Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleri ile cümle

yerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Levittene stod med Davids musikkinstrumenter og prestene med trompetene.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Niin leeviläiset seisoivat siinä, Daavidin soittimet käsissä, ja papit, torvet käsissä.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.õállának azért a Léviták a Dávid [zengõ ]szerszámaival; a papok is a trombitákkal.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Och leviterna ställde upp sig med Davids instrumenter, och prästerna med trumpeterna.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Og Leviterne stod med Davids Instrumenter og Præsterne med Trompeterne.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Quando i leviti ebbero preso posto con gli strumenti musicali di Davide e i sacerdoti con le loro trombe
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.seperti yang dipakai oleh Daud. Juga para imam ditempatkannya di situ dengan trompet
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Und die Leviten standen mit den Saitenspielen Davids und die Priester mit den Drommeten.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Και εσταθησαν οι Λευιται με τα οργανα του Δαβιδ και οι ιερεις με τας σαλπιγγας.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И левитите стояха с Давидовите музикални инструменти, а свещениците с тръбите.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И стали левиты с музыкальными орудиями Давидовыми и священники с трубами.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.ויעמדו הלוים בכלי דויד והכהנים בחצצרות׃
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.فوقف اللاويون بآلات داود والكهنة بالابواق.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利 未 人 拿 大 衛 的 樂 器 、 祭 司 拿 號 、 一 同 站 立
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利未 人 拿大 衛的 樂器 、 祭司 拿號 、 一同 站立
Bozuk yerleri düzeltmen ve programın niye işlemediğini bulman gerek.Y tienes que depurarlos añadiendo cosas como "breakpoints" y averiguar por qué no funcionan.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.a postavil ich navždy, na veky; vydal zákon, a niktoré neprekročí!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.A utvrdil je na věčné věky, uložil cíle, z nichž by nevykračovaly.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Él los estableció para siempre, por la eternidad; les puso ley que no será quebrantada
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Er hält sie immer und ewiglich; er ordnet sie, daß sie nicht anders gehen dürfen.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.han gav dem deres plads for evigt, han gav en lov, som de ej overtræder!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Hij heeft alles vastgesteld voor altijd. Hij gaf aan alles een wetmatigheid, die geen ervan overtreedt.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ia menentukan tempatnya masing-masing, ketetapan-Nya berlaku untuk selama-lamanya
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Il les a affermis pour toujours et à perpétuité; Il a donné des lois, et il ne les violera point.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.in utrdil jih je za vselej in na veke; dal je zapoved, ki je nihče ne prestopi.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.I wystawił je na wieki wieczne; założył im kres, którego nie przestępują.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ja hän asetti ne olemaan aina ja iankaikkisesti, hän antoi niille lain, josta ne eivät poikkea.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.저가 또 그것들을 영영히 세우시고 폐치 못할 명을 정하셨도다
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.le -a întărit pe veci de veci; le -a dat legi, şi nu le va călca.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Li ha stabiliti per sempre, ha posto una legge che non passa
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời đời vô cùng; Cũng đã định mạng, sẽ không có ai vi phạm mạng ấy.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời_đời vô_cùng ; Cũng đã định mạng , sẽ không có ai vi_phạm mạng ấy .
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Och han gav dem deras plats för alltid och för evigt; han gav dem en lag, och ingen överträder den.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.og han satte dem på deres sted for all tid, for evig; han gav en lov som ingen av dem overskrider.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Örök idõre állította fel õket; törvényt szabott és nem tér el attól.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Também ele os estabeleceu para todo sempre; e lhes fixou um limite que nenhum deles ultrapassará.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.και εστερεωσεν αυτα εις τον αιωνα και εις τον αιωνα εθεσε διαταγμα, το οποιον δεν θελει παρελθει.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.И утвърди го от века и до века, Като издаде постановление, което няма да премине.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.поставил их на веки и веки; дал устав, который не прейдет.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.ויעמידם לעד לעולם חק נתן ולא יעבור׃
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.‎وثبتها الى الدهر والابد. وضع لها حدا فلن تتعداه
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.他 將 這 些 立 定 、 直 到 永 永 遠 遠 . 他 定 了 命 、 不 能 廢 去 。 〔 廢 去 或 作 越 過
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.他 將這 些 立定 、 直 到 永永遠遠 . 他 定了命 、 不 能 廢去 。 〔 廢 去 或 作 越過
Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılar이루는 각, 즉 '동위각'에 대하여 배워보겠습니다
Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarИтак, первое, что я собираюсь сделать, это исследовать соответственные углы.
Bu açılar, kısaca paralellerin aynı yerlerindeki açılarالزوايا المتناظرة
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Aici e mica mea hartă de buzunar a localizării petrolului.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Aquí está mi mapa de bolsillo de dónde está todo.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Đây là cái bản đồ bỏ túi của tôi đánh dấu các địa điểm có dầu.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Este é o meu mapa de bolso dos sítios onde está localizado.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Här är min lilla fick-karta över världens oljekällor.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Hier is mijn kleine zakkaartje van alle vindplaatsen.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Hier meine kleine Taschenkarte, wo das Öl überall ist.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Ini adalah peta kecil saya yang menunjukkan di mana minyak bumi berada.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Itt a zsebtérképem az elhelyezkedéséről
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.여기 세상의 기름이 어디있는지 보여주는 작은 지구본이 있습니다.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Mam tutaj mały podręczny globus, na którym wszystko jest zaznaczone.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Questa è la mia mappa tascabile di dove è situato.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Tady mám svou kapesní mapu rozmístění ropy.
Bu benim petrolün yerlerini gösteren küçük cep haritam.Voici ma petite carte de poche de là où on en trouve.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod