Ana içeriğe geç
Sözlük

yerlerin ile cümle

yerlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.
Artık burada, saray dâhilindeki yerlerini asla terk edemiyorlardı.Maar zij hielden geen stand en hun plaats werd in de hemel niet meer gevonden.
Dünya üzerinde çok değişik yaşam yerlerine uyum sağlamışlardır.Verschillende soorten waren zeer aangepast voor het leven op het land.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.Als die voor hen een bepaald item vinden, belonen zij de speler.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.Soms worden ze in groepjes aangetroffen.
Daha sonra bu araçlar yerlerini M10 Wolverine tank imha edicilere bıraktı.Deze reageerden hierop door hun M10 Wolverine tankjagers in te zetten om het Duitse geschut te vernietigen.
Önümüzdeki on yılda ek yerlerin de açılması planlanmaktadır.In principe zijn andere decaden ook mogelijk.
Boulogne-Billancourt Paris bölgesinin en zengin yerlerinden biridir.Kanton Boulogne-Billancourt-Sud maakt deel uit van het arrondissement Boulogne-Billancourt.
Ok şeklinde gösterilen yönlü eğriler, bir geçişten önce ve sonra hangi yerlerin olduğunu tanımlarlar.De pijlen geven aan welke plaatsen pre- dan wel postcondities voor welke transities zijn.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Tijdens de middeleeuwen hadden bepaalde plaatsen een symbolische waarde.
Değişik sebeplerle Anadolu'daki ilk yerleşim yerlerinden ayrılan Varsaklar muhtelif bölgelere dağılmışlardır.Het uiterlijk van de oorspronkelijke bewoners van Arafel wijkt af van de rest van de Grenslanden.
Bu iş yerlerinde yaklaşık 90 işçi çalışmaktadır.Bij het bedrijf werken ongeveer 90 personen.
Limmat'daki kamuya açık yüzme yerlerinde yüzülebilir.Zwemmen is mogelijk in het openluchtbad De Waterlelie.
Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki yerleşim yerlerinde birçok park, cadde ve sokağa adı verilmiştir.Veel van de namen van de voormalige plassen zijn bewaard gebleven als namen van straten, parken of wijken.
Köyün bazı yerlerinden Arda Nehri görünür.Je kan vanuit sommige kamers meteen de Rivier in.
Hanın taşları sökülerek civardaki yerleşim yerlerinde yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.De stenen bouwwerken werden gebruikt om als bouwmateriaal in de omgeving te dienen.
Farklı yerlerinden yaralanan düşmanların tepkileri, vuruldukları yerlere göre değişiklik gösterir.Vijanden reageren verschillend afhankelijk van waar de kogel hun raakt.
Erkeklerin büyük bir bölümü, iş yerlerini kadınlarla, özellikle de eşleriyle paylaşmak istememekteydi.Veel vrouwen willen bovendien hun man niet meer delen met andere vrouwen.
Nüfus kayıtlarında ise bu kişilerin doğum yerlerinde Batum yazmaktadır.Onder deze regeling worden de mensen bij geboorte geregistreerd in de geboorteplaats.
İnguşça, İnguşetya’nın dışında Çeçenya, Kazakistan ve Rusya’nın diğer yerlerinde konuşulur.Bovendien wordt het gesproken door mensen in Tsjetsjenië, andere delen van Rusland en Kazachstan.
Aşağıda bu yerlerin bir listesi verilmiştir.Hieronder volgt een lijst van die boeken.
Düğün yerlerinin kurulması.Paleis van de Trouwerijen.
Personelleri, çoğunlukla Karabağ ve Azerbaycan'ın muhtemel yerlerinden gelen Ermeniler ile oluşturulmaktadır.Het dorp Karki wordt voornamelijk bevolkt door lokale en uit Azerbeidzjan gevluchte Armeniërs.
Dağın bazı yerlerinde, mezarlık olduğu sanılan bazı kalıntılar vardır.Een gebied met veel van dergelijke heuvels doet enigszins denken aan een kerkhof.
Komünist işçiler Almanya’nın çeşitli yerlerinde tekrar konseyleri kuruyordu.In de jaren hierna werden op diverse plaatsen in Duitsland diakonessenhuizen opgericht.
Bu, çinilerin yerlerine montaj kesitidir.Die blijkt te leiden naar de schuilplaats van de Chinees.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.U podnóża góry przebiegają szlaki: pieszy, od Przeł.
Günümüzde ise yerlerinde orduevi durmaktadır.Obecnie na jego terenie znajdują się koszary wojskowe.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Budynki uniwersytetu znajdują się w różnych rejonach miasta.
Yerlerine; Joe Walsh ve Timothy B. Schmit gelmiştir.W późniejszych latach przez zespół przewinęli się także Don Felder, Joe Walsh oraz Timothy B. Schmit.
Bu su, çevre yerleşim yerlerinden gelenlerin de rağbet ettikleri bir sudur.Woda jest już słonawa; na dnie odkładają się pokłady mułu.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.Przyjaźń jest dobroczynnym darem nieba, a stąd jakże byśmy o niej zapomnieć mogli!
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Zamieszkuje pustynne tereny Australii.
Mühendis olarak dünyanın çeşitli yerlerinde çalışmıştır.Pracował jako trener w różnych krajach świata.
Personelleri, çoğunlukla Karabağ ve Azerbaycan'ın muhtelif yerlerinden gelen Ermeniler ile oluşturulmaktadır.Wieś jest w większości zamieszkana przez lokalnych Ormian i uchodźców z Azerbejdżanu.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.Nie wiadomo czy o miejscu przechowywania sztandaru wiedziały jeszcze inne osoby.
Dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar buraya akın eder.Patrząc na rozmaite świata tego sprawy.
Burası Türkiye´nin en soğuk yerlerinden biridir.Jeden z chłodniejszych miejsc Bułgarii.
Yerlerine Manuel Meriño, Cristián González ve Juan Flores geldi.Zostali oni zastąpieni przez Manuela Meriño z zespołu Entrama, Cristiána Gonzáleza oraz Juana Floresa.
Dört tane kolonun üstünde yapılan köprü, kanyonun en derin olduğu yerlerin üstünden geçmektedir.Jest to najwyżej położony z 4 potoków, które szlak ten przekracza w Dolinie Wierchcichej.
Programda her hafta dünyanın farklı yerlerinden ilginç görüntüler sunulmuştur.Interesujące są stare zdjęcia z różnych stron świata.
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.Usługi świadczone są w hotelach, salonach piękności i lokalach typu karaoke.
Bu tip yerlerin mezarlık olarak da kullanıldığı olmuştur.Taki sposób zamknięcia był jednak stosowany jedynie w grobowcach tego rodzaju.
Daha sonra bu araçlar yerlerini M10 Wolverine tank imha edicilere bıraktı.Trafiały tam w zamian lub jako uzupełnienie dział M10 Wolverine.
Öğrenciler yerlerine oturdular.Uczniowie wsiadają do przedziałów.
Birleşme sonunda ortaya çıkan şirket, her iki şirketin de pazardaki yerlerinden pay alacaktır.Jednak ostatecznie korporacja zdecydowała się zainwestować w oba hotele.
Çeşitli mesire yerlerinde(Topan, Hasanoğlu, Türbe, vs) insanlar toplanıp, gezerler.W skład diecezji wchodzą zbory (parafie) kilku okręgów (województw, powiatów).
Eskiocak görüşme sonrasında gittiği Reyhanlı ilçesinde patlama yerlerinde inceleme yaptığını söyledi.Uważa, że Cylinder od niego odszedł po porannej kłótni.
Kalan yerlerin nüfusu, çoğunlukla Kabartay ve Ruslar'dan oluşur.Półwysep Kolski zamieszkiwany jest głównie przez Lapończyków i Rosjan.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.Festiwal jest symbolem współistnienia arabskich i żydowskich mieszkańców miasta.
Global Game Jam (GGJ) etkinlikleri dünyanın farklı yerlerinde dağıtık olarak yapılmaktadır.Internacia Junulara Kongreso, IJK), odbywającego się w różnych miejscach na świecie.
Sanatçı çiftin evi, devrin edebiyatçıların toplantı yerlerinden birisi oldu.Parter Domu Głuchego najprawdopodobniej był salonem–jadalnią artysty.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Trakten runt Biçənəktəpə Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto är en stadsdel i centrala Lissabon i Portugal.
Çıkan fideler yaz sonunda yerlerine dikilir.I slutet av sommaren flyttar de ut.
Medreselerin dışında da ülkenin çeşitli yerlerinde kurulmuş kitaplıklar bulunuyordu.Sin erfarenhet av dem har han redovisat i boken These from the land of Sinim.
Yerlerine Ural ve Tom Tomsk yükselmiştir.Terrängen i Yernes y Tameza är kuperad.
Eski yerleşim yerlerindendir.Från gamla mötesplatser.
Ladince, Trentino-Alto Adige ve Güney Tirol'ün kimi yerlerinde resmî dildir.Ladinska talas å ena sidan i delar av regionen Trentino-Alto Adige.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Före och efter varje måltid skall händerna tvättas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod