Bazı öykülerde yazar, gerçek hayatta gittiği yerleri ve karşılaştığı gerçek insanları anlattı.Em seus romances, o escritor retrata pessoas que encontrou e lugares onde viveu.
Yerlesim yerlerinin isminin Türkleştirmesiyle, adı Büyükbağlar olmuştur.Avizinhando-se dos indígenas, perguntou-lhes qual era o nome da localidade.
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Seus prédios famosos e eventos frequentes fazem-na um dos lugares mais importantes e conhecidos da cidade.
Savaş sırasında Laponya, Finlandiya ve Narvik’e kadar Norveç’in farklı yerlerinde askerlik yaptı.A instabilidade da guerra levou-o para a Lapónia, Finlândia e Noruega até terminar em Narvik.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Neste caso as pessoas devem ser impedidas de se aproximar do local.
Bu madde ilçelere göre Şırnak ilindeki yerleşim yerleri listesidir.Segundo as autoridades brasileiras, aquela residência era uma espécie de sede do Molipo.
Mavi yolculuk üzerindeki uğrak yerlerindendir.Sua rua cinzenta, na rua azul da sua Cidade Azul.
Uzun uğraşlardan sonra (1708) bunlar tekrar eski yerlerine yerleştiler.A missão foi mudada posteriormente inúmeras vezes até 1708, quando foi estabelecida na sua localização atual.
O Kürdistanın arkelojik yerleri hakkında 2 kitap yazmıştır.Escreveu diversos livros sobre o tema dos tapetes orientais.
Tasarım yerdeki yolları ve park yerlerini gizler.O design esconde as estradas e as vagas de estacionamento subterrâneo.
Şehrin en önemli yerlerinden biridir, neredeyse şehrin merkezinden bile daha önemli denilebilir.É um dos maiores bairros do município, estando localizado bem próximo do centro da cidade.
Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı.O carro que servia a linha podia levar consigo 22 passageiros.
Burası Türkiye´nin en soğuk yerlerinden biridir.É um dos locais mais frios do Brasil.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.A última vez que os irmãos se viram foi há dez anos.
Klipte Galata Köprüsü, Türk Hamamı, Haydarpaşa gibi temsili yerleri görmek mümkündür.Chipre Britânico Porco Barro Veja a secção Composição para mais informações.
Yerlerinden olan yaşlı, kadın ve çocuklar askerlerle birlikte yolculuk ediyorlardı.Seus oficiais e os filhos mais velhos andavam a cavalo nas proximidades.
Diğer kısımları da Antalya’nın değişik yerlerini iskan edinirler.O par obtêm alta usando anastésicas locais.
Eski Gutniş diyalekti ise Gotland'da ve doğuda başka yerleşim yerlerinde konuşuluyordu.O dialeto gútnico antigo era falando na Gotlândia e em diversos povoamentos escandinavos na Europa Oriental.
Genelde barınabileceği yerleri tercih eder.Habitualmente, prefere postar-se em lugares altos.
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.Em seguida fique de pé e concentre-se para iniciar o ritual.
Bu madde Van ilindeki yerleşim yerleri listesidir.É, portanto, a convenção sobre o local de execução do contrato.
Milletvekillerini esir aldılar, pencere camlarını yerlerinden çıkarıp fırlattılar ve ateşler yaktılar.Amarraram os prisioneiros, atiraram-nos para dentro da vala e regaram-nos com gasolina, ateando-lhes fogo.
Köyün muhtelif yerlerinde tarihi kaldırım taşları vardır.Na área em volta existem pedras com pinturas antigas.
Çevre köylerden gelip ticaretle uğraşanlar iş yerlerini istasyon civarına kurmuşlardır.Comerciantes de perto e de longe vêem aqui para fazer negócios.
Gece İstanbul'un çeşitli yerlerine bomba atıldı.À noite foram ouvidos intensos disparos em vários bairros de Trípoli.
Daha çok sıcak ve nemli yerleri tercih ederler.Preferem locais mais sombrios e de temperatura morna.
Bunlar 1708 yılındaki bir emirle eski yerlerine gönderildiler.Foi movida para sua atual localização em 1708.
Dalyan kanalını bazı yerleri 10 m derinliğe sahiptir.O canal do poço tem um diâmetro de 2 metros.
Bağlantı yerlerine stur denir.O seu nome é bastante apropriado à localização.
Yaklaşık 45,000 kişi zorla yerlerinden edilerek Bărăgan Ovası'nda iskan edildi.Segundo as Nações Unidas, cerca de 45.000 pessoas foram deslocadas e fugiram para o Senegal.
Hayatta kalan İsaurialılar ülkelerinin dağlık yerlerine sığınarak, savaşı devam ettirdiler.Os isauros sobreviventes se refugiaram nas fortalezas nas montanhas em sua terra natal e mantiveram a guerra.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.Outras famílias estabeleceram-se no local.
Kelimeler cümledeki kullanım yerlerine göre anlam kazanırlar.Devem ser proporcionais ao assunto as palavras que você usa.
Film Los Angeles, New York, Londra ve İngiltere'nin çeşitli yerlerinde çekildi.Foi filmado em Los Angeles, Nova York, Londres e Espanha.
Yıkılmış olan bu kiliselerin yerleri bilinmektedir.É incerto quando esta igreja foi consagrada.
Yerlerinize... Hazır... Başla!Nas suas marcas. Preparar. Já!
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Vanuit de bergen stroomt de Hengifossá in het Lagarfljót (of Lögurinn).
Sarayın başka yerlerinde ise, üç görevli öldü ve yaklaşık otuz görevli yaralandı.Elders in het paleis werden drie bedienden en bewakers gedood en ongeveer 30 personeelsleden raakten gewond.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto (Bovenstad) is een wijk in het centrum van Lissabon.
Tabi ve hadım kuvvetleri ise vücudun çeşitli yerlerine dağılmış durumdadır.Zijn lichaam (dus zonder zijn hoofd) wordt in verschillende kerken vereerd.
Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptırdığı medreseler, aşevleri ve daha pek çok eser bırakmıştır.Zij beschreef daarin een aantal voorouders en ook het leven op het buiten Broekhuizen.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.De inwoners van het land fokten kamelen waarmee ze handel dreven.
Soğuk yerleri tercih ederler.Ze geven de voorkeur aan koude klimaten.
Yerleşim yerlerine yakın yerlerde yaşarlar.Daar wonen ze in kleine nederzettingen.
Özellikle demiryolu ve karayolu çıkış yerleriyle kesişir.Vooral langs spoorwegen en wegranden.
Fethettiği yerleri cami ve medreselerle süsleyip, mümtaz ilim sahipleri ile şenlendirdi.Toen hij gasten begon te ontvangen, werd hij geprezen om zijn kennis en wijsheid.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.En deze stem hebben wij zelf uit de hemel horen klinken, toen wij met Hem op de heilige berg verbleven.
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.Hij (of zij) is het zonnetje in huis: hij (of zij) is altijd vrolijk.
Mahalle'deki sokak ve meydan adları Rheingau yöresindeki şehirler ve yerlerin adlarını almıştır.De straten en pleinen in de wijk zijn merendeels genoemd naar steden en plaatsen uit de Rheingau.
Filmin çekimi için uygun yerleri Sjon Ueckert bulmuştur.De locatiescout zoekt een geschikte plaats om te filmen.
Daha sonraki tasarımlar zaten yetersiz olan yerleri daha da daralttı.Maar de andere getoonde ontwerpen waren al even onbetrouwbaar.
Kişilerin olayların veya yerlerin bir kısmı gerçek olabilir.Plaatsen, gebeurtenissen en personen kunnen aan de werkelijkheid ontleend zijn.
Mart sonu ile Nisan başında üreme yerlerine giderek koloniler oluştururlar.Einde maart of begin april bouwen ze hun nest.
Bu yerleşim yerleriyle ilgili hiçbir kalıntı yoktur.Er zijn geen overblijfselen van de nederzetting zichtbaar.
Beldede mesire yerleri çoktur.Tussen de ballen zal veel ruimte zitten.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Aan dat laatste boek werkte hij naar eigen zeggen 23 jaar.
Bu yeni yerleşim yerlerinden bir tanesi, Utrecht Cumhuriyeti'nin kurulduğu bölge olmuştur.Deze nieuwe fusiegemeente hoort bij de provincie Utrecht.
Parkta çeşitli yürüyüş patikaları ve kamping yerleri bulunmaktadır.In het park zijn diverse kampeerterreinen.
İçtank yapısından ayrı olarak iki katı roket itici bağlantı yerleri birbirinden 180° mesafede bulunurlardı.Er hingen twee hooggevoelige richtbare schotelantennes, 180° van elkaar.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.