Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.فصعد شاول من وراء الفلسطينيين وذهب الفلسطينيون الى مكانهم
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.掃 羅 回 去 不 追 趕 非 利 士 人 . 非 利 士 人 也 回 本 的 去 了
Bundan sonra Saul Filistlileri kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.掃羅 回去 不 追趕 非利士人 . 非利士人 也回 本 的 去了
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Hatalmas épületeket emeltek a bezárt filmszínházak helyén.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Inmensos edificios se erigen en su lugar.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.Но их месте построили огромные здания.
Bunların yerlerine büyük binalar dikildi.حلّت محلها بنايات ضخمة.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Bene entrambi questi punti sono su quella retta, quindi possiamo sostituirli per x e y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Bien, cualquiera de estos puntos esta sobre la linea, así que podemos sustituirlos en X , y en Y
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Eh bien ces deux points sont sur cette droite, donc nous pouvons les substituer pour x et y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Ei bine, oricare dintre aceste puncte sunt pe această linie, astfel încât să putem substitut le pentru X şi Y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Jakieś z tych punktów, które znajdują się na tej prostej, tak więc możemy wstawić je za x i y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Nå en af disse punkter er på denne linje, så vi kan erstatte dem i for x og y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Oba dva zadané body na přímce určitě leží, takže z nich můžeme dosadit do rovnice za "x" a "y".
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.x と y の値に代入することができます。 では、一番目の点を使ってみよう。
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.Добре, всяка от тези точки е на тази права, така че можем да ги заместим за x и y.
Bu noktaların her hangi biri bu doğrunun üzerinde onun için onları x ve y'nin yerlerine koyabiliriz.حسناً كل من هذه النقاط موجودة على ذاك الخط، اذاً يمكننا ان نعوضهم لـ x و y
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.어린이 노예를 이용한 무장범죄 조직에 의해 채굴되어 중국의 신진에 있는
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.lalu menjadi beberapa komponen dan berakhir di sebuah pabrik di Shinjin, Cina.
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.Вони пройшли ще кілька стадій, з яких завершальною була фабрика у Шеньчжені, Китай.
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.שהשתמשו בילדים עבדים, מה שמועצת הבטחון של האו"ם מכנה "מחצבי דם",
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.المعادن الدموية . ثم انتقل الى بعض المكونات و انتهى في مصنع
Çin, Shinjin'de ki... ...bazı bileşen yerlerine ve kapatılmış bir fabrikaya gezide bulundum.そしてこの鉱物はいくつかのプロセスを経て 最後には 中国の深川にある工場に渡ります。
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.Ik was letterlijk in parkings waar vrouwenbeenderen aanspoelden en gedumpt waren naast colaflesjes.
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.콜라병 옆에 방치해 둔 말 그대로 묘지 같은 곳이었어요.
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.lângă sticle de Coca-Cola.
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.בהם היו עצמות של נשים שנשטפו והושלכו לצד בקבוקי קוקה-קולה.
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.حيث كانت عظام النساء تغسل و تدفن بجانب قوارير كوكاكولا.
Coca Cola şişelerinin yanına atıldığı park yerlerine götürdü.女性の骨を見ました 全米の大学へ行き
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.틀린 내용은 지우고 새로 알게 된 내용을 적는 거죠
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.את הדברים השגויים ונחליף אותם בדברים שלמדנו
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.فبعد أن تعود بالحقائق، ستقوم بالتعليم على المخطط وشطب الأمور غير الصائبة واستبدالها بما تعلمته.
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.この作業を毎週 繰り返していくと
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -A můžete se procházet a zjišťovat, jak se atmosféra liší v různých částech planety.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -Você pode ir ao redor e descobrir quantas atmosferas diferentes partes do mundo são.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -Можем да пообилолим и да разберем колко атмосфери представляват различните части на земята.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -אפשר כך למדוד את הלחץ באטמוספרות במקומות שונים בעולם.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.A když přeskočí na další místo, můžou znovu spadnout zpátky, v tu chíli vytvoří světlo daných barev.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.A kiedy przeskakują z orbity na orbitę A kiedy przeskakują z orbity na orbitę powstają różne kolory światła.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.들뜬 상태로 올라갔다가 바닥상태로 내려오면서 정해진 빛들을 만들어낸다는 것도 알아냈습니다.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.Takže keď vyskočia na iné miesto, kde môžu byť a vracajú sa späť, vydávajú pritom svetlo určitých farieb.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.Когда они перепрыгивают с места на место и обратно, они испускают свет определённого цвета.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.וכאשר הם קופצים למקום הבא בו הם יכולים להיות ונופלים בחזרה, הם יוצרים אור בצבעים מסוימים
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.و عندما يقفزون إلى المستوى الأعلى يسقطون مرة أخرى نحو المستوى الأصلي يبعثون إضائة بألوان محددة
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.元の軌道に戻ってくるとき 決まった色の光を放ちます ですから原子は熱せられると
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.Du människobarn, vänd ditt ansikte mot Jerusalem och predika mot helgedomarna, ja, profetera mot Israels land.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et."Hai manusia fana, kutukilah Yerusalem. Kutukilah tempat-tempat ibadat di sana. Peringatkanlah tanah Israel
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.인자야 너는 얼굴을 예루살렘으로 향하며 성소를 향하여 소리내어 이스라엘 땅을 쳐서 예언하라
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.Menneskesønn! Vend ditt åsyn mot Jerusalem og prek mot helligdommene og spå mot Israels land!
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et."Mensenzoon, kijk in de richting van Jeruzalem en profeteer tegen Israël en tegen haar heiligdommen.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.בן אדם שים פניך אל ירושלם והטף אל מקדשים והנבא אל אדמת ישראל׃
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.يا ابن آدم اجعل وجهك نحو اورشليم وتكلم على المقادس وتنبأ على ارض اسرائيل
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.人 子 阿 、 你 要 面 向 耶 路 撒 冷 和 聖 所 滴 下 豫 言 、 攻 擊 以 色 列 地
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.人子 阿 、 你 要 面向 耶路撒冷 和 聖所 滴下 豫 言 、 攻擊 以色列 地
Hepsi birbirinden nefret ederdi. Ve hepsi de dünyanın başka başka yerlerine yerleşti.І вони всі ненавиділи один одного і роз'їхались у різні куточки планети.
Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.12年間で約4千キロほど歩きました
Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Alle sechs Monate laufen wir durch unterschiedliche Gegenden des Landes.
Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Cada seis meses recorremos diferentes partes del país.
Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Co pół roku wędrujemy przez różne części kraju.
Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Félévente megtesszük az utat az ország valamelyik részén.