına kadar ustalardan ders almayı sürdürdü.Philosophy was prohibited to be learned until the age of forty.
Yetenekli bir anagram yazarı olduğu söylenmekteydi.He was reportedly an excellent marksman.
Esperantoyu da anlama yeteneğine sahipti.In addition, he was able to speak conversational Esperanto.
Metal daha da işlem shaderi getirerek GPGPU programlama yeteneklerini geliştirdi.Metal improves the capabilities of GPGPU programming by using compute shaders.
Türkiye'den çok az sayıda üstün yetenekli öğrenciler üniversiteye kabul edilmiştir.As mentioned, very few students are able to obtain a university degree.
Bir sıvının elektrostatik yükü koruma yeteneği, onun elektriksel iletkenliğine bağlıdır.The ability of a fluid to retain an electrostatic charge depends on its electrical conductivity.
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.They also often have supernatural or extraordinary abilities.
Yeteneğinden dolayı takma adı "Hayalet Miria"dır.He is the third person to use the name Mister Miracle.
Şahin biçimine dönüşebilme yeteneğine sahiptir.Ui has the ability to turn into a cat.
O dönemden sonra çizerlik yeteneğini, askerî tarih üzerine yazdığı kendi kitaplarında kullandı.He has since used his drawing skills to illustrate a number of his own military history books.
Yeteneğin tamamen içten geldiğine inanıyorum.However, he has complete faith in their abilities.
Bu kuklanın yetenekleri bilinmemektedir ve Sasori ile olan çatışmada parçalanmıştır.His fate is unclear and he may have been killed in the battle.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.He was so talented as a musician and a thinker.
Bu üstün elektronik yetenekleri HÜRKUŞ’u sınıfının en iyilerinden biri yapmaktadır."The greatest product which we will realize from our electronic era is the better educated race.
1957'de Erivan Devlet Konservatuvarı'na girdi ve müzik yeteneği keşfedildi.She entered the Yerevan State Musical Conservatory in 1957 and her singing talent soon became clear.
Siz insana yeteneği veremezsiniz, siz insana kapasite veremezsiniz.You have no power; you have no resources.
Genç yetenekli bir kardeşimiz.Such a talented young man.
Bu oyunlarda atletler koşu, yürüyüş, atlama ve atma yeteneklerini gösterirler.In the game, players can walk, jump and fly.
Bu yeteneklerin etkisini artırır ve oyun ilerledikçe oyuncunun daha kabiliyetli olmasını sağlar.More difficult tests become available as the player progresses.
İsa'nın mucizeleri, Hristiyan ve İslam kaynaklarında İsa'ya atfedilen doğaüstü yeteneklerdir.The miracles of Jesus are the supernatural deeds attributed to Jesus in Christian and Islamic texts.
Ben'in yalan söylemede mükemmel yeteneği vardır.Elisabeth is a true talent at Directing.
Dövüş yeteneğini amerikan güreşindeki bazı hareketlerden etkilenerek uygulamaktadır.Perhaps unintentionally, political infighting developed among some Americans.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Skinwalker Humans that have the ability to shape shift into an animal.
Ayrıca karakterin kullanılabilen özel yeteneği ise; sürüş sırasında zamanı yavaşlatabilmesidir.The special ability that Franklin can use is the ability to slow down time whilst driving.
Çete üyelerinin hepsinin kendine özgü yetenekleri vardır.All the participants should have good police skills.
Yetenekli ustalar halen Dhow gemilerinin yapımına devam etmektedirler.The owners are well satisfied with the way the boat works.
Önce finale kalan yeteneklerden 2 tanesi seçildi.The first two were qualified for the final.
Bu terim Japon yetenek ajansları tarafından pazarlanılır.This article is about the Japanese talent agency.
Eisentein bu filmde montaj yeteneklerini de test etmiştir.Bertha demonstrated her significant technical capabilities on this journey.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.He had a phenomenal musical talent.
Çeşitlerine göre değişen özel yetenekleri vardır.They all have special abilities that vary.
Masolino'nun dönüşüne kadar o eski yetenekli öğrencisinden öğreniyordu.By the time Masolino returned he was learning from his talented former student.
Hocalarımın hepsi "Senin yeteneklerin çok farklı."Our careers are Scho different".
Kelime oyunları, mantık ve fantezideki yeteneği sayesinde ün kazanmıştır.He was noted for his facility at word play, logic and fantasy.
İnsanlar bazen onun yeteneğini göremiyorlar.Sometimes doesn't know his own strength.
Deri kanserlerini tedavi etme yetenekleri de araştırılmaktadır.Research is also being done into their ability to treat skin cancers.
Üstbilişsel bilgileri kullanabilme yeteneği ise, üstbilişsel kontrol olarak adlandırılır.Possessing excellent combat skills, he is called the human weapon.
"Emre Can yetenekli bir futbolcudur.Ne Win proved a talented footballer.
Yünün esnekliği ve uzama yeteneği onun en önemli özelliğidir.Son's explosive pace and positional sense are his greatest strengths.
Toprak üzerinde kontrol yeteneği vardır.It can control earth power.
Manyetizma yeteneğine sahiptir ve kendine Manyetizma Ustası der.He is skilled with words and is a master planner.
Pad her yönden hareketleri algılama yeteneğine sahiptir.The Pad is capable of detecting movements in all directions.
Çünkü mikrofon yeteneklerin hala tamamen operasyonel değil.Even your mic skills still aren't fully operational.
Sen-si olmak senin kesiciler beş aracı türlerinden biri olarak tanımlama yeteneğiYou have the ability to define your cutters as one of five tool types
Sıralama yeteneği uzaklıklar denetimine eklenen başka bir özellik olduğunuAnother feature added to the control is the ability to sort offsets
Şu salona bir bakın -- bütün bu bilgi, enerji, yetenek ve teknolojiye bakın.Look around in this room -- all this knowledge, energy, talent and technology.
Pahalı araçlara gerek yok, dağıtımcıya gerek yok, hatta yeteneğe bile gerek yok.You don't need expensive tools, you don't need a distributor, you don't even need skills.
O Kral yeteneğine sahip olduğunu bilir onu waylaid sahip ve aradı.She knows that the King is capable of having her waylaid and searched.
Çünkü onların olayı basitleştirme gibi bir yetenekleri vardır.Because they have special skills of facilitation.