Tom bir Amerikan yerlisi.Tom is a Native American.
Bu cümle bir yerli konuşucu tarafından kontrol edilmeli.This sentence needs to be checked by a native speaker.
Tavuk yerli mi?Is the chicken local?
Brezilya'daki bazı yerli kabileler keresteciler tarafından tehdit edilmektedir.Some indigenous tribes in Brazil are threatened by loggers.
Keşke Tatoeba Corpus'ta daha yerli Amerikan dilleri olsa.I wish there were more Native American languages in the Tatoeba Corpus.
Yerli Avustralyalılar, binlerce yıl boyunca kanguru yemişler.Indigenous Australians have eaten kangaroos for millennia.
Yerli Amerikalıları Brezilya'da görmek istiyorum.I want to see Native Americans in Brazil.
Sadece yerli Amerikalıları görmek için Amazon ormanını ziyaret etmek istiyorum.I want to visit the Amazon forest just to see Native Americans.
Ben dillerini korumaları için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to preserve their languages.
Onların dillerini yok olmaktan kurtarmak için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to save their languages from extinction.
Yerli Amerikalılar festivallerde karşılaştıklarında hala kendi dillerini kullanıyorlar mı?Do Native Americans still speak in their languages when they meet in festivals?
Alaska'da çok fazla yerli Amerikalı görebilirsiniz.You can see a lot of Native Americans in Alaska.
Bu kitabı al. O, Peru'nun Yerli Amerikalıları hakkında.Take this book. It's about Peru's Native Americans.
Meksika'daki çoğu yerli İspanyolca konuşur.Most Native Americans in Mexico speak Spanish.
Lida yıllarca Doğu Nikaragua'da küçük bir yerli amerikan köyünde yaşadı.Lida lived for many years in a small Native American village in eastern Nicaragua.
Nikaragua yerlileri, diğer Nikaragualılara 'İspanyol' derler.Nicaraguan Native Americans call other Nicaraguans 'the Spanish.'
Managua'da çok az Amerikan yerlisi vardır.There are very few Native Americans in Managua.
Yerli Amerikalılarla ne yaptın?What did you do with the Native Americans?
Yerli bir kadınla evlendi.He married a local girl.
Beni Amerikan yerlilerine götür.Take me to the Native Americans.
Sen yerlisin, değil mi?You're local, right?
Tom yerli mi?Is Tom local?
Misyonerler yerlileri uygarlaştırdı.The missionaries civilized the natives.
Misyonerler yerlileri medenileştirdi.The missionaries civilized the natives.
Yerli bir konuşucuyla Fransızca öğrenmek istiyorsan, lütfen benimle irtibat kur.If you'd like to study French with a native speaker, please contact me.
Bir yerli Fransızca konuşucu ile evlendikten sonra Fransızcam daha iyi oldu.My French got better after I got married to a native French speaker.
Çoğunlukla yerli bir konuşucu ile Fransızca konuşma şansım yok.I don't often have a chance to speak French with a native speaker.
Yerli bir konuşucu ile üç yıl Fransızca çalıştım.I studied French for three years with a native speaker.
Keşke bir yerli konuşucu gibi Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French like a native speaker.
Tom bir yerli konuşucu gibi Fransızca konuşur.Tom speaks French as if he were a native speaker.
Tom yerli bir konuşucu gibi konuşur.Tom speaks French like a native speaker.
Tom bir yerli gibi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French like a native.
Tom bir yerli gibi Fransızca konuşur.Tom speaks French like a native.
Ben yerli Amerikalıları seviyorum.I love Native Americans.
Bu ürünlerin çoğu yerli.Most of these products are domestic.
Chunkey, Amerikan yerlisi kökenli eski bir oyundur.Chunkey is an ancient game of Native American origin.
Yerli konuşmacılarla konuşmak için fazla fırsatlarım olmuyor.I don't get that many opportunities to talk with native speakers.
Yerli konuşmacılarla konuşmak için çok fazla fırsatlarım olmuyor.I don't get very many opportunities to talk with native speakers.
Yerliler bir silah sesi duydular ve işgalcilerin ormanda olduklarını düşündüler.The natives heard a gunshot and thought that the invaders were in the forest.
Tom yerli bir konuşucu kadar Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French as well as a native speaker.
Tom yerli bir konuşucu gibi Fransızca konuşabilmeyi diliyor.Tom wishes he could speak French like a native speaker.
Tom yerli bir kızla evlendi.Tom married a local girl.
Yerliler çok konukseverler.The natives are very hospitable.
Mary çok başarılı olan yerli bir kız.Mary is a local girl who made it big.
Tom çok başarılı olan yerli bir erkek çocuğu.Tom is a local boy who made it big.
Hiçbirimiz yerli değiliz.Not one of us is local.
Tom yerli yersiz espri yapıyor.Tom is being facetious.
Bir yerliden daha iyisin!You're better than a native!
Yerli bir konuşmacının öyle söyleyip söylemediğinden kuşku duyuyorum.I doubt whether a native speaker would say it like that.
Bir yerli konuşucunun kendini bu şekilde ifade edip etmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt whether a native speaker would express himself this way.
Kıptiler Mısırlı yerli Hıristiyanlardır.The Copts are the native Christians of Egypt.
Yerliler huzursuz.The natives are restless.
O, yerlileri akrabalarının idam edilmelerine tanık olmaya zorladı.He forced the natives to witness the execution of their relatives.
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Ben yerli köyümü hayal ettim.I dreamed of my native village.
Yerliler bu nehre "insan yiyen" derler ve ondan korkarlar.The locals call this river the "man-eater" and fear it.
Yerliler onun kalbini yediler.The Indians ate his heart.
Hayvanlar Amerikan yerlileri için insanların daha kutsaldılar.Animals were more sacred than people to the Native Americans.
"Granite" yerliler tarafından çoğunlukla yanlış telaffuz ediliyor."Granite" is often mispronounced by natives.
Sentinel yerlilerinin oldukça sert insanlar olduğu söylenilmektedir.It is said that the Sentinelese are extremely fierce people.