Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlerine ile cümle

yerlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?حتى تاخذها الى تخومها وتعرف سبل بيتها.
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?你 能 帶 到 本 境 、 能 看 明 其 室 之 路 麼
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?你 能 帶到 本 境 、 能看 明其室 之 路 麼
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.Nämä pienet laatikot ilman näyttöä ja ilman näppäimistöä ohjelmoidaan ja laitetaan töihin.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.Os PLCs, estas caixas pequenas sem ecrã, sem teclado, que são programadas, instaladas e fazem o seu trabalho.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.Piranti kecil ini tidak punya layar, tidak punya keyboard.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.화면도 없고, 키보드도 없고, 이미 프로그램 되어있는 작은 상자인 이 PLC가 정해진 장소에서 그런 일을 하죠.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.PLC's, הקופסאות הקטנות הללו בלי צג, בלי מקלדת, שמתוכנתים, מוכנסים לפעולה ועושים את העבודה.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.PLC-urile, aceste cutiuțe fără ecran, fără tastatură, sunt programate, instalate și ele își fac treaba.
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.المتحكمات المبرمجة هذه الصناديق الصغيرة التي ليس لديها شاشة ولا لوحة مفاتيح تبرمج وتوضع في مكانها وتؤدي عملها
PMK'lar, ekranı ve klavyesi, olmayan bu küçük kutular, programlanıp yerlerine konurlar ve işlerini yaparlar.プログラムの入った小さな箱で 設置されて それぞれの仕事をします たとえばこのビルのエレベータも
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Dosaďme čísla.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Helyettesítsük be a számokat.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Lasst uns nun die Zahlen eintragen.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Mettons juste ces nombres.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Proviamo ad inserire i numeri.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Wstawmy liczby.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.Теперь давайте подставим числа.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.בואו נציב מספרים.
Sadece sayıları yerlerine yerleştirelim.尤度はがんの場合に陽性の結果を受け取る確率です
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Augustina má pouze Bůh právo kohokoliv soudit.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Augustin, numai Dumnezeu ne poate aşeza pe fiecare în locul pe care îl merităm.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Avguštinu je samo Bog tisti, ki lahko razsodi, kdo kam spada.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Chỉ có Chúa mới là người thực sự đặt mọi người vào đúng vị trí của họ.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir."Det är en synd att välja samtalspartner-
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Dieu uniquement peut mettre chacun à sa place.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.오직 하느님만이 모든 사람을 그 합당한 자리에 놓을 수 있습니다.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Αυγουστίνο, μόνο ο Θεός μπορεί πραγματικά να βάλει κάποιον στη θέση που του αρμόζει.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Августином, тільки Господь може розставити всіх по місцях.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Августин, само Господ е този, който може да сложи всеки на място.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.זה רק האלוהים שיכול באמת לשים את כולם במקומם.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.فالله هو الوحيد الذي يمكنه وضع كل شخص في المكانة التي يستحقها.
Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.神は天使が舞い トランペットが響き 天が開く
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz.그러나 전쟁 후에는 미국은 10만명의 병사를 유럽에 파병했습니다.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz.40年にわたって配置します
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Après la guerre, vous avez abandonné ça pour envoyer 100 000 troupes en Europe pendant plus de 40 ans.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Depois da guerra, vocês romperam com isso, puseram 100 000 tropas na Europa durante 40 anos.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Dopo la guerra, invece, avete inviato 100,000 truppe in Europa per più di 40 anni.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.După război, ai distrus asta, ai pus 100.000 de trupe în Europa pentru peste 40 de ani.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Nach dem Krieg wurde das verworfen, du deponierst 100.000 Soldaten über vierzig Jahre lang in Europa.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Po válce jste ji zrušili a poslali do Evropy na 100 000 armádních jednotek na celých 40 let.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Po wojnie odrzuciliście ją, wysłaliście 100 000 żołnierzy do Europy na ponad 40 lat.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Tras la guerra, le dísteis la vuelta, pusísteis 100.000 soldados en Europa durante más de 40 años.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.Μετά τον πόλεμο, τοποθετήσατε 100.000 στρατιώτες στην Ευρώπη για περισσότερα από 40 χρόνια.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.После войны вы порвали с этим и оставили 100 000 солдат в Европе больше чем на 40 лет.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz. Ve bu 40 yıldır devam ediyor.След войната, скъсахте и това, сложихте 100,000 войника в Европа за повече от 40 години.
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz.ואחרי המלחמה זנחתם אותה והצבתם 100,000 חיילים באירופה
Savaştan sonra, Avrupa'nın çeşitli yerlerine 100.000 bölük yerleştirdiniz.بعد الحرب، قمتم بقلب ذلك، وضعتم 100،000 من القوات في أوروبا
Şehrin en güzel yerlerine gittiler. Cristina bol bol fotoğraf çekti.Le enseñó algunos de sus lugares favoritos de la ciudad... ...a los cuales fotografió.
Şehrin en güzel yerlerine gittiler. Cristina bol bol fotoğraf çekti.Megmutatta a lánynak a kedvenc helyeit a városban, amikről ő fotókat készített.
Şehrin en güzel yerlerine gittiler. Cristina bol bol fotoğraf çekti.Mostrou-lhe algumas das suas partes favoritas da cidade... ...onde ela tirou fotografias.
Şehrin en güzel yerlerine gittiler. Cristina bol bol fotoğraf çekti.أراها بعض أماكنه المفضلة في المدينة حيث التقطت الصور
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.A podľa sv. Augustína, iba Boh môže dať každého tam, kam patrí.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.De acordo com Santo Agostinho, apenas Deus pode colocar todos no seu devido lugar.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.En volgens Augustinus kan alleen God iedereen op zijn plaats zetten.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.E secondo Sant'Agostino, solo Dio può mettere ciascuno al proprio posto.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.És Szent Ágoston szerint egyedül Isten tehet minket helyre.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.I według św Augustyna tylko Bóg może ocenić gdzie jest czyje miejsce.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Ja Pyhän Augustinuksen mukaan vain Jumala voi asettaa ihmiset paikoilleen.
Ve Aziz Augustine'e göre, Sadece Tanrı insanları kendi yerlerine koyabilir.Og ifølge Skt. Augustin er det kun Gud, der egentlig kan placere folk på deres pladser.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod