Ana içeriğe geç
Sözlük

yeryüzü ile cümle

yeryüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyor musun göklerin yasalarını? Tanrının yönetimini yeryüzünde kurabilir misin?Познаваш ли законите на небето? Установяваш ли неговото владичество върху земята?
Biliyor musun göklerin yasalarını? Tanrının yönetimini yeryüzünde kurabilir misin?הידעת חקות שמים אם תשים משטרו בארץ׃
Biliyor musun göklerin yasalarını? Tanrının yönetimini yeryüzünde kurabilir misin?هل عرفت سنن السموات او جعلت تسلطها على الارض.
Biliyor musun göklerin yasalarını? Tanrının yönetimini yeryüzünde kurabilir misin?你 知 道 天 的 定 例 麼 、 能 使 地 歸 在 天 的 權 下 麼
Biliyor musun göklerin yasalarını? Tanrının yönetimini yeryüzünde kurabilir misin?你 知道 天 的 定例麼 、 能使 地 歸 在 天 的 權下麼
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.(81:5) Не знают, не разумеют, во тьме ходят; все основания земли колеблются.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ale nevedia ani nerozumejú; chodia vo tme; pohybujú sa všetky základy zeme.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ale nevědí nic, nerozumějí nic; ve tmách ustavně chodí, až se proto všickni základové země pohybují.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.A ne vedo in ne umejo ničesar, v temi hodijo neprestano: majó se vse podstave dežele!
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.De skjønner intet, og de forstår intet, de vandrer i mørke; alle jordens grunnvoller vakler.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Dog, de kender intet, sanser intet, i Mørke vandrer de om, alle Jordens Grundvolde vakler.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ei ole heillä älyä, ei ymmärrystä, he vaeltavat pimeydessä: kaikki maan perustukset horjuvat.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Eles nada sabem, nem entendem; andam vagueando �s escuras; abalam-se todos os fundamentos da terra.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor."Ellos no saben ni entienden; andan en tinieblas. ¡Todos los cimientos de la tierra son conmovidos
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Kamu tak tahu apa-apa, bodoh dan sesat, karena kamu, tata tertib masyarakat berantakan
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.저희는 무지무각하여 흑암 중에 왕래하니 땅의 모든 터가 흔들리도다
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Men de veta intet och hava intet förstånd, de vandra i mörker; jordens alla grundvalar vackla.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Nem tudnak, nem értenek, setétségben járnak; a földnek minden fundamentoma inog.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Non capiscono, non vogliono intendere, avanzano nelle tenebre; vacillano tutte le fondamenta della terra
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Zij zijn dom en kunnen niets vatten; zij lopen in het donker en de aarde wankelt.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Δεν γνωριζουσιν, ουδε νοουσι περιπατουσιν εν σκοτει παντα τα θεμελια της γης σαλευονται.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Те не знаят нито разбират, Ходят насам натам в тъмнина; Всичките основи на земята се разклащат.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.לא ידעו ולא יבינו בחשכה יתהלכו ימוטו כל מוסדי ארץ׃
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.لا يعلمون ولا يفهمون. في الظلمة يتمشون. تتزعزع كل أسس الارض.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.你 們 仍 不 知 道 、 也 不 明 白 、 在 黑 暗 中 走 來 走 去 . 地 的 根 基 都 搖 動 了
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.你 們 仍 不 知道 、 也 不 明白 、 在 黑暗 中 走 來 走去 . 地 的 根基 都 搖動了
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.거시적 관점에서, 지구상에는 하루에 4달러 미만으로 생활하는 40억의 사람들이 있습니다.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.4 miliardy ludzi zarabia mniej niż 4 dolary dziennie.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.A nivel macro, cuatro billones de personas en la Tierra ganan menos de cuatro dólares diarios.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.Au niveau macro, 4 milliards d'humains sur Terre gagnent moins de 4 dollars par jour.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.Considerando il macro livello, 4 miliardi di persone sulla Terra guadagnano meno di 4 dollari al giorno.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.La nivel macro, patru miliarde de locuitori ai planetei câştigă mai puţin de patru dolari pe zi.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.Op macroniveau zijn er vier miljard mensen op aarde die minder dan vier dollar per dag verdienen.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.På makro niveau, fire milliarder mennesker på Jorden tjener mindre end 4 dollars om dagen
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.Vo veľkom, 4 miliardy ľudí na Zemi zarobia menej ako 4 doláre denne.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.Σε μάκρο-επίπεδο, τέσσερα δισεκατομμύρια ανθρώπων επάνω στη Γη βγάζουν λιγότερα από τέσσερα δολάρια την ημέρα.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.На макро ниво, 4 милиарда хора по света изкарват по малко от 4 долара на ден.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.На микро-уровне 4 миллиарда людей на Земле зарабатывают меньше четырёх долларов в день.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.במאקרו, 4 מיליארד איש בעולם מרוויחים פחות מ-4 דולר ליום.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.على المستوى الجزئي، أربعة مليارات شخص على الأرض يجنون أقل من أربعة دولارات يومياً.
Bir makro seviyede, Yeryüzündeki dört milyar insan günde dört dolardan daha az kazanıyor.その人たちを 私達は貧しいと呼んでいます
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.(103:9) Ты положил предел, которого не перейдут, и не возвратятся покрыть землю.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Chúa định chơn cho nước để nước không hề qua khỏi , Không còn trở_lại ngập đất nữa .
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Chúa định chơn cho nước để nước không hề qua khỏi, Không còn trở lại ngập đất nữa.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Du hast eine Grenze gesetzt, darüber kommen sie nicht und dürfen nicht wiederum das Erdreich bedecken.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.du satte en Grænse, de ej kommer over, så de ikke igen skal tilhylle Jorden.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.En gräns satte du, som vattnen ej fingo överskrida, så att de icke åter skulle betäcka jorden.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.En grense satte du, som de ikke skal overskride; de skal ikke vende tilbake for å dekke jorden.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Hai posto un limite alle acque: non lo passeranno, non torneranno a coprire la terra
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Határt vetettél, a melyet át nem hágnak, nem térnek vissza a földnek elborítására.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Kautentukan batas-batas yang tak boleh ia lalui, supaya jangan kembali menggenangi bumi
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.주께서 물의 경계를 정하여 넘치지 못하게 하시며 다시 돌아와 땅을 덮지 못하게 하셨나이다
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Le-ai pus o margine, pe care nu trebuie s'o treacă, pentruca să nu se mai întoarcă să acopere pămîntul.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Les pusiste un límite, el cual no traspasarán, ni volverán a cubrir la tierra
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Limite lhes traçaste, que não haviam de ultrapassar, para que não tornassem a cobrir a terra.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Mejo si jim postavil, da je ne prestopijo, da se ne povrnejo pokrit zemljo.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Meze jsi položil, aby jich nepřestupovaly, ani se navracovaly k přikrývání země.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Položil si hranice, aby neprekročily, aby sa nevrátily pokryť zem.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.Sinä panit rajan, jonka yli vedet eivät käy eivätkä palaja peittämään maata.
Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.U hebt aan het water grenzen gesteld, die niet worden overschreden. De aarde heeft niets meer te vrezen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod