Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleri ile cümle

yerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik.O Descendants of Adam!
Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,I swear by the fallings of the stars
Sorgulamanın en kötüsü onlar içindir ve yerleri cehennemdir; ne de felaketli bir konaktır o!Those theirs shall be the evil reckoning, and their refuge shall be Gehenna -- an evil cradling!
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz.And at night.
Nihayet onları kandırarak aşağı çekti. O ikisi ağaçtan tadınca çirkin yerleri kendilerine açıldı.Thus with guile he caused the twain to fall.
Böylece onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü.Thus with guile he caused the twain to fall.
Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerıni getiririz.And whenever We list, We can replace them with others like Unto them.
Artık kaçacak hiç bir yerleri yoktur ve cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır.Then there shall be no escaping, and they shall be laid hold of from a place quite nigh.
Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yaratıktır o!..Their dwelling place will be Hell; - and worst indeed is that place for rest.
İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir.And those are their dwellings, which have not been inhabited after them except a little. And verily!
İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir.And those are their dwellings, which have not been inhabited after them except a little. And verily!
İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturuldu.And those are their dwellings, which have not been inhabited after them except a little.
Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Kendilerine öğütlenen şeyden pay almayı unuttular.They twist the words out of their context, and they disregarded some of what they were reminded of.
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular.But they were succeeded by generations who lost the prayers and followed their appetites.
Onların barınma yerleri ateştir.Their lodging is the Fire.
Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.They are a disgrace, and their destiny is Hell; a reward for what they used to earn.
Sonra onların yerleri Beyt-i Atik'tir.Then their place is by the Ancient House.
Onlar sözleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular.They twist the words out of their context, and they disregarded some of what they were reminded of.
Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik.We have provided you with clothing to cover your bodies, and for luxury.
Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir.Postponement is an increase in disbelief—by which those who disbelieve are led astray.
İbadet yerlerini, ibadetimizin yolunu yordamını göster bize.And show us our rites, and accept our repentance.
Ey Âdemoğulları, avret yerlerinizi örtecek libas ve giyip süsleneceğiniz elbise indirdik size.O children of Adam! We have provided you with clothing to cover your bodies, and for luxury.
Bize ibadet yerlerimizi göster, bizim tövbemizi kabul et!And show us our rites, and accept our repentance.
Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular.They twist the words out of their context, and they disregarded some of what they were reminded of.
Derken, şeytan, kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerini onlara açmak için ikisine de vesvese verdi.But Satan whispered to them, to reveal to them their nakedness, which was invisible to them.
İşte yerleri yurtları! Onlardan sonra oralarda çok az oturuldu.Here are their homes, uninhabited after them, except for a few.
Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık.We have provided you with clothing to cover your bodies, and for luxury.
Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi.“And remember how He made you successors after Aad, and settled you in the land.
İyi işler yapanlara gelince, onlar da kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.And whoever acts righteously—they are preparing for themselves.
Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular.They twist the words out of their context, and they disregarded some of what they were reminded of.
O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir.And He knows where it lives and where it rests.
Yerleri ateştir.Their lodging is the Fire.
Onlar kirlidir. Kazandıklarına karşılık, yerleri cehennemdir.They are a disgrace, and their destiny is Hell; a reward for what they used to earn.
Onların konaklarını ve uğrak yerlerini bilir.And He knows where it lives and where it rests.
Yerleri cehennemdir.Their abode is Hell.
Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.Hell shall be their home, a recompense for what they did.
Eğer sabredip dayanabilirlerse, cehennem zaten kendi yerleşme yerleridir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Kazandıklarına karşılık, yerleri cehennemdir.Hell shall be their home, a recompense for what they did.
Cehennemdir yerleri.Hell shall be their refuge.
Dayanırlarsa yerleri ateştir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar.They change words from their context and forget a part of that whereof they were admonished.
Ve biz onun dinlemeğe mahsus olan oturma yerlerinde oturur(gayb haberlerini dinlemeğe çalışır)dık.And we used to sit on places (high) therein to listen.
Sonra bunların barınma yerleri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o!And afterward their habitation will be hell, an ill abode.
"Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk.And we used to sit on places (high) therein to listen.
"Biz eskiden, onun, dinlemek için oturulan yerlerinde otururduk.And we used to sit on places (high) therein to listen.
“Önceleri biz göğün bazı yerlerinde oturup dinleme merkezleri edinirdik.And we used to sit on places (high) therein to listen.
Şu kesindir ki Allah size birçok savaş yerlerinde yardım etti, Huneyn günü de...Allah has helped you on many a battlefield.
Diriliş günü de onları kör, dilsiz ve sağır olarak yaka paça toplarız. Cehennemdir yerleri.Their refuge is Hell; every time it subsides We increase them in blazing fire.
O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı).Adam and his wife ate (fruits) from the tree and found themselves naked.
Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi.Adam and his wife ate (fruits) from the tree and found themselves naked.
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar.except with their spouses and slave-girls.
Sizi onların yerlerine-yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız bir toprağa mirasçı kıldı.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü.Adam and his wife ate (fruits) from the tree and found themselves naked.
Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi.Adam and his wife ate (fruits) from the tree and found themselves naked.
Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar.except with their spouses and slave-girls.
Yükleme yerleri sayısıNumber of upload slots
Önemli dosyaların kaydedildiği yerleri düzenleNameChange the location important files are stored
Yerleşim YerleriPopulated Places
Yerleri gösterShow places
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod