İzobar: Hava basıncının aynı olduğu yerleri birleştiren eğrilere izobar (eş basınç) eğrisi adı verilir.Isobaren zijn lijnen die punten van gelijke luchtdruk verbinden.
Artık burada, saray dâhilindeki yerlerini asla terk edemiyorlardı.Maar zij hielden geen stand en hun plaats werd in de hemel niet meer gevonden.
Dünya üzerinde çok değişik yaşam yerlerine uyum sağlamışlardır.Verschillende soorten waren zeer aangepast voor het leven op het land.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.Als die voor hen een bepaald item vinden, belonen zij de speler.
Bazen diğer gruplar yerlerinde tutulmalıdır.Soms worden ze in groepjes aangetroffen.
Daha sonra bu araçlar yerlerini M10 Wolverine tank imha edicilere bıraktı.Deze reageerden hierop door hun M10 Wolverine tankjagers in te zetten om het Duitse geschut te vernietigen.
Önümüzdeki on yılda ek yerlerin de açılması planlanmaktadır.In principe zijn andere decaden ook mogelijk.
Boulogne-Billancourt Paris bölgesinin en zengin yerlerinden biridir.Kanton Boulogne-Billancourt-Sud maakt deel uit van het arrondissement Boulogne-Billancourt.
Ok şeklinde gösterilen yönlü eğriler, bir geçişten önce ve sonra hangi yerlerin olduğunu tanımlarlar.De pijlen geven aan welke plaatsen pre- dan wel postcondities voor welke transities zijn.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Tijdens de middeleeuwen hadden bepaalde plaatsen een symbolische waarde.
İlk yerleşim yerleri ise Bezekê mezrasıdır.Hun nieuwe woonst blijkt echter onveilig te zijn.
Değişik sebeplerle Anadolu'daki ilk yerleşim yerlerinden ayrılan Varsaklar muhtelif bölgelere dağılmışlardır.Het uiterlijk van de oorspronkelijke bewoners van Arafel wijkt af van de rest van de Grenslanden.
Bu iş yerlerinde yaklaşık 90 işçi çalışmaktadır.Bij het bedrijf werken ongeveer 90 personen.
Daha çok sıcak ve nemli yerleri tercih ederler.Ze zoeken verder graag warme, donkere plekjes op.
Limmat'daki kamuya açık yüzme yerlerinde yüzülebilir.Zwemmen is mogelijk in het openluchtbad De Waterlelie.
ISU Junior Grand Prix yarışmalarının yerleri her sene değişmektedir.Het Nibud berekent ieder jaar met Prinsjesdag hoe de koopkracht verandert.
Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki yerleşim yerlerinde birçok park, cadde ve sokağa adı verilmiştir.Veel van de namen van de voormalige plassen zijn bewaard gebleven als namen van straten, parken of wijken.
Bunlar sahne binası, orkestra ve oturma yerleridir.Het is een theatrale mengvorm van toneel, liedkunst en stand-upcomedy.
Köyün bazı yerlerinden Arda Nehri görünür.Je kan vanuit sommige kamers meteen de Rivier in.
Hanın taşları sökülerek civardaki yerleşim yerlerinde yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.De stenen bouwwerken werden gebruikt om als bouwmateriaal in de omgeving te dienen.
Farklı yerlerinden yaralanan düşmanların tepkileri, vuruldukları yerlere göre değişiklik gösterir.Vijanden reageren verschillend afhankelijk van waar de kogel hun raakt.
Erkeklerin büyük bir bölümü, iş yerlerini kadınlarla, özellikle de eşleriyle paylaşmak istememekteydi.Veel vrouwen willen bovendien hun man niet meer delen met andere vrouwen.
Nüfus kayıtlarında ise bu kişilerin doğum yerlerinde Batum yazmaktadır.Onder deze regeling worden de mensen bij geboorte geregistreerd in de geboorteplaats.
Bu büyü gizli yerleri ortaya çıkararak oraya geçiş sağlar.Magie zou deze verborgen verbanden zichtbaar maken.
İnguşça, İnguşetya’nın dışında Çeçenya, Kazakistan ve Rusya’nın diğer yerlerinde konuşulur.Bovendien wordt het gesproken door mensen in Tsjetsjenië, andere delen van Rusland en Kazachstan.
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.Hun verblijfplaats werd geheimgehouden.
Aşağıda bu yerlerin bir listesi verilmiştir.Hieronder volgt een lijst van die boeken.
Düğün yerlerinin kurulması.Paleis van de Trouwerijen.
Personelleri, çoğunlukla Karabağ ve Azerbaycan'ın muhtemel yerlerinden gelen Ermeniler ile oluşturulmaktadır.Het dorp Karki wordt voornamelijk bevolkt door lokale en uit Azerbeidzjan gevluchte Armeniërs.
Dağın bazı yerlerinde, mezarlık olduğu sanılan bazı kalıntılar vardır.Een gebied met veel van dergelijke heuvels doet enigszins denken aan een kerkhof.
Komünist işçiler Almanya’nın çeşitli yerlerinde tekrar konseyleri kuruyordu.In de jaren hierna werden op diverse plaatsen in Duitsland diakonessenhuizen opgericht.
Bu, çinilerin yerlerine montaj kesitidir.Die blijkt te leiden naar de schuilplaats van de Chinees.
Tüm oturma yerleri tutulmuş.Alle zitplaatsen zijn gereserveerd.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.U podnóża góry przebiegają szlaki: pieszy, od Przeł.
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.Wymaga pełnego słońca i małożyznego, przepuszczalnego podłoża (piaszczystego).
Turne Şubat 2008'de duyuruldu ve ABD ile Birleşik Krallık konserlerinin yerleri açıklandı.Tournée zostało ogłoszone w czerwcu 2009 roku wraz z pojawieniem się amerykańskich miejsc koncertów.
Yerleri Gaël Givet ve kiralık gelen Hugo Ibarra ile dolduruldu.Obaj zostali zastąpieni przez Gaël Givet i Hugo Ibarra, ten drugi został wypożyczony.
Günümüzde ise yerlerinde orduevi durmaktadır.Obecnie na jego terenie znajdują się koszary wojskowe.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Budynki uniwersytetu znajdują się w różnych rejonach miasta.
Soğuk yerleri tercih ederler.Preferuje ciepłe miejsca.
Yerlerine; Joe Walsh ve Timothy B. Schmit gelmiştir.W późniejszych latach przez zespół przewinęli się także Don Felder, Joe Walsh oraz Timothy B. Schmit.
Bu su, çevre yerleşim yerlerinden gelenlerin de rağbet ettikleri bir sudur.Woda jest już słonawa; na dnie odkładają się pokłady mułu.
Bu madde ilçelere göre Konya ilindeki yerleşim yerleri listesidir.Oczywiście linia odpowiada temu miejscu narządu, na który jest skierowana.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.Przyjaźń jest dobroczynnym darem nieba, a stąd jakże byśmy o niej zapomnieć mogli!
Perde yerleri asimetriktir.Zobacz kąt wpisany.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Zamieszkuje pustynne tereny Australii.
Mühendis olarak dünyanın çeşitli yerlerinde çalışmıştır.Pracował jako trener w różnych krajach świata.
Yerleri siler.Lub losowanie miejsc.
Personelleri, çoğunlukla Karabağ ve Azerbaycan'ın muhtelif yerlerinden gelen Ermeniler ile oluşturulmaktadır.Wieś jest w większości zamieszkana przez lokalnych Ormian i uchodźców z Azerbejdżanu.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Przeciwko temu ostatniemu protestował przez całe lata trzydzieste.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.Nie wiadomo czy o miejscu przechowywania sztandaru wiedziały jeszcze inne osoby.
Dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar buraya akın eder.Patrząc na rozmaite świata tego sprawy.
Burası Türkiye´nin en soğuk yerlerinden biridir.Jeden z chłodniejszych miejsc Bułgarii.
Rutubeti yüksek olan yerleri severler.Lubią zajmować miejsce na pewnej wysokości.
Yerlerine Manuel Meriño, Cristián González ve Juan Flores geldi.Zostali oni zastąpieni przez Manuela Meriño z zespołu Entrama, Cristiána Gonzáleza oraz Juana Floresa.
Diğer önemli hac yerleri Lumbini, Bodh Gaya ve Sarnath'dır.Pozostałe trzy to Lumbini, Bodh Gaja i Sarnath.
Dört tane kolonun üstünde yapılan köprü, kanyonun en derin olduğu yerlerin üstünden geçmektedir.Jest to najwyżej położony z 4 potoków, które szlak ten przekracza w Dolinie Wierchcichej.
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Są często widywane przez turystów na plażach.
Programda her hafta dünyanın farklı yerlerinden ilginç görüntüler sunulmuştur.Interesujące są stare zdjęcia z różnych stron świata.
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.Usługi świadczone są w hotelach, salonach piękności i lokalach typu karaoke.