Herkes için yeterli yiyecek var mıdır?Is there enough food for everyone?
Twitter yeterince iyi değil.Twitter is not good enough.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
Bu yeterli olmalıdır.This should be plenty.
Bahçede yetişen bir bambu var.There's bamboo growing in the garden.
O, zihinsel aritmetik yapmak için yeterince zeki değil.He isn't smart enough to do mental arithmetic.
Eğer kardio yaptığında terlemiyorsan, öyleyse onu yeterince sıkı yapmıyorsun.If you're not sweating when you do cardio, then you're not doing it hard enough.
Hayatta bazı şeyler kontrol etme yeteneğimizin ötesindedir.Some things in life are beyond our ability to control.
Onun en iyi arkadaşı onu yetkili makamlara ihbar etti.His best friend ratted him out to the authorities.
Biz burada buğday yetiştiririz.We grow wheat here.
Stanford Üniversitesi, Larry Page ve Sergey Brin gibi girişimcileri yetiştirdi.Stanford University has educated entrepreneurs like Larry Page and Sergey Brin.
Kulübeye yetişinceye kadar onu tek sıra izledik.We followed him single file till we reached the cabin.
Bu herkesin sahip olduğu bir yetenek gibi görünüyor.It looks like it's an ability that everyone has.
Patty o kadar kısaydı ki dala yetişemedi.Patty was so short that she couldn't reach the branch.
Onu yapamam çünkü yeterli param yok.I am not able to do that because I don't have enough money.
Bir dilin uluslararası olabilmesi için öyle olduğunu söylemek yeterli değildir.For a language to be international, it does not suffice to say that it is so.
Din tarafından etkilenmediğinde insan yeterince kibar.Man is kind enough when he is not excited by religion.
Yeterince yakın dinlerseniz onu duyabilirsiniz.If you listen closely enough you'll be able to hear it.
Sadece bir dil bilmek yeterli değildir.It's not enough to know only one language.
Kelimeler acısını ifade etmede yetersiz kalır.No words can express her deep sorrow.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.For our children to be safe, please do not enter adult sites.
Bir dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Bir dil asla yetmez.One language is never enough.
Tek dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Göl donmuştu ama buzun üzerinde yürümek için yeterince güçlü olduğundan emin değilim.The lake has frozen over but I'm not sure the ice is strong enough to walk on.
Beni zamanında havaalanına yetiştirmesi için taksiciye on dolar bahşiş verdim.I tipped the cabbie ten bucks for getting me to the airport on time.
Yeter zaten!Enough already!
Bir iğnenin düşüşünü duyacak kadar yeterince sessiz.It's quiet enough to hear a pin drop.
Senin yeterince ders çalışmadığını düşünüyorum.I think that you're not studying enough.
Yeterli para var mıydı?Was there enough money?
Bugünlük bu kadar yeter. Yorgunum.That's enough for today. I'm tired.
Arama fonksiyonu yetersizdir.The search function is inadequate.
Yeterince öğrendiğini düşünen hiçbir şey öğrenmedi.He who thinks he has learned enough has learned nothing.
Gerçeklik yeterince hayal gücü ile yenilebilir.Reality can be beaten with enough imagination.
Bazen içecek çok fazla şey ancak yeterlidir.Sometimes too much to drink is barely enough.
Benim cevabım yeterli.My answer is enough.
Yeter artık!Enough is enough!
Yeterince sahip değilim.I don't have enough.
Onlar yetenekli öğrenciler.They're able students.
Biz yetenekli dansçılarız.We're able dancers.
Tom yetenekli bir kriket oyuncusudur.Tom is an able cricket player.
Bu film sadece yetişkinler içindir.This movie is for adults only.
Bir çocuk olmak mı yoksa bir yetişkin olmak mı daha eğlencelidir?Is it more fun being a child or an adult?
Reklam için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
İlan vermek için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.A talent agency represents actors.
Üniversite yeterli öğrenciye sahip değilse, yönetim sınıfı iptal edecek.If the university doesn't have enough students, the administration will cancel the class.
Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?Does Tom earn enough money to live in the city?
Hesaplar için yeterli paraya sahipler.They have enough money for their bills.
Yeterli yiyeceğin var mı?Do you have enough food?
Tom'un yeterli arkadaşı yok.Tom doesn't have enough friends.
Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.Tom doesn't have enough experience to operate a train.
Mariah Carey'in en büyük doğuştan yeteneği, onun sesidir.Mariah Carey's greatest gift is her voice.
Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık % 65'i sağlıkları için iyi olmayan aşırı kiloludurlar.About 65% of American adults are overweight, which isn't good for their health.
Tom Arap atları yetiştirir.Tom raises Arabian horses.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Bazı fakir bölgelerde beslenme yetersiz.Nutrition is inadequate in some poor areas.
Birçok üst düzey yetkili toplantıya katıldı.Many high-level officials attended the meeting.
Bir hükümet yetkilisi gazetecilerin sorularını yanıtladı.A government official answered the reporters' questions.