Sarı çiçekli türler sonbaharda tercihen gölgeli yerlere dikilmelidir.A sárga virágúakat ősszel kell ültetni, és az árnyékos helyeket kedvelik.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Az YBC 7289 babiloni tábla a √2 értékét öt tizedes pontossággal közelíti meg.
Bir akşam Lily, Nina'nın kapısını çalar ve dışarı bir yerlere oturmak için davet eder.Egy este Lily megjelenik Nina és édesanyja lakásának ajtajában és elhívja a lányt egy kis éjszakai lazításra.
Aynı mektup, ilgili öteki yerlere de gönderildi.Ezt kifejtette a többi levelében is.
Asla dakik değildir ve her zaman bir yerlere geç kalır.Mindig keresi a kalandot, soha nincs túl sokáig egy helyben.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Addig is letiltják azokat az oldalakat, ahova felkerült.
Familya üyeleri soğuk yerlere uyum yapmışlardır.A futók ellentétes színű mezőn állnak.
Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz.A maiak bőrén ilyen és ehhez hasonló képződmények nem találhatók.
Artık tam olarak uyurgezer olmasa da, güçlü kabusları hala onu tehlikeli yerlere götürüyordu.Bár újabb nagy hadjáratokra nem került sor, a folyamatos háborúskodás felemésztette Zrínyi erejét.
Aynı zamanda ihtiyaç duyulduğunda çok uzaktaki yerlere de taşınabilir.Se voi myös tarpeen vaatiessa siirtää pennut turvallisempaan paikkaan.
Ana karakterler onu sadece yanlarından geçerken veya başka yerlere giderken görür.Tällaiset tiellä näkyvät kangastukset häviävät näkyvistä tai siirtyvät kauemmaksi, kun niitä lähestytään.
Kalan yerlere taş döşemek planlamada.Hyvärilän tilaa reunustavat kiviaidat.
Eşlem üzerindeki yerlere resim de eklenebilmektedir.Piirroksissa ilmeneviä piirteitä voidaan myös pisteyttää.
(Yüksek kaliteli sanat eserleri Domus'un yıkılmasından önce Barış Tapınağı gibi yerlere taşınmıştı).Perussa syntyi suuria temppelikeskuksia ennen saviastioiden valmistusta.
Kendi isteği üzerine Cliff'in külleri Bay Area'da değişik yerlere savruldu.Simonen toivomuksen mukaan hänen tuhkansa sirotettiin eri puolille Afrikkaa.
Bir akşam Lily, Nina'nın kapısını çalar ve dışarı bir yerlere oturmak için davet eder.Μια νύχτα, η Λίλι εμφανίζεται στο σπίτι της Νίνα και προσφέρεται να τη βγάλει έξω για φαγητό.
İnsanların toplaştığı yerlere örnek askeriye ve okullar olabilir.Σημεία όπου παρατηρείται συνωστισμός, είναι για παράδειγμα, ο στρατός ή το σχολείο.
Ama yerlere çöp atmayın.Και κοίτα να μη σου πάρουν τις θέσεις!
Çok sayıda nemf türü vardır ve bunlar yaşadıkları yerlere göre ayrı adlar alırlar.Λίγα είναι τα είδη πτηνών που έχουν τόσες -και διαφορετικές- ονομασίες στις περιοχές όπου απαντούν.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Η Βαβυλωνιακή πλάκα YBC 7289 δίνει μία προσέγγιση της √2 με ακρίβεια πέντε δεκαδικών ψηφίων.
Diğer hayvan türlerinin az bulunduğu, sıra dışı doğa koşullarının bulunduğu yerlere gelirler.Επίσης, πτώματα άλλων ζώων, όταν υπάρχουν δύσκολες καιρικές συνθήκες.
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.Πρέπει να είμαστε έτοιμοι να εκμεταλλευτούμε ευκαιρίες που θα παρουσιαστούν.
Sonraları ise imaretler sadece yemek verilen yerlere dönüşmüşlerdir.Ikke at sige bønner (du'ā) undtagen (i særlige situationer) for folk i nød.
Basit bir tehlike de bir yerlere bu kadar uzak olunmasıydı.Der var den simple fare ved at blive et sted i længere tid af gangen.
Ancak geri dönülerek başka yerlere gidilebilir.Det vil være fuldstændig vanvittigt at bo et andet sted.
Ama başka kitaplar ve tarihçiler ise farklı yerlere fetih düzenleyeceği görüşündeydi.Andre historikere forsøgte dog at henlægge dets beliggenhed til et andet sted.
Çetenin graffitileri Berlin çapında çoğu yerlere dağıtılmıştır.Bandens graffiti bredte sig over hele Berlin.
Oyuncuya verilen görevler tamamlanınca, daha önceden ulaşılamayan yerlere gidilebilmektedir.At vende tilbage til gamle niveauer i spillet, kræves for at fuldføre opgaver, der ikke kunne gøres tidligere.
