Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlerin ile cümle

yerlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer nesnelerin yerlerinin değiştirilmesi ile çıkan artış gibi mesela kaydırıcı gibi.Преместване на склона от други предмети, като например, хвърчащи килимчета.
Diğer nesnelerin yerlerinin değiştirilmesi ile çıkan artış gibi mesela kaydırıcı gibi.Указывает, может ли горка передвигаться другими объектами, например, ползунами.
Diğer nesnelerin yerlerinin değiştirilmesi ile çıkan artış gibi mesela kaydırıcı gibi.האם מדרון זה ניתן להזזה על ידי עצמים אחרים, כמו משטחים צפים.
Diğer nesnelerin yerlerinin değiştirilmesi ile çıkan artış gibi mesela kaydırıcı gibi.سواء أو ليس منحدر أداء غير ذلك مثل.
Diğer nesnelerin yerlerinin değiştirilmesi ile çıkan artış gibi mesela kaydırıcı gibi.フローターのような他のオブジェクトがこの斜面を動かせるかどうか
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.Andererseits scheint unser... ...reicher Erinnerungsschatz auf viele Punkte verteilt.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.As recordações, por outro lado, parecem estar alojadas em muitos lugares separados no cérebro.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.D'altro canto, ogni ricordo... ...sembra essere conservato in molti luoghi separati del cervello.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.반면에, 각각의 기억은 두뇌속에 많은 분리된 장소에 보관되고 있습니다.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.Par contre, les souvenirs... se trouvent dans différents endroits du cerveau.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.Tampaknya disimpan di banyak terpisah locales di otak. kenangan Lama berada di banyak tempat.
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.От друга страна, всеки спомен изглежда се запаметява в множество отделни кътчета в мозъка.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A potrieskal modlárske stĺpy a posekal háje a ich miesto zaplnil ľudskými kosťami.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A potřískal obrazy, háje posekal, a místa jejich naplnil kostmi lidskými.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.A sfărîmat stîlpii idoleşti şi a dărîmat Astarteele, şi locul lor l -a umplut cu oase omeneşti.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Destrozó las piedras rituales, cortó los árboles rituales de Asera y llenó sus lugares con huesos humanos
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.És összetörte az oszlopokat és kivágatta az Aserákat, és azok helyeit embercsontokkal töltötte meg.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Fece a pezzi le stele e tagliò i pali sacri, riempiendone il posto con ossa umane
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Han lod Stenstøtterne nedbryde og Asjerastøtterne omhugge og Pladsen fylde med Menneskeknogler.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Hän murskasi patsaat ja hakkasi maahan asera-karsikot ja täytti niiden sijan ihmisten luilla.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Han slog sönder stoderna och högg ned Aserorna; och platsen där de hade stått fyllde han med människoben.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Il brisa les statues et abattit les idoles, et il remplit d`ossements d`hommes la place qu`elles occupaient.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.In strl je stebre s podobami in posekal Ašere, njih mesta pa je napolnil s človeškimi kostmi.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.왕이 또 석상들을 깨뜨리며 아세라 목상들을 찍고 사람의 해골로 그곳에 채웠더라
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Người bẻ gãy các trụ thờ , đánh_đổ các hình_tượng Át - tạt-tê , và chất đầy hài_cốt tại_chỗ nó đã đứng .
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Người bẻ gãy các trụ thờ, đánh đổ các hình tượng Át-tạt-tê, và chất đầy hài cốt tại chỗ nó đã đứng.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Semelhantemente quebrou as colunas, e cortou os aserins, e encheu os seus lugares de ossos de homens.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.und zerbrach die Säulen und rottete aus die Ascherabilder und füllte ihre Stätte mit Menschenknochen.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.Και συνετριψε τα αγαλματα και κατεκοψε τα αλση και εγεμισε τους τοπους αυτων απο οστα ανθρωπων.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.и изломал статуи, и срубил дубравы, и наполнил место их костями человеческими.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.И сломи изтуканите, съсече ашерите и напълни местата им с човешки кости.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.ושבר את המצבות ויכרת את האשרים וימלא את מקומם עצמות אדם׃
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.وكسّر التماثيل وقطع السواري وملأ مكانها من عظام الناس.
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.又 打 碎 柱 像 、 砍 下 木 偶 、 將 人 的 骨 頭 充 滿 了 那 地 方
Dikili taşları, Aşera putlarını parçaladı; yerlerini insan kemikleriyle doldurdu.又 打碎 柱 像 、 砍下 木偶 、 將人 的 骨頭充滿 了 那 地方
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.틀린 내용은 지우고 새로 알게 된 내용을 적는 거죠
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.את הדברים השגויים ונחליף אותם בדברים שלמדנו
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.فبعد أن تعود بالحقائق، ستقوم بالتعليم على المخطط وشطب الأمور غير الصائبة واستبدالها بما تعلمته.
Doğru olmayan şeylerin üstünü çizip yerlerine öğrendiklerimizi koyacağız.この作業を毎週 繰り返していくと
Dünyanın başka yerlerinde iletişim kurma yeteneğin kısıtlı.Ceci limite votre capacité à communiquer dans d'autres parties du monde,
Dünyanın başka yerlerinde iletişim kurma yeteneğin kısıtlı.Das verhindert effektive Kommunikation mit anderen Teilen der Welt.
Dünyanın başka yerlerinde iletişim kurma yeteneğin kısıtlı. Sosyal sınıflar ve bunlar gibi şeyler.Esto limita tu habilidad para comunicarte en otras partes del mundo, o con otras clases sociales, etc.
Dünyanın başka yerlerinde iletişim kurma yeteneğin kısıtlı. Sosyal sınıflar ve bunlar gibi şeyler.Questo limita la tua abilità a comunicare in altre parti del mondo, classi sociali etc.
Dünyanın başka yerlerinde iletişim kurma yeteneğin kısıtlı.Това ограничава възможността ви да общувате в останалите части на света.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.전세계 1/4을 차지하는 특정지역에서, 유럽산, 미국산 은 가장 빛나는 것은 아닙니다.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.Dans certaines parties du monde, les échanges commerciaux européens ou américains ne sont pas au mieux.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.Em certas partes do mundo, a ideia que se tem da União Europeia e dos EUA não é a mais bonita.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.En ciertos lugares del mundo, la marca Unión Europea, la marca Estados Unidos, no están en su mejor momento.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.In alcune zone del mondo, l'Unione Europea, gli USA, non sono certamente al massimo.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.În anumite colţuri ale lumii, mărcile UE şi USA, nu sunt în cele mai bune condiții.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.In bestimmten Vierteln der Welt, ist die Marke EU, die Marke USA, nicht gerade die Leuchtenste.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.In sommige delen van de wereld zijn merk-EU en merk-VS niet op hun mooist.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.Tietyissä maailman kolkissa brändit EU ja USA eivät loista kovin kirkkaina.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.W pewnych zakątkach świata marka UE lub USA nie cieszy się najlepszą opinią.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.Σε ορισμένα μέρη του κόσμου, η Ε.Ε. και οι Η.Π.Α., δεν είναι και στα καλύτερά τους.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.В някои части на света марката "ЕС", марката "САЩ" нямат особено добра репутация.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.В определенных частях мира бренд ЕС и бренд США имеют репутацию, оставляющую желать лучшего.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.במקומות שונים בעולם, תוצרת אירופה או תוצרת ארה"ב, אינם נוצצים כלל.
Dünyanın belli yerlerinde, AB markası, ABD markası en parlak halinde değil.魅力が無いんだ
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.En el campo y alrededor del mundo
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod