-300 milyon dolar değerinde- batı Kenya'nın tam da en hassas ve en güzel yerlerinden birine yapılacaktı.それが建設されるのは ケニヤ西部のとても美しい 被害を受けやすい 場所だったのです
ABD'de, 2001 yılından beri beş yıl boyunca ekonomimiz büyüdü, beş yıl boyunca iş yerlerinde üretim arttı.미국은 2001년 이후로 5년의 경제 성장 기간을 가져왔고 5년의 직장 내에서의 생산적인 성장이 있었습니다.
ABD'de, 2001 yılından beri beş yıl boyunca ekonomimiz büyüdü, beş yıl boyunca iş yerlerinde üretim arttı.בארה"ב, מאז 2001 חווינו חמש שנים של צמיחה כלכלית, חמש שנים של גידול ביעילות מקומות העבודה,
ABD'de, 2001 yılından beri beş yıl boyunca ekonomimiz büyüdü, beş yıl boyunca iş yerlerinde üretim arttı.في الولايات المتحدة، منذ 2001 شهدنا خمس سنوات من النمو الإقتصادي، خمس سنوات من نمو الإنتاجية في أماكن العمل،
ABD'de, 2001 yılından beri beş yıl boyunca ekonomimiz büyüdü, beş yıl boyunca iş yerlerinde üretim arttı.職場の生産性も5年間向上してきましたが 賃金中央値に変化は見られず
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Ak vymeníme uhly a strany, vznikne nám ďalšia veta o zhodnosti.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Jeśli odwrócimy kąty i boki, to także otrzymamy cechę przystawania
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.우리는 변과 각을 뒤집어도 합동 조건이 된다는 것을 이미 알고 있습니다
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Pokud vyměníme úhly a strany, vznikne nám další věta o shodnosti.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Vi kan også gøre det omvendt.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Ако сменим ъглите и страните, знаем, че това също е постулат за еднаквост.
Afrika kıtasından yola çıkarak dünyanın diğer yerlerine yerleştiler.Afrika und besiedelte den Rest der Welt.
Afrika kıtasından yola çıkarak dünyanın diğer yerlerine yerleştiler.아프리카대륙을 떠나 밖으로 나가 세계의 다른곳으로 이주했습니다.
Afrika kıtasından yola çıkarak dünyanın diğer yerlerine yerleştiler.עזבו את אפריקה ויצאו ליישב את שאר העולם.
Afrika kıtasından yola çıkarak dünyanın diğer yerlerine yerleştiler.أفريقيا ليعمروا باقي العالم
Afrika kıtasından yola çıkarak dünyanın diğer yerlerine yerleştiler.共通の先祖は 何年前に生きていたのか?
Afrika'nın farklı yerlerinde, tamamen farklı alet kullanma adetleri var.다른 지역에서는 다른 방식의 도구 사용이 이루어 진다는 것을 발견했습니다.
Afrika'nın farklı yerlerinde, tamamen farklı alet kullanma adetleri var.בכל מקום שבו נחקרו השימפנזים, יש דרכים שונות לגמרי של התנהגויות שימוש בכלים.
Afrika'nın farklı yerlerinde, tamamen farklı alet kullanma adetleri var.أينما تمت دراسة الشمبانزي، هناك إختلاف تام في سلوك استخدام الأدوات.
Afrika'nın farklı yerlerinde, tamamen farklı alet kullanma adetleri var.道具を使う全く別の習性が確認されています これらのパターンは世代から世代へと
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.Du kan ansöka om dagvårdsplats vid staden om familjen har sin adress i Helsingfors.
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.Podrá solicitar una plaza en ellas siempre que la dirección de la residencia familiar sea de Helsinki.
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.Voit hakea kaupungilta päivähoitopaikkaa, jos perheellä on osoite Helsingissä.
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.Vous pouvez y demander une place si la famille est domiciliée à Helsinki.
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.بإمكانك أن تبحث عن مكان للرعاية اليومية من البلدية، إذا كان لدى العائلة عنوان في هلسنكي.
Ailenin, Helsinki’de bir adresi varsa, şehrin gündüz bakım yerlerine başvurabilirsiniz.如果想进入公立托儿所,应提前至少四个月报名。只有在赫尔辛基登记住址的家庭才可申请公立托儿所。
Al bakalım onlara yerlerini gösterVa donc leur montrer où s'asseoir !
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Ale ten obrázek je ve skutečnosti složený z fotografií z různých míst.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Dar această imagine e de fapt compusă în întregime din fotografii din diferite locaţii.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.De ez a kép valójában teljesen különböző helyszíneken készült fotókból lett összeszerkesztve.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Dieses Bild ist aber in Wirklichkeit komplett zusammengesetzt, aus Fotos von verschiedenen Orten.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Jednak ten obraz w całości składa się z fotografii zrobionych w różnych miejscach.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.하지만 사실 이 그림은 다른 위치에서 찍은 사진들로 전적으로 구성되어 있습니다.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Maar dit beeld bestaat eigenlijk uit foto's van verschillende plaatsen.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Mais cette image est en fait entièrement composée de photos prises à différents endroits.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Ma questa foto è in realtà composta da foto di luoghi diversi.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Mas, de facto, esta imagem é inteiramente composta por fotografias de diferentes locais.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Men billedet er faktisk sat sammen af billeder fra forskellige lokaliteter.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Men den här bilden är egentligen helt komponerad av fotografier från olika platser.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.No tento obrázok je v skutočnosti celý poskladaný z fotografií z rôznych oblastí.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Pero esta imagen está totalmente compuesta por fotografías de distintos lugares.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Tetapi gambar ini sebenarnya, seluruhnya tersusun atas foto-foto dari lokasi yang berbeda-beda.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Toda slika je v bistvu v celoti sestavljena iz fotografij z različnih lokacij.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Όμως αυτή η εικόνα αποτελείται εξολοκλήρου από φωτογραφίες από διαφορετικές τοποθεσίες.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Але насправді ця світлина складена докупи з декількох світлин, знятих у різних місцях.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.На самом деле, это изображение полностью создано из фотографий различных мест.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.Но това изображение е всъщност изцяло съставено от снимки от различни местоположения.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.אבל התמונה הזאת היא מורכבת לחלוטין מתמונות ממקומות שונים.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.لكن في الواقع هذه الصورة مركبة بالكامل من صور من أماكن مختلفة
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.たくさんの写真から構成されています 場所を探し出すよりも 作り出してしまう方が
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.但系實際上哩幅圖完全系由唔同地方嘅相片人工合成嘅 但系實際上哩幅圖完全系由唔同地方嘅相片人工合成嘅
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Aber es ist wichtig, solche Orte zu haben.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Ale myslím, že je dôležité mať takéto priestory.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Ale myslím, že je důležité mít takováto místa.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.De azt hiszem, fontos, hogy vannak ezek a helyek.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.하지만 이런 커뮤니티 웹이 있는 건 중요하다고 생각합니다.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Maar ik denk dat het belangrijk is zo'n plekken te hebben.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Mais je pense qu'il est important d'avoir ces endroits.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Ma penso sia importante avere questi posti.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Mas penso que é importante ter estes locais.