Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleri ile cümle

yerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Stratejik yerleri ele geçirdi.Strategiczny punkt zdobyty?
Van Van ilindeki yerleşim yerleri listesi ^ a b MüdürlüğüRecepcja programu zapowiedzianego przez Odezwę do mieszkańców b.
Bu tip yerlerin mezarlık olarak da kullanıldığı olmuştur.Taki sposób zamknięcia był jednak stosowany jedynie w grobowcach tego rodzaju.
Daha sonra bu araçlar yerlerini M10 Wolverine tank imha edicilere bıraktı.Trafiały tam w zamian lub jako uzupełnienie dział M10 Wolverine.
(Ar.: سبيل) Su dağıtım yerleri.Zasiedla płynące wody strefy przydennej.
Öğrenciler yerlerine oturdular.Uczniowie wsiadają do przedziałów.
Daha çok sıcak ve nemli yerleri tercih ederler.Preferuje miejsca ciepłe i nasłonecznione.
Tüm bu kayıplara karşın Cermen güçleri yitirdikleri yerleri yaz aylarında geri almayı başardılar.Dzięki temu zwycięstwu Szwedzi odzyskali wszystkie utracone latem tego roku zameczki.
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.Dojeżdżając na miejsce, zaczynają imprezę.
Daha sonraki tasarımlar zaten yetersiz olan yerleri daha da daralttı.Założył, że kolejne byty są mniej doskonałe.
Panfu'da oyuncular avatarlarıyla çeşitli yerleri gezebilirler: Şehir, Liman, Orman, Volkan vb...Każdy gracz mógł zwiedzać swoim awatarem różne miejsca na wyspie: miasto, port, dżunglę, wulkan itd.
Birleşme sonunda ortaya çıkan şirket, her iki şirketin de pazardaki yerlerinden pay alacaktır.Jednak ostatecznie korporacja zdecydowała się zainwestować w oba hotele.
Gelen misafirler için eve en yakın düz alanda oturma yerleri hazırlanır.W najbliższych odcinkach ma pojawiać się gościnnie.
Çeşitli mesire yerlerinde(Topan, Hasanoğlu, Türbe, vs) insanlar toplanıp, gezerler.W skład diecezji wchodzą zbory (parafie) kilku okręgów (województw, powiatów).
Güneşli yerleri sever, soğuk ve rüzgarlara karşı dayanıklıdır.Lubi stanowiska nasłonecznione, gleby próchniczne i wilgotne.
Görev Yerleri geçmis savaş suçlarının ve silahlı çatışmaların sahne oldukları yerlerdir.Szczególnym polem działań są sytuacje kryzysowe, do których dochodzi przy eskalacji konfliktu zbrojnego.
Haritada, Britanya mayınlarının yerleri gösterilmekte idi.Na sklepieniu miejsce znalazły z kolei emblematy brytyjskich monarchów.
Eskiocak görüşme sonrasında gittiği Reyhanlı ilçesinde patlama yerlerinde inceleme yaptığını söyledi.Uważa, że Cylinder od niego odszedł po porannej kłótni.
Kalan yerlerin nüfusu, çoğunlukla Kabartay ve Ruslar'dan oluşur.Półwysep Kolski zamieszkiwany jest głównie przez Lapończyków i Rosjan.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.Festiwal jest symbolem współistnienia arabskich i żydowskich mieszkańców miasta.
Global Game Jam (GGJ) etkinlikleri dünyanın farklı yerlerinde dağıtık olarak yapılmaktadır.Internacia Junulara Kongreso, IJK), odbywającego się w różnych miejscach na świecie.
Görünürlük analizi site üzerinden çevresinde görünebilir olan yerleri belirlemek için kullanılmaktadır.Zdjęcia umożliwiły dokładną analizę ewentualnych miejsc lądowania.
Sanatçı çiftin evi, devrin edebiyatçıların toplantı yerlerinden birisi oldu.Parter Domu Głuchego najprawdopodobniej był salonem–jadalnią artysty.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Trakten runt Biçənəktəpə Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto är en stadsdel i centrala Lissabon i Portugal.
Çıkan fideler yaz sonunda yerlerine dikilir.I slutet av sommaren flyttar de ut.
Medreselerin dışında da ülkenin çeşitli yerlerinde kurulmuş kitaplıklar bulunuyordu.Sin erfarenhet av dem har han redovisat i boken These from the land of Sinim.
