Eski Gutniş diyalekti ise Gotland'da ve doğuda başka yerleşim yerlerinde konuşuluyordu.Il dialetto gutnico antico era parlato nel Gotland e in vari insediamenti ad est.
Orijinal Mısır dikilitaşlarının birçoğu dünyanın farklı yerlerine gönderilmiş ve yeniden dikilmiştir.Diversi altri degli originali obelischi egizi sono stati trasportati e ri-eretti in tutto il mondo.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.Vive nelle regioni desertiche dell'Australia.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto è un caratteristico quartiere centrale di Lisbona.
Soğuk yerleri tercih ederler.Preferisce luoghi umidi.
Ana madde: Kore mimarisi Yerleşim yerleri geleneksel olarak geomancy kullanılarak seçilir.In Corea i siti di residenza sono tradizionalmente selezionati facendo ricorso alla geomanzia.
Lando ile kupaların oturma yerleri tamamen kapalıdır.Le sezioni di Liternum e di Baia risultano chiuse.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.E quando ti dimostri buono con loro, ti ricambiano con maledizioni, in quanto si sentono disprezzati.
Adını mahallenin bazı yerlerinde bulunan kar kuyularından almıştır.Il suo nome deriva dalle paludi salate (kavir) presenti nel luogo.
Bölge yerleşim yerleri: Saglı, Sarıg-Höl (Sarıgöl), Solçur, Dus-Dag (Tuzdağ), Handagaytı, Çaa-Suur.Il suo territorio confina con i comuni di Annone di Brianza, Galbiate, Ello, Dolzago, Sirone e Molteno.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Il fiume Samara, infatti, è una delle mete preferite sia dagli abitanti della città che dai turisti.
Ancak yerlerinden, insanı heyecanlandıracak tiz bir sesle öterek ayrılırlar.Scolpisce poi dalle pietre gli uomini e li destina nelle terre che a loro assegna.
Bu sırada çeşitli yerleri gezdi, özellikle Orta Doğu’yla ilgilendi.Poi viaggiò per diverso tempo in Medioriente, soprattutto in Palestina.
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Per gli amanti del mare ci sono molte spiagge da visitare.
Rutubeti yüksek olan yerleri severler.Adora i posti rialzati.
Ayrıca cemaatin araçlarını rahatlıkla park edeceği otopark yerleri mevcuttur.Rimane irrisolto il problema dei parcheggi a disposizione della struttura.
Düz yerleri tarima acilmistir.Necessitano di siti di riposo specifici.
Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı.La deportazione ebbe inizio il 18 maggio 1944 in tutte le località abitate dai crimeani.
Ayrıca günümüzdeki tarihi yerlerin en erişilebilir olanı ve en çok ziyaret edilenidir.È anche la più accessibile nonché la più visitata.
Roma döneminde yerleşim yerleri Gorsium ya da Herculia olarak adlandırılmıştı.Sotto l'Impero romano, il villaggio era conosciuto come Gorsium-Herculia.
Savaş sırasında Laponya, Finlandiya ve Narvik’e kadar Norveç’in farklı yerlerinde askerlik yaptı.Gli avvenimenti militari lo portarono in Lapponia, Finlandia ed in Norvegia, fino a Narvik.
Çok fakir olan kiracılar gidecek başka yerleri olmadığı için evlerinden çıkmayı reddederler.I poveracci derubati si trovano a vendere i locali perché non hanno più soldi.
Ruslar işgal ettikleri yerlerin çoğunu geri verdiler.In cambio Londra restituiva la gran parte dei possedimenti occupati.
O zamandan beri, Adana'nın en önemli yerlerinden biri olarak anılmaktadır.In questo periodo Cassano era pure uno dei luoghi più fortificati dell'Adda.
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.I loro altri luoghi di riunione furono confiscati.
Ladince, Trentino-Alto Adige ve Güney Tirol'ün kimi yerlerinde resmî dildir.Gioventù e Competenza Interculturale in Alto Adige/Südtirol.
Almanya'nın yanı sıra Avrupa'nın diğer yerlerini de kapsamaktadır.Nel resto dell'Europa si trova anche in Germania.
Yeryüzünde çok bol olan bazalt, bazı memleketlerde, binlerce kilometrekarelik yerleri örter.La signoria, però, possedeva altri territori, alcuni molte miglia nell'entroterra.
Oyun tahtasında başlangıç ve bitiş yerleri bulunmaktadır.È a questo punto che il terrore e il gioco vero e proprio hanno inizio.
Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu.La sua biblioteca era una delle più grandi di Mosca.
Halen de novo metilasyon yerlerinin nasıl belirlendiği bilinmemektedir.È difficile stabilire la collocazione delle altre sculture.
Yeni İspanya'nın çeşitli yerlerinden eğitimcileri Kaliforniya'ya getirmek için birçok çaba gösterildi.Intanto, dalla Spagna sono arrivati due alti funzionari incaricati di riscuotere le tasse della California.
Eklem yerlerinden kolayca kırılabilir özelliktedir.Il composto è facilmente infiammabile.
Daha sonraki tasarımlar zaten yetersiz olan yerleri daha da daralttı.In seguito si cercò di bonificare anche le contrade, luoghi molto insicuri.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Questa famiglia potrebbe esseresi separata dal resto dell'ordine circa 37 milioni di anni fa.
Termokupllar kullanım yerlerine göre çeşitli alaşımlardan yapılır.Si usano differenti tipi di bagni termostatici in base all'utilizzo.
Oradaki önemli yerleri, tapınakları not etti.In quella stanza sono custodite statue dei principali oggetti di culto del tempio.
Gölge yerleri sever.Che ama le montagne.
Bir yıl önce kışladıkları yerlerine giderler.Un anno alle Murate.
Destekleyici dikey yerleri ve büyük tahta çivi delikleri hâlâ görülmektedir.Gli imponenti muri e le torrette di guardia sono ancora visibili.
Ticaret alanı ve özellikle iş yerlerinin yönetimiyle ilgili konularda hazırlanmıştır.Controversa ne è stata l'applicazione, specie con riguardo al settore del pubblico impiego.
Ak pınar ve Üç pınar tarihi yerlerinden biridir.Viaggiatori di Pianura, tre storie d'acqua.
Bazı öykülerde yazar, gerçek hayatta gittiği yerleri ve karşılaştığı gerçek insanları anlattı.Inoltre, egli sceglie spesso di scrivere riguardo a luoghi e persone realmente esistiti.
Bağlantı yerlerini kalafatlamak için de reçine kullandılar.Collegamenti si è formato prendendovi anche sede.
Herkes kendi yerlerinde kalsın!Всем оставаться на своих местах!
Güneşli yerleri sever fakat gölgeli yerlerde de yetişir.Любят солнце и обильный полив (летом), но без застоя влаги.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Обитали в верховьях реки Дияла в горах Загрос к востоку от Двуречья.
Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı.Эти автобусы имели 22 сидячих места.
Bairro Alto (Yukarı Mahalle) Lizbon’un merkezî yerlerinden biridir.Bairro Alto) — один из центральных районов Лиссабона.
Çekim yerleri tahliye edildikten sonra çekimler bir hafta sonra devam etti.После эвакуации съёмки продолжились через неделю.
Ve o zamandan sonra bu insanlar, Ölü Patikasını yerleri olarak bellediler.С того времени мы научились вещам мертвым, как люди.
Bazı binalarda ışıklifleri güneş ışığını çatıdan binanın diğer yerlerine gönderirler.В некоторых зданиях оптические волокна направляют солнечный свет с крыши в какую-нибудь часть здания.
Birçok uzmanlar işten atıldı, yerlerine etkin işçiler tayin edildi.Многих специалистов лишили работы, на их должности назначали активных рабочих.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Шазелл выискивал для «старого Лос-Анджелеса» локации, которые были в руинах или вовсе в разрушенном состоянии.
Soğuk yerleri tercih ederler.Предпочитают теплые места.
Yerlerine Manuel Meriño, Cristián González ve Juan Flores geldi.Их заменили Мануэль Мериньо, Кристиан Гонзалес и Хуан Флорес.
Yerlerin karşılaştırılmasıСопоставление полей.
Eski meskun yerlerinden birisidir.Это одно из старинных поместий Воробьёвых.
Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar.Все они (кроме Кечкемета) считаются исконно-куманскими.
Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!Не называйте спорные территории оккупированными!