Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Şi apropos, m-a acuzat că sunt unul dintre cei care jefuiesc pământul.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Und nebenbei verurteilte er auch mich "als Plünderer der Erde".
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Y de paso, me condenó a mi como un saqueador de la tierra.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Και παρεμπιπτόντως, με καταδίκασε ως καπηλευτή της γης.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.И между другото , той ме обвини, че съм грабител на Земята.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Кстати, он обвинил меня в разграблении природных ресурсов.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.ואגב כך הוא האשים אותי כמי ששודד את כוכב הלכת.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.وفي سياق الكلام اتهمني بأني ناهب للأرض
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.地球の略奪者だったのです そこで私はインターフェース社の社員に
Bu artık senindir. Gökyüzüne, yeryüzüne, ve insanlara doğru gözlerle bak.Giờ nó là của anh. hãy nhìn về bầu trới, trái đất, và con người với cặp mắt chân thực.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Cała Ziemia usiana była tymi gigantycznymi grzybami.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Ces champignons géants étaient disséminés sur toute la Terre.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Dessa enorma svampar fanns över hela jorden.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Estos hongos gigantes estaban salpicados por todos los paisajes del planeta.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Jättiläissienet täplittivät Maan maisemia miltei kaikkialla.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.이 거대 버섯은 지구 전체에 퍼져 있었습니다.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Napříč povrchem Země vystupovaly obří houby.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.På tværs af jordens landskaber, lå disse kæmpe svampe spredt.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Po Zemi boli porozsievané tieto obrovské huby.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Quer durch die Landschaft war die Erde durch diese riesigen Pilze gekennzeichnet.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Seluruh permukaan Bumi dipenuhi jamur-jamur raksasa ini.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Szerte a Föld tájait ilyen gombák pöttyözték.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Xuyên khắp các địa hình trên Trái đất lác đác những cây nấm khổng lồ này.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Η παρουσία των γιγάντιων αυτών μανιταριών ήταν πλατιά διαδεδομένη στη Γη.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Целите пейзажи на Земята били нашарени с тези гигантски гъби.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.Эти гигантские грибы были разбросаны по всей поверхности Земли.
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.פטריות הענק האלה ניקדו את פני כדור הארץ
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.عبر مسطحات الأرض قد بانت فطريات كبيرة
Bu dev mantarlar, yeryüzünün birçok bölgesine yayıldılar.陸地の大部分にです
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.,,Aceste patru fiare mari, sînt patru împăraţi, cari se vor ridica pe pămînt.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Bốn con thú lớn đó là bốn vua sẽ dấy khiến trên đất .
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Bốn con thú lớn đó là bốn vua sẽ dấy khiến trên đất.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ces quatre grands animaux, ce sont quatre rois qui s`élèveront de la terre;
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.»De fyra stora djuren betyda att fyra konungar skola uppstå på jorden.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Diese vier großen Tiere sind vier Reiche, so auf Erden kommen werden.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır."Die vier grote dieren", zei hij, "verbeelden vier koningen, die uit de aarde zullen opkomen en heersen.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Disse fire store dyr betyr at fire konger skal opstå av jorden;
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır."Disse tre store dyr betyder, at fire Konger skal fremstå af Jorden;
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.'Estas cuatro grandes bestias son cuatro reyes que se levantarán en la tierra
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Estes grandes animais, que são quatro, são quatro reis, que se levantarão da terra.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ezek a nagy állatok, mik négyen voltak, négy király, a kik támadnak e földön.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ia mengatakan, "Keempat ekor binatang raksasa itu ialah empat kerajaan yang akan muncul di bumi
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.그 네 큰 짐승은 네 왕이라 세상에 일어날 것이로되
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.«Le quattro grandi bestie rappresentano quattro re, che sorgeranno dalla terra
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır."Nuo suuret pedot, joita on neljä, ovat neljä kuningasta, jotka nousevat maasta.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Te bestyje wielkie, których są cztery, są cztery królowie, którzy powstaną z ziemi.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Te zveri velike, ki so štiri, so štirje kralji, ki vstanejo iz zemlje.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Tie veľké zvieratá, ktoré sú štyri, sú štyria kráľovia, ktorí povstanú zo zeme.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ty šelmy veliké, kteréž jsou čtyry, jsou čtyři králové, kteříž povstanou z země,
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ταυτα τα μεγαλα θηρια, τα οποια ειναι τεσσαρα, ειναι τεσσαρες βασιλεις, οιτινες θελουσιν εγερθη εκ της γης.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Тия четири големи зверове, каза той, са четирима царе, които ще се издигнат от земята.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.„эти большие звери, которых четыре, означают , что четыре царя восстанут от земли.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.אלין חיותא רברבתא די אנין ארבע ארבעה מלכין יקומון מן ארעא׃
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.هؤلاء الحيوانات العظيمة التي هي اربعة هي اربعة ملوك يقومون على الارض.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.這 四 個 大 獸 就 是 四 王 將 要 在 世 上 興 起
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.這四個大獸 就 是 四 王 將要 在 世上 興起
Bu iletkenlik elektronların ve çok yüksek derecede sıcaklıkların yeryüzüne kadar girebilmesini sağlıyor.Die Wärmeleitung ermöglicht extrem hohe Temperaturen und die Elektronen fließen ganz auf den Boden.
Bu iletkenlik elektronların ve çok yüksek derecede sıcaklıkların yeryüzüne kadar girebilmesini sağlıyor.전자들이 플라즈마상태의 공기를 따라 내려가면서 엄청난 고온의 열을 발생시킵니다
Bu iletkenlik elektronların ve çok yüksek derecede sıcaklıkların yeryüzüne kadar girebilmesini sağlıyor.La conducción permite temperaturas altas y que los electrones fluyan al suelo.
Bu iletkenlik elektronların ve çok yüksek derecede sıcaklıkların yeryüzüne kadar girebilmesini sağlıyor.Tento pohyb energie provází tak vysoká teplota a elektrony proudí celou vzdálenost až k zemi.