Köy, çevresindeki yerleşim yerlerinden yüksektedir.Likusi gyvenvietės dalis yra aukštumoje.
2 yıl sonra Peres ve Shamir yerlerini takas ettiler.Vėliau suskaidyta į Šimosa ir Kazusa žemes.
Uzun uğraşlardan sonra (1708) bunlar tekrar eski yerlerine yerleştiler.1807 m. pasibaigus prūsų valdymui, kryžiai buvo sugrąžinti į senąją vietą.
Olaylar yatıştıktan sonra kentin değişik yerlerinde 48 ceset bulundu.Dar 48 rastos jo namuose per kratą.
Hayvan satış yerlerinde Horasan Iğırbığır çadırlarını görmek mümkündür.Kaimo vietovėse parduotuvėse galima pamatyti žmones medžiotojų apranga su pūkais.
Jeff Fabb ve Blake Bunzel, gruptan 2011 yılında ayrıldı, yerlerini Tom Hane ve Randy Weitzel doldurdu.Jeff Fabb ja Blake Bunzel lahkusid bändist 2011. aastal ja nemad asendati Tom Hane'i ja Randy Weitzeliga.
İnsan yerlerinin ve toplam nüfusun sayısı durmadan artıyor.Immigrantide arv ja osakaal rahvastikust on pidevalt kasvanud.
Kervancıların dinlenme yerlerinden biri de bu kasabadır.Osa Ķemeri rahvuspargi territooriumist paikneb selles linnaosas.
On binlerce Arakanlı yerlerinden edilmiştir.Reaalajanihe kümneid millisekundeid.
Ancak Avustralya'nın değişik yerlerinde sözcüklerde ayrımlar vardır.Keelel on Austraalias piirkonniti erinevaid dialekte.
Mağara turistlerin uğrak yerlerinden olmuştur.Linnast loodes on turiste ligi tõmbavad Postojna koopad.
Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi.Hea tasemega õpilaste pingutused kandsid aga vilja kõiges, milleks neid suunati.
Çalışma yerlerinin gürültü haritalarını çıkartmak.Järvenõgudes ladestunud setete kirjeldamise juhend.
Topçular yerlerinde sabittir.Suurtükiväegrupist asukohaga Rakveres.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Nad elavad Kesk-Austraalia kõrbelise kliimaga aladel.
İlk sorgusunda topların yerlerine sabitlendiğine ve mürettebatın ayık olduğuna şahitlik eder.Algse ülekuulamise käigus ta vandus, et kahurid olid korralikult kinnitatud ja meeskond kaine.
Açık sarnıçlar genellikle şehrin yüksek yerlerinde bulunmaktadır.Ühesuunalised teed on tavaliselt linnaaladel.
Şehrin en önemli yerlerinden biridir, neredeyse şehrin merkezinden bile daha önemli denilebilir.Uue Maailma asum on Kesklinna linnaosa kõige rahvarikkam asum.
Diliyle yaptığı ses sayesinde cisimlerin yerlerini belirleyebiliyordu.Lauapinna mikrofonid identifitseerisid heli abil digitaalpliiatsi asukoha.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Ašmiany asustasid taas teistest asulatest saabunud juudid.
Önümüzdeki on yılda ek yerlerin de açılması planlanmaktadır.Järgmise kümnendi jooksul plaanitakse toetusi mõnes valdkonnas vähendada.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.Då pågår många evenemang på olika håll i Helsingfors.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.De nombreux évènements ont alors lieu dans la ville.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.En los diferentes distritos de Helsinki se celebran una serie de actos con esta ocasión.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.Eri puolilla Helsinkiä on silloin paljon erilaisia tapahtumia.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.В разных частях города Хельсинки в это время проводится множество различных мероприятий.
12 Haziran’da Helsinki’nin çeşitli yerlerinde birçok değişik etkinlikler düzenlenir.当日赫尔辛基各处举行各种庆祝节目。
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.그런데 12시간에서 24시간 후에 자기 스스로 염색체를 재조립해 복구시켰습니다.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12-24 órával később pontosan ugyanolyanná állt össze, mint amilyen volt.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 - 24 tuntia myöhemmin se on koonnut itsensä ennalleen.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 à 24 heures plus tard, il s'est réparé exactement comme il était auparavant.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 a 24 horas mais tarde, foi reconstituído tal como era antes.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 bis 24 Stunden später, hat sich alles wieder so zusammengefügt wie es war.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 ot 24 uur later zette hij het weer in elkaar, precies zoals het eerst was.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 până la 24 de ore mai târziu, l-a pus din nou laolaltă asa cum era la inceput.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 sampai 24 jam kemudian, dia sudah menggabungkannya persis seperti semula.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 με 24 ώρες μετά το συναρμολογεί ξανά, ακριβώς όπως ήταν πριν.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 עד 24 שעות לאחר מכן, זה חיבר אותם בחזרה יחד בדיוק כמו קודם
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.12 إلى 24 ساعة لاحقاً، تقوم بوضعه سوياً مجدداً كما كانت من قبل.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.De doce a veinticuatro horas después, se vuelve a reconstituir, exactamente como estaba antes.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.In 12 - 24 ore viene riassemblato esattamente come era prima.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.W 12 do 24 godzin później wrócił do oryginalnego stanu.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.След 12 до 24 часа, го сглобява обратно както е бил преди.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.Через 12-24 часа он в том же состоянии, в котором был прежде.
12 ila 24 saat sonra, tıpkı öncesindeki gibi hepsini eski yerlerine aynen geri koyar.染色体は以前と同じように修復されます 多くの生物種はこのような特徴をもっています
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.우리는 7 과 8 을 이렇게 썼습니다.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Abbiamo semplicemente scritto un 2 e un 8 così.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Egyszerűen leírtuk a kettest és a nyolcast, mint itt.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Jednoducho sme tam vpísali čísla 2 a 8.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz. Peki, aslında ne yapmış olduk?Este cuatro en realidad representa un cuarenta.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz. Peki, aslında ne yapmış olduk?Więc tutaj nie mnożymy siedem razy cztery, a siedem razy czterdzieści.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Vi skrev blot svaret ved at skrive 2 og 8 i hver sin diagonal.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Vi skrev helt enkelt en 2:a och en 8:a så här
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.We hebben hier heel eenvoudig een twee en een acht opgeschreven.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.Απλώς γράψαμε το 2 και το 8 μ' αυτό τον τρόπο.
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.نكتب 2 و 8 هكذا
2'yi ve 8'i yerlerine yazıyoruz.しかし私達が本当にここでしているのは何でしょうか?
-300 milyon dolar değerinde- batı Kenya'nın tam da en hassas ve en güzel yerlerinden birine yapılacaktı.300 מליון דולר, שמיועד להיתקע היישר בלב אחד האזורים הכי פגיעים והכי יפים
-300 milyon dolar değerinde- batı Kenya'nın tam da en hassas ve en güzel yerlerinden birine yapılacaktı.300 مليون دولار تكلفة لكي يبنى بسرعة في واحدة من أكثر المناطق حساسية و أكثرها جمالا
-300 milyon dolar değerinde- batı Kenya'nın tam da en hassas ve en güzel yerlerinden birine yapılacaktı.3억불 규모의 발전소를 케냐 서부에 가장 취약하고, 가장 아름다운 곳들 중의 한 곳에