Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.I bland sker gästspel på andra orter.
Avustralya'da okaliptüs ağaçlarının yaralanmış yerlerinde yetişir.I Australien betraktas trädet som en skadeväxt.
Önceden çalıştığı iş yerlerinden yalan haber, aşırı alkol tüketimi gibi sebeplerden dolayı atılmıştır.N= Neglect Har Du någonsin försummat några av Dina plikter pp. g.a. alkohol eller drogbruk?
Aşağıda bu yerlerin bir listesi verilmiştir.Här är en lista över dem.
Bunlara ilaveten bayrak başka mekanlarda, binalarda, inşaat yerlerinde ve evlerde de bulunabilir.Man kan till och med hitta mynt här och där på marken, i lådor eller på andra ställen.
5500 Yahudi yerlerinden edildi ve çoğu öldürüldü.50 000 judar fördes till koncentrationsläger där de flesta mördades.
Hal böyle iken Katolik ve Protestan Rumlar yerlerinde kalmıştır.Här kan katolska och protestantiska kvarter ligga om vartannat.
Türkiye'nin çeşitli yerlerinden ve yurtdışından gelen turistler de Ünye'nin ekonomisine katkıda bulunur.Gäster från landets olika delar och från andra länder kommer till Tbilisi för att ta del i festen.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Flera fakulteter är belägna på olika platser i staden.
Ani, hıristiyan âleminin kutsal yerlerinden biri idi.Tappeh-ye Raḩmān (persiska: تپّه رحمان) är en kulle i Iran.
Köyde birçok yerde eski yerleşim yerlerine ait kalıntılara raslanılmaktadır.Många äldre byggnader i området måste rivas.
Yaklaşık 400 bin kişi, neredeyse bölge nüfusunun tamamı, yerlerinden oldu ve Finlandiya içerisine dağıldı.Större delen av befolkningen, omkring 400.000 personer, evakuerades till andra delar av Finland.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Stadstornet är en av Rijekas främsta symboler och sevärdheter.
Avrupa'nın çeşitli yerlerinde özellikle Balkanlar'da büyük konserler vermektedir.Företaget arrangerar paketresor framförallt i Europa.
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 61 dövme bulunmaktadır.Under hela sjukhusets verksamhet förlorade man 61 patienter.
Modern savaşta kruvazörün eski işlevi ortadan kalkmış, yerlerini muhriplere terketmiştir.I modern krigföring har kryssaren nästan helt försvunnit och dess uppgifter har tagits över av jagare.
1980'lerde Architectural Association’da ve Dünyanın başka yerlerinde prestijli kurumlarında ders vermiştir.Протягом 1980-их викладала у Асоціації Архітектури та інших престижних закладах у всьому світі.
Ayrıca günümüzdeki tarihi yerlerin en erişilebilir olanı ve en çok ziyaret edilenidir.Також зараз це одна з найбільш легкодоступних та найбільш відвідуваних історичних ділянок району.
Öğrenciler yerlerine oturdular.Учні сиділи на підлозі.
Babası ile birlikte Suriye'nin değişik yerlerini gezdi.Разом з батьком брав участь у сирійському поході.
Bu ruhlar dağlarda gizlenirler ve yerlerini kimse bulamaz."Мертві тіла лежатимуть горами, ніхто не візьметься їх ховати.
Açlık yüzünden milyonlarca İrlandalı yerlerini yurtlarını bırakarak ABD ve diğer ülkelere göç ettiler.Великий голод в Ірландії змусив мільйони людей переїхати до Нью-Йорка.
Yaklaşık 300 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.Більше тисячі людей отримали поранення різного ступеня.
Vücudun kapalı yerlerinde nadirdir.Рідше в інші частини тіла.
Yıllar boyunca grup üyeleri ayrılmış, yerlerine yeni üyeler gelmiştir.Деякі депутати, які були тимчасовими представниками, поступилися своїми місцями новообраним.
Türkiye'nin ilk sayfiye yerlerinden birisidir.Україна знаходиться на першому з цих етапів.
Olası verimleri: Aynı kodu programın farklı yerlerinde kopyalamaya gerek kalmadan kullanabilme.Можливість повторного використання одного і того ж коду з різних місць програми без його копіювання.
1875 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli yerlerinde ve Bosna-Hersek'te ayaklanmalar oldu.У 1875 році почалося чергове повстання проти османського панування в Боснії та Герцеговині.
Fakat Çağatay Hanına yerlerini belli etmemek için devamlı hareket etmek zorundaydılar.Тому всюди, де він з'являвся, забороняли дзвонити у дзвони.
Ancak Kanada'nın diğer yerlerindeki kablo sistemleri Persona markasıyla anılmaya devam etti.В інших містах канали продовжували вести мовлення окремо.
Önümüzdeki on yılda ek yerlerin de açılması planlanmaktadır.У наступному році відкрилися ще 10 станцій.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.Невідомо, чи призведе відкриття до появи нової групи ліків.
13 Temmuz 2015 tarihli single'ları "Biri Vardı" ile Türk rock'ındaki yerlerini daha da sağlamlaştırmışlardır.Також 31 липня 2015 року група випустила кліп на сингл «Better place».
Denilebilir'ki bölgedeki en eski yerleşim yerlerinden biridir.Тому Старичі можуть бути одним з найдавніших поселень в цій околиці.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Але деякі мешканці ні за що на світі не хочуть виселятися зі своїх квартир.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.Іноді навіть зганяли деякі племена з їх рідних місць.
Toplam çalısanların yüzde 69’u iş yerlerine başka şehirlerden gelmektedir.69% гостей міста прибули із за кордону.
1914 yılında Köln´e katılarak, buranın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur.У 1940 році тут утворена копальня «Бурхала» — одна з найстаріших на Колимі.
Fakat daha sonraki yıllarda yerlerini lüks apartmanlar aldı.В той час його друзі заледве беруть необхідні прохідні бали.
Belki de, çok önemli bir olaydan kaçıyorlardı ve geliş yerlerini ve kökenlerini deşifre etmek istemediler.Особливо вони намагалися уникати сварок, не проводили жодних святкувань і не укладали важливих угод.
Kanatlar kapandığında kıvrım yerlerinde kestane kızılı omuz lekesi bulunur.На бурих покривних перах крил червоний відтінок.
Bunlar 1708 yılındaki bir emirle eski yerlerine gönderildiler.Ці додані елементи були видалені в 1708 році.
Mart 1989 jeomanyetik fırtınası Quebec’in geniş yerlerindeki gücü kesmişti.V březnu 1989 geomagnetická bouře vyřadila energetickou sít ve velké části Quebeku.
Öğrenciler potansiyellerine ve dünyaya katacakları değerlere göre dünyanın çeşitli yerlerinden seçilir.Studenti jsou vybíráni z celého světa na základě zásluh a potenciálu.
Güney Sudan'da dört milyon insan savaş sırasında en az bir kez yerlerinden edildi.Válka vyhnala z domovů více jak 4 miliony jižních Súdánců.
Bunun yerine, Avrupa'nın çeşitli yerlerinde Fear of the Dark World Tour'unda kaydedilmiştir.Jednotlivé skladby byly vybrány z Fear Of The Dark World Tour, pořádané na 9 různých místech po Evropě.
Bu iş yerlerinde yaklaşık 90 işçi çalışmaktadır.V této funkci vizitoval asi 90 zemí.
Ancak Kanada'nın diğer yerlerindeki kablo sistemleri Persona markasıyla anılmaya devam etti.V ostatních zemích Evropy i nadále pokračovaly kanály pod značkou Zone.
Günümüzde bile Izumo Tapınağı Şintoizm'in en önemli kutsal yerlerinden birini oluşturmaktadır.V provincii stojí svatyně Izumo, jedna z nejdůležitějších šintoistických svatyní.
Topçular yerlerinde sabittir.Kováře v klidu.
Fotoğraf çekimleri 19 Ekim 2015'te Hawaii'de ve Vietnam'ın çeşitli yerlerinde başladı.Hlavní natáčení začalo 19. října 2015 na Havaji a natáčelo se také ve Vietnamu.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Tomu odpovídají i dochované kosti zánártí.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Během středověku bylo místem mnoha důležitých bitev.
Düğün yerlerinin kurulması.Svatební obřady.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Dokáží žít i v pouštích centrální Austrálie.
17 Mart 1229'da İmparator II. Friedrich Kudüs'e şahsen gidip Hristiyan kutsal yerlerini gezip ziyaret etti.Nicméně 17. března 1229 vjel Friedrich slavnostně do Svatého města.
Yaklaşık 400 bin kişi, neredeyse bölge nüfusunun tamamı, yerlerinden oldu ve Finlandiya içerisine dağıldı.Okolo 400 000 lidí, tj. téměř celá tehdejší karelská populace, byla přesídlena do Finska.
Bazı salgın hastalıklar da belirli yerleşim yerlerinin terk edilmesinde etkendir.Výskyt některých onemocnění závisí také na lokalitě.
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 61 dövme bulunmaktadır.V celkovém pořadí mezi všemi souhvězdími mu patří patnácté místo.
Küçük yerleşim yerlerinde çok başarılı bir örgütçü olarak faaliyet gösterir.Na vhazování má být za oslabené mužstvo postaven hráč úspěšný v této činnosti.