Ana içeriğe geç
Sözlük

yet ile cümle

yet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.Healthy adult teeth should be permanent.
Faydalı yeteneklerin yoksa bir iş alamazsın.You can't get a job if you don't have useful skills.
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.Playing chess requires a certain amount of skill.
Divan, dört kişinin oturmasına yetecek genişlikte.The sofa is wide enough for four people to sit on.
Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.Most young adults enjoy going out at night.
Eğer trene yetişmek istiyorsan derhal hareket etmelisin.You'll have to get a move on if you want to catch the train.
Kötü bir görüş yeteneğim var.I have bad eyesight.
Ve herkes katkıda bulunma yeteneğine sahiptir.And everyone has the ability to contribute.
Deneyin sonucu yetersizdi.The result of the experiment was inconclusive.
Herkes için yeterli sandalye var mı?Are there enough chairs for everyone?
Pirinç dünyanın çeşitli yerlerinde yetiştirilir.Rice is cultivated in several parts of the world.
Bir yıl Kyoto'daki bütün yerleri ziyaret etmek için yeterli değil.One year is not enough to visit all the places in Kyoto.
Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.I can't afford eating in such an expensive restaurant.
O kazandıklarıyla yetiniyor.He is resting on his laurels.
Keşke yeterli param olsa, hâlâ bir Ferrari almadım.Even if I had enough money, I still wouldn't buy a Ferrari.
Merkezi ısıtma kışın yeterince ısıtıyor mu?Is the central heating warm enough in the winter?
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Bu benim yetki alanım değil.That's not in my bailiwick.
Ona gücü yetmez.She can't afford it.
Henüz yeterli param yok.I don't have enough money yet.
Çocuklara öğretmek yetişkinlere öğretmekten daha kolaydır.Teaching children is easier than teaching adults.
Bir kez daha Almanca konuşmak için yeterince sarhoş musun?Are you drunk enough to speak German once again?
Sen, benim gibi çok yetenekli olmalısın.You must be very talented, so as I!
Onların yeteri kadar altını yoktu.They did not have enough gold.
Onlar onun ordusunun saldırmak için yeterince güçlü olmadığını söylediler.They said his army was not strong enough to attack.
O oldukça yetenekli bir adamdı.He was an extremely able man.
O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.He began to raise beef cattle.
Politikada sınırlı yetenekleri vardı.He had limited skills in politics.
Yetkililerin yasağı kaldırmasını rica etti.He asked the officials to lift the ban.
O kötü görme yeteneği olan zayıf bir çocuktu.He was a weak child with poor eyesight.
O, gerçek bir vatansever ve yetenekli bir diplomattı.He was a true patriot and an able diplomat.
O, yetenekleri ile ilgili yüksek bir görüşe sahipti.He had a high opinion of her abilities.
Onların her ikisi de çok yetkili hakimler.They are both very competent judges.
Malzemeler çok yetersizdi.Supplies were very low.
Onların malzemeleri yetersizdi.Their supplies were low.
Kaledeki yiyecek malzemeleri çok yetersizdi.Food supplies at the fort were very low.
Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.Canadian officials weighed the supplies of each man.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Fort Moultrie'nin yetmişten daha az sayıda askeri vardı.Fort Moultrie had fewer than seventy soldiers.
Kırk gün yetecek kadar yiyecek vardı.There was enough food for forty days.
Yeterli yakıt yoktu.There was not enough fuel.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.The attack began without enough planning.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.More and more people began raising cattle.
Çiftliklerin %75'inden fazlası domuz ve süt ineği yetiştirdi.More than 75% of farms raised pigs and milk cows.
O, kendini yeterince çekici olarak düşündü.He thought of himself as being charming enough.
O Farsçada yeterli.He is proficient in Farsi.
Sevgi mi? O da ne? Ben bir yetimim. Sevgiyi hiç tadamadım ki.Love? What's that? I'm an orphan. I've never known love.
Yeterli param olsaydı o bilgisayarı alırdım.If I had had enough money, I would have bought that computer.
Yeni garson çok daha yetkili olmalıdır.The new waiter should be much more competent.
Bir tasarımcı olduysanız, yeteneklerinizi daha iyi kullanabilirsiniz.If you became a designer, you could make better use of your talents.
Bu tasarı prototip için çok yetersiz.This design is too inefficient to prototype.
Bu arabanın lastiklerinin yeterli havası yok.This car's tires don't have enough air.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Bir söz yeterli değil.A promise is not enough.
10 a 1 ölçeğinde, lütfen aşağıdaki dillerdeki yeterliliğini sınıflandır.On a scale of 1 to 10, please rate your proficiency in the following languages.
Bir gün için yeterli.It is enough for one day.
Bugünlük bu kadar yeter.It is enough for today.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Yağmurdan sonra ormanda birçok mantar yetişir.After the rain, many mushrooms grow in the forest.
Dedem ördek yetiştirir.My grandfather raises ducks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod