Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Khắp thế giới mọi người vẫn đang tò mò, và cố gắng tìm hiểu cái gì đang diễn ra.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Lidé na zemi okolo světa jsou stále zvědaví, a snaží se zjistit, co se děje.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Ľudia na Zemi a okolo sveta sú stále zvedavý, a snažia sa zistiť čo sa deje.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.På platsen och runt jorden är folk fortfarande nyfikna, och försöker klura ut vad som händer.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Pe pământ şi în jurul lumii oamenii încă mai sunt curioşi, şi încearcă să înţeleagă ce se se întâmplă.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Ter plekke en over de hele wereld zijn mensen nog nieuwsgierig, en proberen te achterhalen wat er gaan is.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Viszont a helyszínen és világszerte az emberek mégis kíváncsiak, és igyekeznek kisakkozni, hogy mi folyik.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Vor Ort und auch auf der Welt ist man noch neugierig und will mitbekommen, was passiert.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.На месте и во всём мире людям всё ещё интересно, они пытаются понять — что происходитю Но они не знают.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.На място и по света хората още са любопитни и се опитват да разберат какво става.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Поруч та в усьому світі люди досі зацікавлені, й намагаються з'ясувати, що ж відбувається.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.온 세상들에 있는 모든 사람들이 사태에 대해서 여전히 궁금해하며
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.No local ou no mundo inteiro, as pessoas continuam curiosas e tentam saber o que está a acontecer.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Sul territorio, ed in giro per il mondo,
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Sur le terrain et dans le monde,
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Wszędzie na Ziemi
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.במקום האירוע עצמו, ובשאר העולם אנשים עדיין תוהים
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.على أرض الواقع وحول العالم يتوق الناس للمعرفة
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.人々はまだ興味があって 何が起きているか知ろうとします しかし分からない
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.전 세계로부터의 300가지가 넘는 응모작을 통해 저는 제 작은 보석함을 얻었습니다.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Aus über 300 Einsendungen aus aller Welt habe ich mein eigenes kleines Schmuckstück kreiert.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Avec plus de 300 offres du monde entier, je l'ai eu, ma boite a bijoux.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Com mais de 300 financiadores em todo o mundo, consegui ter a minha "pequena caixa de jóias".
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Cu aproape 300 răspunsuri din toată lumea, am reușit să-mi fac o mică bijuterie.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Dengan lebih dari 300 masukan dari seluruh dunia, saya mendapatkan kotak perhiasan itu.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Dzięki 300 odpowiedziom z całego świata mam piękne mieszkanko.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Fra oltre 300 offerte da tutto il mondo l'ho trovato: un piccolo gioiellino tutto per me.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Med mer än 300 bidrag från över hela världen fick jag mitt eget lilla smyckeskrin.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Med over 300 forslag fra hele verden fik jeg det, mit eget lille smykkeskrin.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Met meer dan 300 inzendingen van over de hele wereld kreeg ik mijn eigen kleine juwelendoosje.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Recibimos más de 300 sugerencias de todo el mundo, Y lo conseguí, mi pequeña joya.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.S preko 300 idejami z vsega sveta sem dobil svojo škatlico za dragulje.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.S více jak 300 příspěvky z celého světa jsem to dokázal, vytvořit si své hnízdečko.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Több mint 300 javaslat érkezett a világ minden pontjáról, és végül kész lett, a saját kis ékszerdobozom.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Với hơn 300 ý kiến đóng góp từ khắp thế giới, tôi đã có nó, chiếc hộp nhỏ quý báu của tôi.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Yli 300:n ympäri maailmaa tulleen vastauksen avulla, sain sen, ikioman pienen korurasiani.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Z asi 300 položiek z celého sveta som to našiel, moju vlastnú malú šperkovničku.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Με περισσότερες από 300 συμμετοχές απ' όλο τον κόσμο, απέκτησα τη μικρή μου κοσμηματοθήκη.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.З більш ніж 300 дописів з усього світу, я знайшов її, мою власну маленьку скарбничку.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.С над 300 заявки от цял свят, го получих, моето малко бижу.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.עם יותר מ300 כניסות מרחבי העולם, קיבלתי את תיבת התכשיטים האישית שלי.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.وبعد تفقد 300 اقتراح من حول العالم توصلت إلى الحل
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.來之全球300多個方案, 我終於揾到一個完美方案。
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.私だけの宝石箱ができあがりました 55平米ではなく
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Billiganbieter auf der ganzen Welt können es günstiger erledigen.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Billige udbydere rundt om i verden kan gøre det billigere.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Các nhà cung cấp giá rẻ trên thế giới có thể làm những công việc này với chi phí thấp hơn.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Fornecedores low-cost pelo mundo fazem-no mais barato.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Furnizorii cu costuri mici din întreaga lume o pot face mai ieftin.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Halpatyövoima tekee sen halvemmalla.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.I fornitori low cost nel mondo lo fanno per meno.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.다른 지방의 저임금 노동자는 더 싸게 해결할 수 있습니다.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Lacné pracovné sily vo svete to dokážu robiť lacnejšie.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Les fournisseurs à bas coût autour du monde peuvent le faire moins cher.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Levné pracovní síly ve světě dokáží pracovat levněji.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Los proveedores a bajo costo de todo el mundo pueden hacerlo más barato.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Low-cost-aanbieders over de hele wereld kunnen het goedkoper.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Olcsó szolgáltatók világszerte megcsinálják olcsóbban.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Penyedia layanan dari seluruh dunia bisa melakukannya dengan lebih murah.
Dünyanın değişik yerlerindeki ucuz taşeronlar daha ucuza yapabiliyor.Zagraniczni podwykonawcy mogą to zrobić taniej.