Diğer hayvan türlerinin az bulunduğu, sıra dışı doğa koşullarının bulunduğu yerlere gelirler.På andre forekomster skyldes det, at de for naturtypen karakteristiske arter, er dårligt repræsenteret.
Al-Bakri yaşamının tamamını Cordoba'da geçirdi ve yazdığı yerlere hiç seyahat etmedi.Al-Bakri bodde hele sitt liv i Spania, bodde i Cordoba, og reiste aldri til de stedene han skrev om.
Diledikleri yerlere tehlike salıyor, yıldırımlar düşürüyorlar.Han unngikk å møte dem der de ville og trakk seg heller tilbake.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Den fikk lov til å fortsette de stedene den befant seg.
Diyapoz sırasında kelebekler kışlayacakları yerlere uçarlar.Fluer flyr fra sted til sted.
Ama yerlere çöp atmayın.Vål'enga magasin.
Asla dakik değildir ve her zaman bir yerlere geç kalır.Dia selalu datang tepat waktu, tidak pernah terlambat.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Lempengan Babilonia 7289 SM memberikan hampiran bagi √2 yang akurat sampai lima tempat desimal.
1899'dan itibaren, Carnegie bu alanların dışındaki yerlere bağışları artırmaya başladı.Từ năm 1899, Carnegie dần dần gây quỹ xây dựng các thư viện khác ngoài hai khu vực này.
Ama yerlere çöp atmayın.Không được xả rác ra môi trường.
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.Chúng ăn lá ở nơi chúng làm tổ.
Hayvanlar yakalanıp insani yerleşimden uzak yerlere bırakılır.Các loài động vật được nuôi xa chỗ ở của gia đình.
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.Tấm đất sét YBC 7289 đã đưa ra một xấp xỉ của số √2 chính xác tới năm chữ số thập phân.
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.Cá hoạt động về đêm và thường ẩn nấp vào ban ngày.
Ama yerlere çöp atmayın.ゴミにのしをつけるな。
Ve onlar için hazırladığın yerlere kaçtılar.へら等で塗った場所を掻き落す。
Bu konudaki düşüncesi şöyleydi: "Elleriniz köpekler gibidir, daha önce oldukları yerlere geri dönüp dururlar.皮膚はジェイミー曰く「真珠かオパールのよう」で皮膚は薄く頭蓋骨が透けて見えるようである。
Ana karakterler onu sadece yanlarından geçerken veya başka yerlere giderken görür.視界が設定されているため、横または後ろを向いている時に通り過ぎれば気付かれない。
Farklı yerlere aynı parolaları vermekten kaçınılmalıdır.パラグラフを通して同じ言葉をさまざまな場所に反復させること。
Kamu binaları yangın öncesinde bulundukları yerlere yeniden kuruldu.地所は大火前と同じ様式で建て直された。
Al-Bakri yaşamının tamamını Cordoba'da geçirdi ve yazdığı yerlere hiç seyahat etmedi.バクリーは、著書で触れた各地に実際足を運んだことは一度もなく、コルドバで亡くなった。
Kuyruğundan bir yerlere tutunup sallanmayı sever.すばるは尻尾をくるくるっと巻くのが好き。
Köy, daha önce 2 kez daha farklı yerlere kurulmuş fakat yer değiştirmek zorunda kalmıştır.便所は前後2ヶ所にあるが、和式に変更されている。
Yuvalarını yere yakın yerlere yapan, böcekçil kuşlardır.廃絶の諸僧坊跡地には石碑が立てられている。
Hayvanlar yakalanıp insani yerleşimden uzak yerlere bırakılır.捕まえられた野生動物は自然から引き離され、遠い異国の地で見世物になる。
Sonunda zayıf erkekleri kötü alanlara kaçıran güçlüler en iyi yerlere sahip olurlar.最低最悪の腰抜けを殺せば、我らは勇敢な男の国を手にする。
Babil tableti YBC 7289, beş adet ondalık yerlere bir doğru √2 yaklaşma değeri vermektedir.バビロニアの粘土板YBC 7289は、2の平方根の小数点第5位まで正確な近似値を出している。
Birçok turistik ve tarihi yerlere sahiptir.現在は多くの歴史史跡や興味ある場所がある。
Sonraları ise imaretler sadece yemek verilen yerlere dönüşmüşlerdir.そこで蚩尤らを除く諸侯は軒轅に従った。
Kısacası Göztepe ruhunun doğduğu yerlere.地脈から生まれる精霊。
Asla dakik değildir ve her zaman bir yerlere geç kalır.行動はいつもワンテンポ遅れで、肝心な時の動き出しはいつも遅い。
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.主に夜間に活動し、日中は砂中に潜っていることが多い。