Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Εάν δεν έχετε ανοιχτές εκτάσεις, πρέπει να πατε εκεί και να ανοίξετε εκτάσεις.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Ако не разполагате с открити пространства, трябва да отидете там и да направите открити пространства.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Если таких мест нет, то надо их создавать.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Якщо його немає, вам потрібно його створити.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.אם אין לכם מרחבים פתוחים, אתם חייבים ללכת לשם ולפתוח מרחבים.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.فإذا لم يكن لديك مساحات مفتوحة ، فيجب عليك ان تذهب الى هناك وتفتح مساحات.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.作ってしまえば良いんです これらのオープンスペースを
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.A když přeskočí na další místo, můžou znovu spadnout zpátky, v tu chíli vytvoří světlo daných barev.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.A kiedy przeskakują z orbity na orbitę A kiedy przeskakują z orbity na orbitę powstają różne kolory światła.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.들뜬 상태로 올라갔다가 바닥상태로 내려오면서 정해진 빛들을 만들어낸다는 것도 알아냈습니다.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.Takže keď vyskočia na iné miesto, kde môžu byť a vracajú sa späť, vydávajú pritom svetlo určitých farieb.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.Когда они перепрыгивают с места на место и обратно, они испускают свет определённого цвета.
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.וכאשר הם קופצים למקום הבא בו הם יכולים להיות ונופלים בחזרה, הם יוצרים אור בצבעים מסוימים
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.و عندما يقفزون إلى المستوى الأعلى يسقطون مرة أخرى نحو المستوى الأصلي يبعثون إضائة بألوان محددة
Eğer elektronlar bir yere sıçrama yaparsa ve geri yerlerine dönerse, belli renkler çıkartırlar.元の軌道に戻ってくるとき 決まった色の光を放ちます ですから原子は熱せられると
Eğer yerlerini düzenlemek isterseniz, cevap 3a kare, b kare, c üzeri 1/2. -Jak to poukładamy, będzie 3a kwadrat, b kwadrat, c do 1/2.
Eğer yerlerini düzenlemek isterseniz, cevap 3a kare, b kare, c üzeri 1/2. -Se voglio riordinarlo, è 3a al quadrato, b al quadrato c alla 1/2
Eğer yerlerini düzenlemek isterseniz, cevap 3a kare, b kare, c üzeri 1/2. -Si solo quiero reagruparlo, eso es 3a cuadrada, b cuadrada, c a la un medio.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.그 손을 드는 순간에 복병이 그 처소에서 급히 일어나 성읍에 달려 들어가서 점령하고 곧 성읍에 불을 놓았더라
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên , binh_phục lập_tức đứng_dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành , chiếm lấy và phóng_hỏa nó .
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên, binh phục lập tức đứng dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành, chiếm lấy và phóng hỏa nó.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.והאורב קם מהרה ממקומו וירוצו כנטות ידו ויבאו העיר וילכדוה וימהרו ויציתו את העיר באש׃
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.فقام الكمين بسرعة من مكانه وركضوا عندما مدّ يده ودخلوا المدينة واخذوها واسرعوا واحرقوا المدينة بالنار.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸 手 、 伏 兵 就 從 埋 伏 的 地 方 急 忙 起 來 、 奪 了 城 、 跑 進 城 去 、 放 火 焚 燒
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸手 、 伏兵 就 從 埋伏 的 地方 急忙 起來 、 奪 了 城 、 跑進 城 去 、 放火 焚燒
Eminim ki araba park yerlerinin de paralel olduklarını fark etmişsinizdir. -Creo que ya sabes lo que es una línea paralela
Eminim ki araba park yerlerinin de paralel olduklarını fark etmişsinizdir. -자동차를 주차할 때, 자신의 차를 다른 사람의 차의 바로 옆에 주차할 때, 자동차를 '평행 주차'하고 있다고 말할 수 있습니다
Eminim ki araba park yerlerinin de paralel olduklarını fark etmişsinizdir. -Виждали сте това - например успоредно (паралелно) паркиране.
Eminim ki araba park yerlerinin de paralel olduklarını fark etmişsinizdir. -لقد رأيت هذا --موقف سيارات متوازي، موقف السيارات المتوازي يكون عندما تركن سيارتك بجانب سيارة اخرى
"En Kötü Turlar" Portekiz'deki Tatil Yerlerinin Karanlık Yüzünü GösteriyorConozca el lado no glamoroso del turismo en Oporto, capital de la crisis económica en Portugal
"En Kötü Turlar" Portekiz'deki Tatil Yerlerinin Karanlık Yüzünü GösteriyorPortogallo: turisti per caso nella Porto colpita dalla crisi economica
"En Kötü Turlar" Portekiz'deki Tatil Yerlerinin Karanlık Yüzünü GösteriyorThe Worst Tours, pour visiter l'envers du décor à Porto
"En Kötü Turlar" Portekiz'deki Tatil Yerlerinin Karanlık Yüzünü Gösteriyor'The Worst Tours' zeigt die dunklere Seite von Portugals Top Reiseziel
"En Kötü Turlar" Portekiz'deki Tatil Yerlerinin Karanlık Yüzünü GösteriyorТурагентство The Worst Tours раскрывает темную сторону лучшего туристического направления Португалии
Eşittir, iks. Tam tersi şekilde yazmak isterseniz, yerlerini değiştirebilirsiniz.O si sólo queremos escribirlo de esa forma, podemos intercambiar
Esnek bir iş zamanı olan iş yerlerinde işçinin kendisinin iş süresini doldurmasına özen göstermesi gerekirOm man har flexibel arbetstid ska den anställda själv se till att han eller hon arbetar den tid som avtalats.
Esnek bir iş zamanı olan iş yerlerinde işçinin kendisinin iş süresini doldurmasına özen göstermesi gerekir许多单位都采用弹性工作时间,例如上班时间为7点至9点,下班时间为15点至17点。此时员工必须自觉按照协定好的工作时长工作。
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.A mobilunkkal így egy helyváltoztatási történetet tudunk rögzíteni.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Asa a facut Paul. A facut-o cu ajutorul iPhone-ului sau.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Điện thoại di động của chúng ta có thể xây dựng một lịch sử nơi chốn.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Donc nos téléphones portables peuvent maintenant construire un historique des lieux où l'on a été.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Foi assim que o Paul o fez. Fê-lo com o seu iPhone.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.I nostri cellulari possono costruirci ora una storia dei nostri luoghi.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Jadi, ponsel kita dapat menjadi pencatat tempat tinggal.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.이제 휴대전화로 장소에 대한 기록을 만들 수 있죠.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Mobilní telefony jsou tedy nyní schopné vytvořit historii míst, kde jste byli.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Nasze telefony komórkowe mogą więc teraz tworzyć historię miejsc, w których przebywamy.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Nun, unsere Mobiltelefone können mittlerweile eine Geschichte unserer Wohnorte konstruieren.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Onze mobiele telefoons kunnen nu een plaatsgeschiedenis bijhouden.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Takže naše mobily môžu teraz vytvoriť históriu pobytu.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Έτσι, μπορούμε να έχουμε ένα ιστορικό περιοχών στα κινητά μας.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Итак, наши мобильные телефоны могут создать список мест, где мы были.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Отже, наші мобільні телефони можуть будувати історію місць нашого проживання.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.Така че нашите мобилни телефони сега могат да изграждат местна история.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.וכל אחד מכם יכול לקבל את הנתונים האלה.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.لذا، فيمكن لهواتفنا المحمولة أن تبني أي تاريخ للمكان.
Evet, cep telefonlarımız yaşadığımız yerlerin geçmişini saklayabilir.ポールが彼のアイフォーンでやったようにね
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.Du människobarn, vänd ditt ansikte mot Jerusalem och predika mot helgedomarna, ja, profetera mot Israels land.
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et."Hai manusia fana, kutukilah Yerusalem. Kutukilah tempat-tempat ibadat di sana. Peringatkanlah tanah Israel
‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.인자야 너는 얼굴을 예루살렘으로 향하며 성소를 향하여 소리내어 이스라엘 땅을 쳐서 예언하라