Yerlerine Ural ve Tom Tomsk yükselmiştir.Terrängen i Yernes y Tameza är kuperad.
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.Hon sätter sig ner och börjar spela.
Eski yerleşim yerlerindendir.Från gamla mötesplatser.
Yerleri siler.Fånga Platsen.
Ladince, Trentino-Alto Adige ve Güney Tirol'ün kimi yerlerinde resmî dildir.Ladinska talas å ena sidan i delar av regionen Trentino-Alto Adige.
Çin astrolojisinde önemli bir yerleri vardır.Den är också av central betydelse inom kinesisk astrologi.
Çok fakir olan kiracılar gidecek başka yerleri olmadığı için evlerinden çıkmayı reddederler.Många av de familjer som bor kvar har inte råd att flytta då de inte får sålt sina hus.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Före och efter varje måltid skall händerna tvättas.
Valle de la Luna 'nın bazı yerleri tuz arz eder.Terrängen runt El Limón de la Luna är lite bergig.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.I bland sker gästspel på andra orter.
Sahil kenarında yerleşim yerleri vardır.Vid kusten finns tomtningar.
Avustralya'da okaliptüs ağaçlarının yaralanmış yerlerinde yetişir.I Australien betraktas trädet som en skadeväxt.
Önceden çalıştığı iş yerlerinden yalan haber, aşırı alkol tüketimi gibi sebeplerden dolayı atılmıştır.N= Neglect Har Du någonsin försummat några av Dina plikter pp. g.a. alkohol eller drogbruk?
İstihsal yerleriÖvergivna platser.
Aşağıda bu yerlerin bir listesi verilmiştir.Här är en lista över dem.
Bunlara ilaveten bayrak başka mekanlarda, binalarda, inşaat yerlerinde ve evlerde de bulunabilir.Man kan till och med hitta mynt här och där på marken, i lådor eller på andra ställen.
Yazın aydınlık yarı gölge yerleri sever.Trivs bäst i halvskugga.
Eşeyler benzerdir, ama ortalama bir erkeğin, daha siyah yerleri vardır.Könen är lika men hanen har i genomsnitt svartare tygel.
5500 Yahudi yerlerinden edildi ve çoğu öldürüldü.50 000 judar fördes till koncentrationsläger där de flesta mördades.
Genç kayınlar yarı gölge olan yerleri tercih eder ve bol güneşli yerlerde zayıf olarak gelişirler.Mindre träd som trivs i halvskugga.
Hal böyle iken Katolik ve Protestan Rumlar yerlerinde kalmıştır.Här kan katolska och protestantiska kvarter ligga om vartannat.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Det var denna grundsyn som präglade hans verksamhet under mer än trettio år.
Türkiye'nin çeşitli yerlerinden ve yurtdışından gelen turistler de Ünye'nin ekonomisine katkıda bulunur.Gäster från landets olika delar och från andra länder kommer till Tbilisi för att ta del i festen.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Flera fakulteter är belägna på olika platser i staden.
Oyun tahtasında başlangıç ve bitiş yerleri bulunmaktadır.Avsnittens start- och slutpunkter kan ha varit lotsstationer.
Ani, hıristiyan âleminin kutsal yerlerinden biri idi.Tappeh-ye Raḩmān (persiska: تپّه رحمان) är en kulle i Iran.
Beyazlara ait iş yerleri ve bölgedeki beyazlar onu eleştiriyordu.Han fick stöd av de vita fackföreningarna och många ur den vita arbetarklassen i städerna röstade på honom.
Köyde birçok yerde eski yerleşim yerlerine ait kalıntılara raslanılmaktadır.Många äldre byggnader i området måste rivas.
Yaklaşık 400 bin kişi, neredeyse bölge nüfusunun tamamı, yerlerinden oldu ve Finlandiya içerisine dağıldı.Större delen av befolkningen, omkring 400.000 personer, evakuerades till andra delar av Finland.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Stadstornet är en av Rijekas främsta symboler och sevärdheter.
Avrupa'nın çeşitli yerlerinde özellikle Balkanlar'da büyük konserler vermektedir.Företaget arrangerar paketresor framförallt i Europa.
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 61 dövme bulunmaktadır.Under hela sjukhusets verksamhet förlorade man 61 patienter.
Kullanım yerleri futbol sahaları, Rugby, American Football ve beyzbol zeminleridir.Här finns banor för fotboll, amerikansk fotboll, baseboll och softboll.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod