Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleri ile cümle

yerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Sangmin počutil slabše, kot sem jaz.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Schrapen en het breken van jezelf. Sangmin voelde erger dan ik.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Scraping dan melanggar sendiri. Sangmin merasa lebih buruk daripada aku.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Scraping dan melanggar sendiri. Sangmin merasa lebih buruk daripada aku.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Skrapning och bryta sig. Sangmin kände värre än jag gjorde.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.И се нараняваше. Санг Мин се чувстваше по-зле и от мен.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Твои руки были в синяках и царапинах. И Сан Мин переживал за тебя больше, чем я.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.تقشّطين وتكسّرين نفسك شعر سانجماين بحالة أسوا ممّا شعرت به أنا
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Ogni sei mesi andiamo a piedi in diverse parti del paese.
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Setiap enam bulak kami berjalan di berbagai bagian negara ini.
Biz bunu bir yerde gördük. Her 6 ayda bir bir ülkenin farklı yerlerine yürürüz.Το είδαμε στην Shodh Yatra- στην εξερεύνηση της αλήθειας.Κάθε 6 μήνες περπατάμε σε διαφορετικά μέρη της χώρας.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Abbiamo appena il tempo di vedere alcuni dei luoghi prima del mio treno va.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Chúng tôi chỉ có thời gian để xem một vài trong số các điểm tham quan trước khi tàu của tôi đi.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Épp most ideje, hogy néhány a látnivalók, mielőtt a vonat megy.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Jsme právě včas, aby viděl některé z památek, než můj vlak jede.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Kita baru saja waktu untuk melihat beberapa pemandangan sebelum kereta saya masuk.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.우리는 내 열차가되기 전에 명소 몇 가지를보고 그냥 시간이있다.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Mamy tylko czas, aby zobaczyć kilka zabytków przed mój pociąg odchodzi.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Nous avons juste le temps de voir quelques-unes des curiosités avant mon train passe.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Olemme juuri aikaa nähdä muutamia nähtävyyksiä ennen minun juna menee.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Pravkar smo čas, da vidite nekaj znamenitosti, preden moj vlak gre.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Sme práve včas, aby videl niektoré z pamiatok, ako môj vlak ide.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Tocmai am timp pentru a vedea câteva dintre atracţiile înainte de a merge trenul meu.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Vi har netop tid til at se nogle af de seværdigheder, før mit tog går.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Vi har precis tid att se några av sevärdheterna innan mitt tåg går.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.We hebben net tijd om een paar van de bezienswaardigheden zien, voordat mijn trein gaat.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Wir haben gerade noch Zeit, ein paar der Sehenswürdigkeiten zu sehen, bevor mein Zug fährt.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Έχουμε ακριβώς το χρόνο για να δείτε μερικά από τα αξιοθέατα πριν τραίνο μου πηγαίνει.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Ми тільки час, щоб побачити деякі з визначних пам'яток, перш ніж мій потяг йде.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Мы только время, чтобы увидеть некоторые из достопримечательностей, прежде чем мой поезд идет.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Ние току-що е време да видите някои от забележителностите, преди влакът ми отива.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.لدينا الوقت فقط لرؤية عدد قليل من المشاهد قبل أن يذهب القطار.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.しかし、私は最愛の人、ニューヨークについての私の情報のほとんどはあなたに依存するものとする。
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.보고서가 발행되었으며, 그로부터 세계 각지의 약 15 곳에 이 기계들의 복제품이 나오게 되었습니다.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Các báo cáo được đệ trình nhằm sản xuất các cỗ máy giống hệt ở 15 nơi khác trên khắp thế giới.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Des rapports furent distribués et, de cette manière, leur machine fut clonée à 15 endroits dans le monde.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.En dat was het. Het was de oorspronkelijke microprocessor.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Furono scritti resoconti, così che la macchina fu clonata in altri 15 posti nel mondo.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Jelentéseket adtak ki, azért, hogy ezt a gépet klónozhassák 15 másik helyen a világban.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Rapoarte erau publicate aşa că această maşină a fost clonată în alte 15 locuri de pe glob.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Se emitieron reportes, de modo que esta máquina fue clonada en otros 15 lugares del mundo.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Wydawano raporty, dzięki czemu maszyna została sklonowana w 15 innych miejscach na świecie.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Δημοσιεύτηκαν αναφορές κι έτσι αυτό το μηχάνημα κλωνοποιήθηκε σε άλλα 15 μέρη του κόσμου.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Виходили звіти, отже, ця машина була клонована ще в 15 місцях по всьому світу.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Выходили отчёты, так что эта машина была клонирована ещё в 15 местах по всему миру.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.Рапортите / записите били публикувани, за да може тази машина да се клонира в 15 други места на света.
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.הוצאו דוחות, כך שמכונה זו שוכפלה .ב-15 מקומות נוספים בעולם
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.التقارير كانت تصدر، لتستنسخ هذه الآلة في 15 موقع آخر حول العالم
Böylece bu makinadan dünyanın başka yerlerinde 15 tane daha yapıldı.世界15か所で複製マシンが作られました これはまさにマイクロプロセッサーの原型となったのです
Böylece köklerin yerlerine ait şablonu görüyorsunuz.وبذلك ترى النمط لموقع جميع الجذور
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Así que los levitas estuvieron de pie con los instrumentos de David, y los sacerdotes con las trompetas
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.A tak stáli Levítové s nástroji Davidovými a kněží s trubami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.A tak stáli Levitovia s nástrojami Dávidovými a kňazi s trúbami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Các người Lê-vi đứng cầm nhạc khí của Ða-vít, còn những thầy tế lễ cầm còi.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Các người Lê-vi đứng cầm nhạc_khí của Ða - vít , còn những thầy tế_lễ cầm còi .
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.E os levitas estavam em pé com os instrumentos de Davi, e os sacerdotes com as trombetas.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.In leviti so stali z glasbili Davidovimi in duhovniki s trobentami.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.레위 사람은 다윗의 악기를 잡고 제사장은 나팔을 잡고 서매
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Les Lévites prirent place avec les instruments de David, et les sacrificateurs avec les trompettes.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Leviţii au luat loc cu instrumentele lui David, şi preoţii cu
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod