Bağlantı yerlerini kalafatlamak için de reçine kullandılar.Collegamenti si è formato prendendovi anche sede.
Herkes kendi yerlerinde kalsın!Всем оставаться на своих местах!
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Обитали в верховьях реки Дияла в горах Загрос к востоку от Двуречья.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto) — один из центральных районов Лиссабона.
Bazı binalarda ışıklifleri güneş ışığını çatıdan binanın diğer yerlerine gönderirler.В некоторых зданиях оптические волокна направляют солнечный свет с крыши в какую-нибудь часть здания.
Birçok uzmanlar işten atıldı, yerlerine etkin işçiler tayin edildi.Многих специалистов лишили работы, на их должности назначали активных рабочих.
Yerlerine Manuel Meriño, Cristián González ve Juan Flores geldi.Их заменили Мануэль Мериньо, Кристиан Гонзалес и Хуан Флорес.
Yerlerin karşılaştırılmasıСопоставление полей.
Eski meskun yerlerinden birisidir.Это одно из старинных поместий Воробьёвых.
Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar.Все они (кроме Кечкемета) считаются исконно-куманскими.
Jeff Fabb ve Blake Bunzel, gruptan 2011 yılında ayrıldı, yerlerini Tom Hane ve Randy Weitzel doldurdu.Джефф Бафф и Блэйк Банзел ушли из группы в 2011, и были заменены Томом Ханом и Рэнди Вейтзелом соответственно.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Здания университета расположены в разных районах города.
Küçük yerleşim yerlerinde ise eğilim farklıydı.В небольших городах тенденция была иной.
Videonun üç farklı versiyonu dünyanın farklı yerlerinde farklı kazananlarla yayınlandı.Было выпущено 3 версии клипа, где было представлено по 3 победителя из разных регионов мира.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.Иногда напарников необходимо оставлять позади.
3. madde ile 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yerlerinden göç etmiş olanlar da mübadele kapsamına alınıyordu.Они, как и все поселившееся в этих регионах после осени 1918 года подлежали депортации.
Dizinin bazı yerlerinde kötü tarafını göstermiş ama sonradan Damon Salvatore ile çıkmaya başlamıştır.В этом прекрасном месте недостаёт лишь тебя; но отправляйся сначала в Солсбери.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.Война повлекла за собой массовые перемещения арабского и еврейского населения города.
Bu bakımdan karakterlerin oturdukları yerlerin değişimi de daireseldir.Более того, адреса на которые необходимо совершить переход, будут похожи.
Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.Возводились дома и служебные постройки.
Ayrıca, Cami, mescit gibi yerlerin hemen yanında yapılan kuran okuma yeridir.В дальнейшем селение Калалы в документах упоминается как селение (дача) Похвисневой.
Birçok aile yerlerinden olmuştu.Многие приходили целыми семьями.
Ancak Kanada'nın diğer yerlerindeki kablo sistemleri Persona markasıyla anılmaya devam etti.Однако в сетях других кабельных операторов данный канал продолжал транслироваться.
Çufutkale, Hanlık döneminde Karay Türklerinin en önemli ikamet yerlerinden biri idi.Издревле, для туркмен, ковёр всегда был одной из самых главных вещей в обиходе.
Şehir 2500 yıllık geçmişiyle Adriyatik Denizi kıyısındaki en eski yerleşim yerlerinden biridir.Будва основана 2500 лет назад, является одним из самых древних поселений на берегах Адриатического моря.
Bunun nedeni de bu yerlerin her zaman sıcak olmasından kaynaklanmasıydı.Стояла обычная для этих мест жара.
Bu cıvatalar yerlerine sağlam montelenmiş olmayabilirdi.Настоящие камеры не смогли бы поместиться в декорации..
Köy halkı yerlerinden edilmiş, bozkır olan araziye sürülmüştür.В результате люди были изгнаны Аллахом из райского сада.
Bağlantı yerlerine stur denir.Названа по своему месторасположению.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.Второе — оставить их на месте.
Mezunların iş yerlerine tayini ile "Azerbaycan Hava Yolları" uğraşıyor.На старте карьеры играл на правах аренды в азербайджанском «Туран Эйре».
Daha sonra bu toplumların yerlerini harita üzerinde işaretledi.Так племена обозначали карту их местности.
Bu kırılma yerlerine fay hattı (kırık hattı) denir.Линия разграничения этих фаз называется λ-линией.
Tıva'nın kutsal ve saygı duyulan yerlerinden biridir.Одно из самых святых и почитаемых мест в Туве.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Популярна в сельской местности Австралии.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.Небо и земля услышат нас, свидетелями будут звезды светящиеся.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.В удел природным её обитателям достались: возделывание земли и защищение её.
Hamamözünde kalanlar oradan da sürülerek yerlerine Çerkezler yerleştirilmişlerdir.عبادة بْن الصامت، ومنهم من يجعل مكانه خارجة بْن زَيْد.
Neredeyse tüm DDR markaları mağazalardan kalktı ve yerlerini Batı ürünleri aldı.اختفت تقريباً كل العلامات التجارية للمنتجات في ألمانيا التجارية من المتاجر و استبدلت بمنتجاتٍ غربية.
Düğün yerlerinin kurulması.مكان لاحتفالية الزواج .
Azerbaycanın eski yerleşim yerlerinden birisidir.وتعرف أذربيجان بالمدينة القديمة.
Myeongdong, Güney Kore'nin en ünlü alışveriş bölgelerinden ve gözde turistik yerlerinden biridir.وتعد ميونغ دونغ هي واحدة من أشهر مناطق التسوق في كوريا الجنوبية، وواحدة من الوجهات السياحية المفضلة.
Sanatçı çiftin evi, devrin edebiyatçıların toplantı yerlerinden birisi oldu.وكان منزل الزوجين الفنانين هو أحد الأماكن لنقل اجتماعات الأدب.
Mühendis olarak dünyanın çeşitli yerlerinde çalışmıştır.يعمل مهندسو الحاسوب تقريبا في كل مكان.
Bol dökümlü bir hırka giyen Swift evin farklı yerlerinde (mutfak, yatak odası, banyo, hol) görülür.كانت سويفت ترتدي جاكيت صوف مهدل واسع وظهرت في أماكن مختلفة للبيت ( المطبخ و غرفة النوم و الحمام والصالة).
Çufutkale, Hanlık döneminde Karay Türklerinin en önemli ikamet yerlerinden biri idi.خلال الحكم الإسباني، كان الدين واحد من أهم جوانب الحياة في الجزيرة.
Yerlerinden edilen 100.000 Bedevi, nüfusun yarısına tekabül ediyordu.فاضطر نصف السكان، بالإضافة إلى 100 ألف بدوي، إلى مغادرة أراضيهم.
Türkiye'de pek çok gazeteci, ülkenin çeşitli yerlerindeki hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır.ولا يزال بعض الرهبان القياديين محتجزين في سجون مختلفة في أنحاء البلاد.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.يجب غسل القفازات قبل خلعها من اليد.
Fırtına gelmeden önce, Ulusal Park Servisi Outer Banks'taki ziyaret ve kamp yerlerini kapadı.قبل وصول العاصفة، "دائرة الحدائق الوطنية" أغلقت مراكز الزوار والمخيمات على طول "البنوك الخارجي".
Bazen de insanların yerleşim yerlerinin yakınında yaşamayı tercih ederler.هناك عدة أنواع منها تفضل أن تعيش بالقرب من المناطق المأهولة.
Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptırdığı medreseler, aşevleri ve daha pek çok eser bırakmıştır.أناس مباركون صاعدون ، وأناس هابطون لسوء ما فعلوه في الدنيا ، وكثير من الملائكة يقومون بنشاطات مختلفة.
Utena, Litvanya'nın en eski yerleşim yerlerinden biridir.أوتينا هي واحدة من أقدم المنشآت في ليتوانيا.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.وصدر أمر آخر بالبقاء في محلاتنا..
Bazı yerlerin Osmanlı egemenliğine girmesini sağlayan sefer, 21 Kasım'da İstanbul'a dönülmesiyle sona erdi.وقد فرضت القوات العثمانية سيطرتها علي بعض الأماكن من خلال الحروب ,وانتهي بالعودة إلى إسطانبول في 21 نوفمبر.
Birçok aile yerlerinden olmuştu.تسكنها عدة عائلات.
KIC dünyanın farklı yerlerinde toplam 42 okulda İngilizce eğitimi, sınav hazırlık kursları sunar.تقدم دورات في اللغة الإنجليزية وامتحانات الاعداد للجامعة والدورات الأكاديمية في 42 موقعا في جميع أنحاء العالم.
Fotoğraf çekimleri 19 Ekim 2015'te Hawaii'de ve Vietnam'ın çeşitli yerlerinde başladı.استغرق التصوير الرئيسي من أكتوبر 2015 إلى مارس 2016 في هاواي ومواقع مختلفة في جميع أنحاء فيتنام.
Ayrıca, Cami, mescit gibi yerlerin hemen yanında yapılan kuran okuma yeridir.يقرأ بالإدغام كالسوسي في بعض الحروف المتماثلة نحو ( والصاحب بالجنب ) ( لا قبل لهم بها ) ( أتمدونن بمال ) .
Etrafında mesken ve iş yerlerinin çoğalması ile 1967'de yanına bir ilave yapılmıştır.كان ما زال يبيع بشكل جيد عندما حلت محلها مرافقة أكثر عملية في عام 1967.