Bunlar 1708 yılındaki bir emirle eski yerlerine gönderildiler.Elle a été transférée à son emplacement actuel en 1708.
Uzun uğraşlardan sonra (1708) bunlar tekrar eski yerlerine yerleştiler.Certaines datant de 1708 sont ainsi réutilisées.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Les mains sont lavées après le nettoyage.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.La bibliothèque a des secteurs dans les différentes bâtiments de l'Université.
Bu bahsedilen hastalıklar doğuştan olan ve vücudun çeşitli yerlerinde bozukluklarla seyreden durumlardır.De nombreux sujets se plaignent de douleurs semblables partout dans le corps.
Gıdalar için avlanan hayvanların türü ve aralığı dünyanın farklı yerlerinde farklılık göstermektedir.El tipo y variedad de animales cazados para su consumo varía en las distintas partes del mundo.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.Llenó la tierra de pobladores humanos y les llenó de frutos sabrosos.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.La guerra provocó el desplazamiento de los habitantes árabes y judíos de la ciudad.
Büyük alışveriş merkezleri ve kafeler, özellikle genç nüfusun buluşma yerlerinin başında gelir.Sirven de bares particulares y de lugar de reunión sobre todo para los jóvenes.
Lokasyon sorumlusu filmin yerlerini bulur ve idare eder.Jefe de localizaciones: encuentra y gestiona las localizaciones cinematográficas.
Videoda, grup üyeleri Güneş Sistemi'nin farklı yerlerinde yer alır.El vídeo los muestra en las diferentes partes del Sistema Solar.
Bu direniş sırasında, İtalyanlar yerlerinde kalmaya ve savunma durum almalarına zorlanmışlardır.Durante esta ofensiva, los italianos se vieron obligados a ponerse a la defensiva.
Bu yerlerin tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olarak betimlenmiştir.Destacan sus paisajes, ya sean de ribera, de montaña o de llanura.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Y corresponden a los puntos de confluencia de la humanidad.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Viven en el desierto australiano.
Fotoğraf çekimleri 19 Ekim 2015'te Hawaii'de ve Vietnam'ın çeşitli yerlerinde başladı.La fotografía principal comenzó el 19 de octubre de 2015 en Hawái y varias localizaciones en Vietnam.
Ayrıca dünyanın değişik yerlerinde ustalık sınıfı dersleri verir.Asimismo, dictó clases maestras en varias partes del mundo.
Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı.La deportación comenzó el 17 de mayo de 1944 en todas las localidades habitadas de Crimea.
Burası Türkiye´nin en soğuk yerlerinden biridir.Es una de las zonas más frías de España.
Baykal gölüne has bir balık türü olan omullar, ağustos ve eylül aylarında üreme yerlerine göç ederler.Y el riachuelo que corre como un caballo, arrastra las gallinas en febrero y en mayo.
Kurulduktan sonra değişik bazı boylardan ve civar yerleşim yerlerinden gelen göçlerle büyümüştür.Pronto descubrieron varias poblaciones y humo que salía de ellas.
Daha sonra bu araçlar yerlerini M10 Wolverine tank imha edicilere bıraktı.Esta arma se instaló en varios destructores de tanques M10.
Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir.En ella se citan, entre otras: Hundimiento de los tejados en las casas que ya los tenían colocados.
Türün tanınmasında belirgin işaret olarak, bacakları eklem yerlerinde kırmızıdır.Otra característica de la especie en cuestión es que las plumas de detrás de las patas son rojas.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.El resto de la región quedó en sus manos.
Ancak yerlerinden, insanı heyecanlandıracak tiz bir sesle öterek ayrılırlar.En cuanto a sus habitantes, se los hace descender de: Los vacceos.
Kasaba nüfusuna yerleşim genellikle buraya yakın yerleşim yerlerinden olmuştur.Evidentemente, en general acudían a la sede más cercana a sus lugares de residencia.
Pastalar ve diğer tatlı yiyecekler bir pâtisserie yerlerinde satın alınabilir.Las Briwats y las pastelas las podemos encontrar en casi cualquier pastelería local.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Estos asentamientos fueron formados por inmigrantes provenientes de otros estados de la república.
Çevre yerleşim yerlerinden birçok öğrenci bu okulda eğitim görmektedir.Muchos estudiantes no comprenden porque están en el colegio.
