Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Πάροχοι χαμηλού κόστους ανά τον κόσμο τις εκτελούν φθηνότερα.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor."В світі є постачальники з низькими витратами, і вони можуть зробити це дешевше."
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Евтини доставчици от цял свят могат да я вършат по-евтино.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Поставщики из стран с низкой оплатой труда сделают вам это дешевле.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.ספקים זולים יכולים לעשות זאת בפחות כסף.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.يستطيع مزودون خدمات القيام به حول العالم بقيمة أقل.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.だから重要になるのは もっと右脳的で
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.그렇기에, 지구의 다른 지표면들은 서로서로 조금씩 무게가 다릅니다
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.Si viajas a los polos al Ecuador tu tendras un peso levemente diferente
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.Twój ciężar nieznacznie różni się w różnych częściach Ziemi.
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.Vores vægt er en smule forskellig, afhængig af hvor vi er på Jorden.
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.Ваша вага насправді трохи відрізняється, ваша вага трохи відрізняється в різних частинах Землі.
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.המשקל שלכם יהיה שונה במקומות שונים על כדור הארץ.
Dünya'nın farklı yerlerinde ağırlığınız farklı olur.وزنك في الحقيقة مختلف قليلاً , في أجزاء مختلفة من الأرض
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -A můžete se procházet a zjišťovat, jak se atmosféra liší v různých částech planety.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -Você pode ir ao redor e descobrir quantas atmosferas diferentes partes do mundo são.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -Можем да пообилолим и да разберем колко атмосфери представляват различните части на земята.
Dünyanın farklı yerlerine gidip basıncın ne kadar oluğunu ölçebilirsiniz. -אפשר כך למדוד את הלחץ באטמוספרות במקומות שונים בעולם.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Cineva te plătește să te plimbi și să călătorești și să vezi unele din cele mai frumoase locuri din lume.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Ik bedoel, je wordt betaald om rond te reizen en te kijken naar enkele van de mooiste plekken op aarde.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.내말은,돌아다니면서 여행하고 이 행성에서 가장 아름다운 곳들을 보라고 누군가가
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Maksud saya, seseorang membayar Anda untuk bepergian dan melihat beberapa tempat paling indah di planet ini.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Minulle maksettiin matkustelusta katselemaan planeettamme kauneimpia paikkoja.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Quiero decir, alguien te paga por ir por ahí, viajar, y ver algunos de los más bellos lugares del planeta.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.Sei pagato per girare e viaggiare e studiare alcuni dei posti più belli del pianeta.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.W końcu płacono mi za podróżowanie i podziwianie najpiękniejszych miejsc na ziemi.
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.כלומר, מישהו משלם לך להסתובב בעולם ולחפש אחדים
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.أعني , أن أحدا ما يدفع لك المال من أجل التجول والترحال وانظر الى بعض الاماكن
Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor.あちこち旅に出かけ 調査する場所は 地球上で最も美しいところばかりでした
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fais-leur des caleçons de lin, pour couvrir leur nudité; ils iront depuis les reins jusqu`aux cuisses.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fă-le ismene de in, ca să-şi acopere goliciunea, dela brîu pînă la glesne.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Farai loro inoltre calzoni di lino, per coprire la loro nudità; dovranno arrivare dai fianchi fino alle cosce
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Faze-lhes também calções de linho, para cobrirem a carne nua; estender-se-ão desde os lombos até as coxas.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần lót trong bằng vải gai, đặng che sự lõa lồ, mặc từ ngang lưng quần cho đến bắp vế.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần_lót trong bằng vải gai , đặng che sự lõa_lồ , mặc từ ngang lưng quần cho_đến bắp_vế .
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Ja tee heille pellavakaatiot hävyn peitteeksi; ulottukoot ne lanteilta reisiin asti.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.또 그들을 위하여 베로 고의를 만들어 허리에서부터 넓적다리까 지 이르게 하여 하체를 가리게 하라
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Maak ook linnen broeken voor hen, die tot aan de knie reiken, zodat hun naaktheid niet wordt gezien.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Nadělej jim i košilek lněných k zakrytí nahoty těla; od bedr až do stehen budou.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Så skal du gjøre dem benklær av lerret til å skjule deres blusel; fra lendene ned til lårene skal de nå.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Sprav im aj ľanové nohavice na pokrytie tela hanby, od bedier až po stehná budú sahať.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak."También les harás pantalones de lino para cubrir su desnudez desde la cintura hasta los muslos
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Urobisz im też ubiory lniane, dla zakrycia nagości ciała; od biódr aż do udów będą.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.И сделай им нижнее платье льняное, для прикрытиятелесной наготы от чресл до голеней,
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.ועשה להם מכנסי בד לכסות בשר ערוה ממתנים ועד ירכים יהיו׃
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.وتصنع لهم سراويل من كتان لستر العورة. من الحقوين الى الفخذين تكون.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們 作 細 麻 布 褲 子 、 遮 掩 下 體 . 褲 子 當 從 腰 達 到 大 腿
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們作細 麻布 褲子 、 遮掩 下體.褲子 當從 腰 達到 大腿
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Als je geen open ruimte hebt, moet je er heen gaan en ruimte openen.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Dacă nu aveţi spaţii deschise, trebuie să mergeți acolo şi să deschideți noi spații.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Falls Sie keine Freiräume haben, müssen Sie dorthin gehen und Freiräume schaffen.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Jeśli brak otwartej przestrzeni, musimy ją stworzyć.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Jika anda tidak punya ruang terbuka, anda harus kesana dan membuka ruangnya.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.만약 열린 공간을 찾지 못했다면 거기로 가서 공간을 활짝 열어야 합니다.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Nếu bạn không thấy khoảng trống, bạn phải tự tạo ra nó.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Pokud nemáte otevřený prostor, musíte si ten prostor vytvořit.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Se não houver espaços abertos, temos que arranjar espaços.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Se non ce ne sono, bisogna crearli.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Si no tenéis espacios abiertos, tenéis que ir allí y abrir espacios.
Eğer açık yerleriniz yoksa, oraya gidip yer açmalısınız.Si vous n'avez pas d'espaces ouverts il faut y aller et les ouvrir.