Köyün muhtelif yerlerinde tarihi kaldırım taşları vardır.En sus proximidades hay pinturas rupestres de la Edad de Piedra.
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Se trata de una de las instalaciones funerarias más conocidas en esa ciudad y nación.
Bu cıvatalar yerlerine sağlam montelenmiş olmayabilirdi.Por otra parte, seguramente no tenían encendidas sus calderas.
Ayrıca eserin başka yerlerinde, ilgili notalara bu işaretler getirilebilir.En otros lugares se pueden usar otras señales.
Denizlerin kıyılara yakın sığ yerlerinde rastlanır.Habitan en aguas marinas cercanas a las costas.
Aspern köyü Viyana'nın en eski yerleşim yerlerinden biridir.La zona di Aspern è uno dei più antichi insediamenti di Vienna.
Gıdalar için avlanan hayvanların türü ve aralığı dünyanın farklı yerlerinde farklılık göstermektedir.L'accettabilità di questa carne come cibo varia in diverse parti del mondo.
Eski Gutniş diyalekti ise Gotland'da ve doğuda başka yerleşim yerlerinde konuşuluyordu.Il dialetto gutnico antico era parlato nel Gotland e in vari insediamenti ad est.
Orijinal Mısır dikilitaşlarının birçoğu dünyanın farklı yerlerine gönderilmiş ve yeniden dikilmiştir.Diversi altri degli originali obelischi egizi sono stati trasportati e ri-eretti in tutto il mondo.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Vive nelle regioni desertiche dell'Australia.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto è un caratteristico quartiere centrale di Lisbona.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.E quando ti dimostri buono con loro, ti ricambiano con maledizioni, in quanto si sentono disprezzati.
Adını mahallenin bazı yerlerinde bulunan kar kuyularından almıştır.Il suo nome deriva dalle paludi salate (kavir) presenti nel luogo.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Il fiume Samara, infatti, è una delle mete preferite sia dagli abitanti della città che dai turisti.
Ancak yerlerinden, insanı heyecanlandıracak tiz bir sesle öterek ayrılırlar.Scolpisce poi dalle pietre gli uomini e li destina nelle terre che a loro assegna.
Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı.La deportazione ebbe inizio il 18 maggio 1944 in tutte le località abitate dai crimeani.
Ayrıca günümüzdeki tarihi yerlerin en erişilebilir olanı ve en çok ziyaret edilenidir.È anche la più accessibile nonché la più visitata.
Savaş sırasında Laponya, Finlandiya ve Narvik’e kadar Norveç’in farklı yerlerinde askerlik yaptı.Gli avvenimenti militari lo portarono in Lapponia, Finlandia ed in Norvegia, fino a Narvik.
Ruslar işgal ettikleri yerlerin çoğunu geri verdiler.In cambio Londra restituiva la gran parte dei possedimenti occupati.
O zamandan beri, Adana'nın en önemli yerlerinden biri olarak anılmaktadır.In questo periodo Cassano era pure uno dei luoghi più fortificati dell'Adda.
Ladince, Trentino-Alto Adige ve Güney Tirol'ün kimi yerlerinde resmî dildir.Gioventù e Competenza Interculturale in Alto Adige/Südtirol.
Almanya'nın yanı sıra Avrupa'nın diğer yerlerini de kapsamaktadır.Nel resto dell'Europa si trova anche in Germania.
Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu.La sua biblioteca era una delle più grandi di Mosca.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.È difficile stabilire la collocazione delle altre sculture.
Yeni İspanya'nın çeşitli yerlerinden eğitimcileri Kaliforniya'ya getirmek için birçok çaba gösterildi.Intanto, dalla Spagna sono arrivati due alti funzionari incaricati di riscuotere le tasse della California.
Eklem yerlerinden kolayca kırılabilir özelliktedir.Il composto è facilmente infiammabile.
Termokupllar kullanım yerlerine göre çeşitli alaşımlardan yapılır.Si usano differenti tipi di bagni termostatici in base all'utilizzo.
Bir yıl önce kışladıkları yerlerine giderler.Un anno alle Murate.
Ticaret alanı ve özellikle iş yerlerinin yönetimiyle ilgili konularda hazırlanmıştır.Controversa ne è stata l'applicazione, specie con riguardo al settore del pubblico impiego.
Ak pınar ve Üç pınar tarihi yerlerinden biridir.Viaggiatori di Pianura, tre storie d'acqua.